Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Hıçkırık nedir ve nasıl önlenir?

Hıçkırık diyaframın istemsiz şekilde daralması. Diyafram göğüsle karın bölgesini birbirinden ayıran kas. Nefes almadaki rolü ise muazzam. Diyaframın her daralmasından sonra ses telleri kapanır böylece ortaya ‘hık’ sesi çıkar.

Hıçkırık zengin bir yemek menüsünü karnınıza indirdiğinizde, alkol tükettiğinizde ya da aniden heyecanlandığınızda ortaya çıkar. Bazı durumlarda hıçkırık başka sağlık sorunlarının işareti de olabilir. Bazıları için hıçkırık nöbetleri sadece birkaç dakika sürer. Bazıları içinse (çok nadir de olsa) aylarca sürebilir. Aylarca süren hıçkırığın nedeni yorulma ya da dengesiz beslenme olabilir.

Hıçkırık belirtileri

Hıçkırığın belirtileri uluslararası düzeyde ve herkeste aynı: karakteristik ‘hık’ sesi. Bazen bu sesi takip eden göğsünüzde, karnınızda ya da boğazınızda bir daralma hissedebilirsiniz.

Hıçkırığınız 48 saatten fazla sürerse ve yemek yerken, uyurken ve nefes alırken zorluk çıkartıyorsa doktor randevusu alma vaktiniz gelmiş demektir.

Hıçkırık nedenleri

Kısa süreli hıçkırığın nedenleri şunlar:

•    Çok fazla yemek yemek
•    Gazlı içecekler içmek
•    Çok fazla alkol tüketmek
•    Ani ısı değişimi
•    Heyecanlanmak ya da stres

Hıçkırığınız 48 saatten fazla sürüyorsa nedenler çeşitli olabilir. Bakalım bu nedenler neymiş:

Sinirlerde hasar
Uzun süreli hıçkırığın en yaygın nedeni sinirlerde hasar ya da tahriş. Bu sinirler özellikle diyaframa hizmet eden akciğer – mide siniri ya da frenik sinir. Bu sinirlerin hasarına neden olan durumlar şunlar:

•    Kulak zarınıza değen herhangi bir şey (saç olabilir)
•    Boğaz ağrısı ya da larenjit
•    Ense bölgesinde tümör ya da kist oluşumu
•    Reflü

Merkezi sinir sistemi sorunları
Merkezi sinir sisteminizdeki enfeksiyon, tümör ya da travma sinir sisteminin hasara uğramasına neden olabilir. Bunun sonucunda vücut hıçkırık refleksini normalde olduğu gibi kontrol edememeye başlar. Merkezi sinir sistemi sorunlarına örnekleri sıralayalım:

•    Felç
•    Tümörler
•    Menenjit
•    Travmatik beyin yaralanmaları
•    Çoklu skleroz
•    Beyin iltihabı

Metabolik hastalıklar ve ilaçlar
Uzun süreli hıçkırıkları tetikleyen başka bazı durumlar da şöyle:

•    Alkolizm
•    Anestezi
•    Diyabet
•    Böbrek yetmezliği
•    Uyku hapları
•    Elektrolit dengesizliği
•    Steroidler
•    Sakinleştirici haplar

Risk faktörleri

Cinsiyet. Erkekler kadınlara göre hıçkırığa karşı daha savunmasız. Erkeklerde uzun süreli hıçkırık olma ihtimali daha yüksek.

Duygu durumları. Kaygı, stres ve heyecan kısa süreli ya da uzun süreli hıçkırıklarla ilişkili olan durumlar.

Cerrahi işlem. Bazı insanlar özellikle karın bölgesi ameliyatlarında genel anesteziden sonra hıçkırmaya başlayabilir.

Hıçkırığın yan etkileri

Uzun süreli hıçkırıklar; konuşmayı, yemek yemeyi, uyumayı işkenceye dönüştürebilir. Hatta ameliyattan sonra iyileşme sürecini uzatabilir.

Hıçkırık tedavisi

Çoğu durumda hıçkırık tedaviye gerek duyulmadan kendiliğinden çekip gider. Ancak altında yatan başka bir sağlık sorunu varsa o sorunun iyileştirilmesi hıçkırığın geçmesi için şart. Hıçkırığınız 2 günden fazla sürerse uygulanacak tedavi ilaçlarla ya da ameliyatla olabilir. İlaçlarla tedavi yeterli olmadığında doktorunuz hıçkırığı durdurmak için firenik sinirlerinizi anesteziyle uyuşturmayı önerebilir.

Kısa süreli hıçkırığın önüne geçmenin pek yolu yok. Evde hıçkırığı durdurmak için uygulanacak kesin bir yöntem de yok. Hıçkırık kriziniz başladıysa ve birkaç dakikadan fazla sürüyorsa: nefesinizi tutun, buzlu suyla gargara yapın, soğuk su için ya da ağzınıza bir parça ekmek kabuğu atın.

Uzun süreli hıçkırıklarda diğer tedavi şekilleri işe yaramıyorsa akupunktur gibi alternatif tedavi şekilleri işe yarayabilir.

Önlemi

Hıçkırma sıklığınızı bazı hıçkırık tetikleyicileri hayatınızdan çıkartarak azaltabilirsiniz. Bu tetikleyiciler daha önce de belirttiğimiz gibi:

•    Fazla yemek yemek
•    Asitli ya da alkollü içecekler içmek
•    Ani sıcaklık değişimi

Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Alerjik rinit belirtileri ve nedenleri

Tıpkı soğuk algınlığı gibi belirtilerle başlıyor. Akan burun, kaşınan gözler, burun tıkanıklığı, sinüslerde baskı, hapşırma. Bunun bir nezle olduğunu zannediyorsunuz ama değil. Kimisinin saman nezlesi, kimisinin bahar nezlesi olarak bildiği alerjik rinitten bahsediyoruz.  Soğuk algınlığı ya da nezlenin aksine alerjik rinite bir virüs neden olmuyor. Bağışıklık sistemi polen, hayvan tüyleri ya da tozlardan etkileniyor. Böyle bir tepki veriyor. Sizi perişan bir hale sokuyor. Okuldaki, iş yerindeki performansınıza yansıyor, halsizleştiriyor, gününüzü zehir ediyor. Ama bu can sıkıcı belirtilerle yaşamak zorunda değilsiniz. Alerjik rinit tetikleyicilerinden kaçınırsanız ve doğru tedavi yöntemini bilirseniz hastalık da sizi es geçer. 

Alerjik rinit belirtileri

Alerjik rinit, bir alerjene maruz kaldığınız zaman tetiklenir. Bu alerjenlerden etkilendikten sonra sizde oluşan belirtilerse:

• Burun akıntısı ve burun tıkanması

• Sulanan ve kaşınan gözler

• Aksırma

• Öksürme

• Boğazda, burunda veya üst damakta kaşıntı

• Sinüslerde baskı ve yüzde ağrı

• Gözaltlarının şişmesi ve mavimsi bir renk alması

• Koku ve tat duyularında azalma

Alerjik rinit belirtileri yılın belli zamanlarında artar ya da sadece yılın belli zamanlarında ortaya çıkar. Çünkü polenler, çimenler, çiçekler değişik zamanlarda çoğalır ve alerjik riniti tetikler. Ama bazılarımızın bünyesi sadece polenlerden değil evdeki tozlardan, hamam böceklerinden, hayvan tüylerinden, hatta küften bile etkileniyor. O zaman alerjik rinitle baş etmek çok daha fazla özen istiyor. Alerjik rinit bazı kişilerde yılın tüm zamanı sürerken bazılarına sadece belli dönemlerde uğruyor. 

Alerjik rinit her yaşta başımıza gelebilir. Ama en çok çocukluk ve erken yetişkinlik döneminde görülüyor. Yani hem kişiden kişiye değişiyor hem de bir kişinin yaşına göre zamanla azalıyor. 

Alerjik rinit mi, nezle mi? Nasıl anlarım?

Alerjik rinit ve nezle belirtileri birbirine çok fazla benziyor. Ama ikisini ayırt etmenin birkaç küçük püf noktası var: 

• Ateşiniz yoksa ve ince, sıvı bir burun akıntınız varsa alerjik rinite yakalanmışsınız demektir. Ama burun akıntısı daha sarıysa, vücudunuzda ağrılar varsa ve düşük de olsa ateşiniz çıkmışsa bu bir nezle belirtisi. 

Alerjik rinit alerjen maddeyle temas halinden hemen sonra başlar. Nezleyse virüsü kaptıktan birkaç gün sonra ortaya çıkar. 

• Alerjik rinit, alerjen maddeye maruz kaldığınız sürece devam eder. Nezleyse yaklaşık 3 – 7 gün sürer. 

Ne zaman bir alerji uzmanına görünmeliyim?

İşte alerjik rinitinizin bir alerji uzmanı tarafından incelenmesini gerektiren durumlar: 

• Belirtileriniz aşırı derecede arttıysa

• Sizi tüm yıl boyunca rahatsız ediyorsa

• Alerji ilaçları belirtileriniz azaltmaya yardım etmiyorsa

• Alerji ilaçlarınız yan etkilere neden oluyorsa

• Alerji aşıları hakkında bilgi almak istiyorsanız

Alerjik rinit nedenleri

Alerjik rinitin oluşumu bağışıklık sistemiyle ilgili. Duyarsızlaştırma denilen bir olay sırasında bağışıklık sisteminiz aslında zararsız olan maddeleri zararlı olarak algılamış ve onlara karşı tepki geliştirmiş. Bu yüzden de bazı maddelere karşı alerjiniz oluşmuş. Alerjik rinit bazı kişilerde mevsimsel bazı kişilerde de sürekli. 

Mevsimsel alerjik rinite özellikle bahar aylarında ortaya çıkan ağaç polenleri neden oluyor. Bunun dışında bahar sonu ve yaz başında oluşan çimen polenleri, ılık havalarda artan küfler de alerjik rinit tetikleyicilerinden.

Tüm yıl devam eden alerjik rinit özellikle hamam böcekleri ve ev tozu akarları yüzünden oluyor. Ayrıca evde köpek, kedi, kuş gibi hayvanlar besleniyorsa ve evde küf varsa alerjik rinit tüm yıl peşinizi bırakmayabilir. 

Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Burun akıntısı neye işaret?

İster mukus, ister burun salgısı, ister sümük de. Burun akıntısı zor anlar yaşatabiliyor. Peki burun akıntısı neye işaret?

Mukus hepimizde var. Nezle veya sinüs enfeksiyonunda bir yığın mendile topak topak sümkürten, uzayıp yapışan bu acayip maddeyi kim sever ki?

İşin aslı, mukus üretemeseydik belki de eczaneden satın almamız gerekecekti. Emory Üniversitesi’nden cerrah Michael M. Johns’a göre “Mukus vücudumuz için inanılmaz önemli”.

Johns mukusun işlevini motor yağına benzetiyor: “Mukus yoksa motor tutukluk yapar.”

Burun akıntısı ne işe yarıyor?

Mukus üreten dokular ağız, burun, sinüsler, boğaz, akciğer ve mide – bağırsak sistemine yayılı. Mukus organ yüzeylerinde koruyucu örtü işlevi görerek dokuların nemli kalmasını sağlıyor. Bu organlar nemli tutulamazsa kuruyabilir, üstlerinde çatlaklar oluşabilir.

Mukus bir tür sinek kağıdı da sayılabilir: Koyu renkli, yapışkan özellikli mukus temiz kalması gereken bölgeleri korur. Bakteri ve toz gibi istenmeyen maddeler özellikle hassas solunum yoluna girmeden mukusa yakalanır.

Mukus yıvışık ve cıvık olmaktan öte, içeriğinde bulunan antikorlarla bedene sızmaya çalışan virüslerin, bakterilerin derhal tanımlanmasını da sağlar. Mukus enzimleri, istilacı birliklerle bağışıklık savaşının ilk aşamasıdır. Mukusa yakalanan yabancı maddeler proteinlerle etkisizleştirilir.

Ne kadarı normal?

Sağlıklı bile olsanız bu değişmez. Bedeniniz aralıksız çalışan mükemmel bir mukus makinesidir. Günlük üretim miktarı 1 ila 1.5 litre arasında değişir. Bunu farkedebilmeniz için işlerin yolunda gitmemesi, mukusun kıvamının ve renginin değişmesi gerekir.

Johns dönem dönem mukusun niteliğinin değiştiğini, koyulaşıp katılaştığını söylüyor. Mukus birikip kütleleşince malum, sümkürme isteği hissediyoruz.

Histamin nedir?

Kimilerinde mukus daha koyu, daha yapışkan oluyor.

Genellikle hava kirliliği, alerjenler, nezle ve enfeksiyona yol açabilecek diğer maddeler mukus salgısını arttırıyor.

Alerjenlerle karşılaşan bedenin mast hücreleri korumaya geçerek histamin salgılamaya başlıyor.

Hapşırmanın, kaşıntının ve burun tıkanıklığının sorumlusu: Histamin

Mukus neden renk değiştirir?

İçinizi kaldırmak pahasına merak edip mendilin içine baktıysanız bilirsiniz. Mukus renk değiştirir: Sarı olur, yeşil olur. Üstünde kırmızıya, kahverengiye kaçan izler bulunabilir.

Bunların anlamı ne olabilir?

Sarı veya yeşil renkte mukusun enfeksiyon belirtisi olduğu söylenir. Bu doğru değil. Mukusta sarı, yeşil renk bakterilerden kaynaklanmaz. Nezle durumunda bağışıklık sistemi nötrofil denen akyuvarları savaş bölgesine yollar. Yeşilimsi renkte enzimler içeren bu hücreler mukusun rengini yeşile çevirir.

Öte yandan kötü seyreden kulak sinüs enfeksiyonunda mukus son derece berrak ve şeffaf olabilir. Yüksek ateş, tıkanıklık, sinüslerde baskı hissi vb. enfeksyon belirtileri sağlık durumunu mukusa oranla çok daha doğru gösterir.

Mukusun doğal koyulaşma eğilimi de renk değişimlerine yol açar. Koyu ve yapışkan mukus genellikle yeşil renkte olur.

Burun sık silmek veya kurcalamak sonucunda tahriş olursa veya kurursa mukus kırmızı – kahverengi kan lekeleri içerebilir. Burun dokusunda irili ufaklı çok sayıda kan damarı bulunur. Mukusta az miktarda kan bulunması olağan kabul edilebilir ama, kanama yoğunsa mutlaka hekime başvurmak gerekir.

Burnumu silmemek için ne yapmalıyım?

Kronik sinüs sorunu olanlar sürekli tıkanan burunlarını temizleme gereksinimi duyar. Reçetesiz alınabilen antihistaminikler ve dekonjestanlar bu duruma uygun bir çözüm olabilir.

Dekonjestanlar burun içindeki kan damarlarını daraltarak bölgeye kan akışını azaltabilir.

 

Dekonjestanlar nezle yüzünden nefes alamayanlara iyi gelir ama, bunlar genellikle koyu ve katı mukusu gidermekte pek işe yaramaz. Dekonjestan kurutucu özelliktedir: Koyu mukus dekonjestanla daha da koyulaşır. Daha fazla dekonjestan daha koyu mukus. Dekonjestanların baş dönmesi, gerginlik ve tansiyon gibi yan etkileri de cabası.

Alerjilerle tetiklenen histaminler burun dokularının şişmesine, olağandan daha fazla mukus salgılanmasına neden olurlar. Antihistaminikler histaminlerin faaliyetlerini azaltıcı veya engelleyici özellikte ilaçlardır. Eski tip antihistaminikler uyku haline neden oldukları için özellikle eleştirilirdi. Bu ilaçlar ağız kuruluğuna, baş dönmesine, baş ağrılarında da yol açar.

Mukus ekspektoran, balgam sökücü özellik taşıyan Guaifenesin’le yumuşatılabilir. Su içeriği yüksek mukustan kurtulmak böylece daha kolaylaşır ama yan etkilere dikkat etmek şart. İlacın istenmeyen sonuçlarına örnek olarak baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı ve kusma sayılabilir.

Doğal yöntemle burun akıntısından kurtulabilir miyim?

Buğu soluması, mukusla doğal yoldan mücadele etmek isteyenlere uygun yöntemlerden. Piyasada “neti pot” adıyla bilinen, çaydanlığa benzeyen küçük bir araçla solunum yolunu doğal biçimde nemlendirmek mümkün. Burun aspiratörleri ve burun damlaları da aynı amaçla kullanılabilir. 

Solunumu rahatlamayı hedefleyen yöntemler üç aşağı beş yukarı birbirine benziyor: Mukusu yumuşatmak için burun deliklerinden birine tuzlu su çözeltisi fışkırtılıyor. Bu sıvı, solunum yolu boşluğunda birikiyor ve diğer burun deliğinden akıp gidiyor. Kısaca bu işlem, yemek tabağına yapışmış yiyecek artıklarının bulaşık makinesinde temizlenmesine benziyor.

Önemli nokta: Sinüs temizliği için yıkama, fışkırtma veya buhar yöntemi kullanılıyorsa, çözeltiyi hazırlamak için mutlaka steril özellikte (damıtılmış, kaynatılmış)  temiz su kullanılmalı.

Solunum yolunu nemlendirmek sinüsleri rahatlatır.  Enfeksiyona sebep olabilecek kirleri, bakterileri vb. uzaklaştırır ama şunu unutmayın: Her şeyin fazlası zarar. Uzmanlar solunum yolunu nemlendirerek temizlemenin bazı koruyucu maddeleri de yıkayıp götürdüğü uyarısını yapıyor.

Kısacası solunum yolu nemlendirme yöntemlerini abartmamak, alışkanlığa dönüştürmemek gerekir. Kendinizi iyi hissedince bunları kullanmaktan kaçınmanız çok daha sağlıklı olur.        

Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Horlama nedenleri

Bilim insanları yıllardır horlamanın çaresini arar dururlar. Bulabildiler mi orası pek kesin değil. Horlamanın da bin bir türü var. Birinde işe yarayan çare diğerini teğet geçebiliyor. Gelin önce neden horluyoruz ona bir göz atalım…

Horlamanın nedeni yumuşak damak denilen damağın arka kısmı ya da ağzın, burnun hatta boğazın içindeki herhangi bir doku olabilir. Nefes aldığınızda içeri giren hava, hava yollarından sorunsuz bir şekilde geçemez ve titreşim oluşturur. Böylece nefes alıp verirken horlamaya başlarsınız.

Uyurken ağzınızdaki, burnunuzdaki ve boğazınızdaki kaslar gevşer. Titreşime daha çok izin verir. Uyanıkken horlamamanızın nedeni dokuların titreşim sağlayacak kadar gevşememiş olması. Havanın yolunda gitmesini engelleyecek ve horlamaya neden olabilecek birçok neden var. Bu nedenlerden bazılarını sıralayalım:

Şişman olmak

Kilonuz normal kilonuzun üstündeyse horlamaya daha yatkınsınız demektir. Yağın vücutta özellikle ense ve boğazın etrafında fazladan depolanması havanın normal yolunda gitmesine engel olur ve havanın titreşimine neden olur. Bu özellikle erkekler için geçerli bir problem. Çünkü erkeklerin boyunlarının etrafında kadınlarda olduğundan daha fazla yağ birikir.

Yaş

Yaşlandıkça boğaz kaslarınız zayıflar. Böylece siz mışıl mışıl değil horul horul uyumaya başlarsınız.

Alkol ve ilaçlar

Alkol tüketimi ya da uyku ilacı gibi ilaçların kullanımı vücudunuzdaki kasların gevşemesine neden olur. Boğazınızdaki, ağzınızdaki ve burnunuzdaki kaslar da bu pakete dahil tabii. Kaslar gevşeyince hava düzgün akamaz böylece titreşime neden olur.

Sırtüstü yatmak

Sırtüstü yatmak dilinizin boğazınızın arkasına düşmesine neden olur. Bu durum havanın geçiş yolunu daraltır ve hava akışının bir kısmını engeller.

Soğuk algınlığı, alerjiler ve sigara

Soğuk algınlığı ve alerjiler havanın burundan girişini engelleyebilir. Böylece ağzınızdan nefes almak zorunda kalırsınız. Ağzınızda havanın titreteceği daha fazla doku var, hatırlatalım. Sigara ise her taşın olduğu gibi horlamanın da altından çıkıyor. Sigara solunum yollarını kapatır ve horlamanıza neden olabilir.

Diğer nedenler

Ağız, burun ve boğazda solunum yollarını kapatacak diğer fiziksel etkenler şunlar:

•    Damağın arkasının düşük ya da kalın olması
•    Bademciklerin büyümesi
•    Küçük dilin uzun olması
•    Hasarlı ya da şekilsiz burun

Horlamayı engellemenin yolları

Horlamayı engellemenin neyse ki bazı yolları var. Bunların çoğu yaşam tarzınızda yapacağınız basit değişiklikler geri kalanı ise doğal yöntemlerden ibaret.

Uyuma pozisyonunuzu değiştirin. Horlamanın sırtüstü yatmanızla alakası olduğunu söylemiştik. Uyuma pozisyonunu değiştirmek gecelerinizin kabusa dönüşmesini engelleyebilir. Denemeye değer.

Kilo verin. Nefes yollarında depolanan fazla yağın horlama nedenlerinden biri olduğunu biliyorsunuz. Kiloların bu olumsuzluğunu ortadan kaldırmak için fazla kilolarınızdan kurtulun.

Alkol tüketimine sınır koyun. Alkol kaslarınızı gevşetici etkiye sahip. Gevşeyen kaslarda hava daha kolay titreşim yapabiliyor. Bu yüzden alkolün hayatınızdaki yerini sınırlayın.

Uyku ilacı, sakinleştirici kullanmayın. Bu tür ilaçlar da alkol gibi kaslarınızın gevşemesine neden olabilir. Özellikle bu ilaçlar alkolle birleştiğinde yakınınızda uyuyanların gecesini kabusa çevirebilirsiniz. Kullanacaksanız da her ikisini aynı gün kullanmayın.

Yatmadan önce buhar soluyun. Burnunuzdaki kuruma horlamanıza neden olabilir. Burnunuzun içini nemlendirmek için biraz buhar soluyabilirsiniz. Böylece daha rahat nefes almaya başlayacaksınız. Buhar solumak zor bir iş değil. Su ısıtıcısında kaynayan suyun buharını bir iki nefes içinize çekmeniz yeterli olacaktır.

Burun bantlarını deneyin. Araştırmalara göre burun bantları, kullanan kişinin nefes almasını kolaylaştırıyor. Bantlar burun deliklerinizin iyice açılmasını sağlıyor böylece havanın önündeki engeller azalıyor. Burnunuzdan nefes alamayıp ağzınızı açmanıza gerek kalmıyor. Böylece hem siz hem de yakınınızdaki kişiler de rahat bir nefes alıp güzel bir uyku çekebiliyor.

Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Burun iltihabının alerjiden başka nedeni var mı?

Burnunuzun içindeki damarlar genişleyip ve daralarak mukusun akışını kontrol eder. Burun iltihabı alerjiden kaynaklanmıyorsa burun damarlarınızın genişlemesi sonucu oluşur. Böyle bakınca çok da büyük bir dert gibi görünmüyor. Ancak damarlar burundaki zarların kan ve sıvıyla dolmasına neden olur. Burun zarlarındaki şişkinlik mukus bezlerini tıkar. Peşine gelsin aksırıklar, burun akıntıları. Burun iltihabının alerjiden başka birçok nedeni var.

Viral burun iltihabı

Burun zarlarınıza bir virüsün saldırmasıyla ortaya çıkar. Boğazlarınıza kadar iltihaplanmaya neden olabilir. Böylece mukus üretiminde de artış olur. Yani sürekli burnunuzu çekmeniz ve hapşırmanız gözle görülemeyecek kadar minik bir virüs yüzünden.

Vazomotor burun iltihabı

Vazomotor burun iltihabı olan kişilerin burun damarları çok hassas. Vazomotor burun iltihabı ne yapıyor da burun damarlarını hassaslaştırıyor henüz bilinemiyor. Bu damarlar çevresel etkenlerden hemen etkilenip genişleyebiliyorlar. Mukus üretimi artıyor ve burun akmaya başlıyor. Burun iltihabını tetikleyen çevresel etkenler şunlar:

•    Kimyasal maddeler: duman, parfüm, boya kokusu
•    Hava değişiklikleri: sıcaklığın azalması
•    Alkol
•    Baharatlı yiyecekler
•    Stres

Atrofik burun iltihabı

Burnunuzun içinde 3 basamaktan oluşan bir kemik var. Bu kemikler bir dokuyla kaplı. Kemikleri kaplayan bu doku burun eti olarak da biliniyor. Atrofik burun iltihabı burundaki etin hasar gördüğü zamanlarda ortaya çıkıyor.

Burun dokusuna zarar veren enfeksiyon olabilir. Ancak bu pek yaygın değil. Genellikle burun dokusuna zarar veren suçlu bakteriler. İsimleri Klebsiella ozenae. Çin, Hindistan ya da Mısır’da yaygın olarak görülüyor. Buralarla bağlantınız yoksa ve atrofik burun iltihabınız varsa cerrahi işlem sırasında burun etiniz zarar görmüş olabilir. Nefes almanızı engellerse bu etin cerrahi işlemle alınması gerekir.

Bakalım burun etinin burundaki işlevi neymiş.

•    Burnunuzun içini nemli tutar.
•    Bakterilerin burundan vücuda girmesini engeller.
•    Nefes aldığınızda içeri giren oksijenin basıncını ayarlar.
•    Koku alma sinirleri gibi önemli sinirleri beyne bağlar, mesaj iletimini sağlar.

Burnunuzdaki etten bir kısmını kaybederseniz burnunuzun içi kurur, enfeksiyonlara davetiye çıkarmış olursunuz.

Atrofik burun iltihabı olan kişilerde nefes darlığı da görülebilir. Çünkü burundaki et parçası hava basıncını ayarlama görevini artık yerine getiremez ve akciğerleri daha fazla çalışmak zorunda bırakır.

Atrofik burun iltihabından önce hasar gören burun etinin ne miktarda olacağı kişiden kişiye değişir. Kimisi çok fazlasını kaybedip hiç burun iltihabıyla karşılaşmıyorken; kimisi de çok küçük bir miktar kayıpla atrofik burun iltihabına yakalanmış olabilir.

Rhinitis medicamentosa

Adını görüp hemen korkmayın. Aslında herkesin başına gelebilecek bir şey. Burun açıcı spreylerin aşırı kullanımından dolayı ortaya çıkıyor. Kokain kullananlar da aynı dertten mustarip.

Burun açıcı spreyler burun damarlarının şişmesini önlüyor. Ancak bu spreyler üst üste 5 ile 7 gün arasında kullanılırsa burun damarları tekrar şişebiliyor. Başta damar şişliğine neden olan durum (grip, alerji) geçse bile damarlar şiş olmaya devam ediyor. Şişmeyi engellemek için başka tür bir sprey kullanmaya başlarsanız ateşe körükle gitmekten başka bir şey yapmamış olursunuz. Burun spreylerini kullanırken dikkatli olmak şart. Bir anda kendinizi burun spreyinize bağımlı olmuş şekilde bulabilirsiniz.

Hormonsal dengesizlik

Hormonlar hamilelikte, ergenlikte; hormon tedavisi görenlerde ve doğum kontrol hapları kullananlarda değişir. Hormonlardaki değişim alerjik olmayan burun iltihabını tetikler.

Düzgün çalışmayan tiroit bezleri burun iltihabının başka bir nedeni olabilir. Hormonların burun damarlarında genişlemeye neden olduğu söylentiler arasında. Bildiğiniz gibi burun damarların genişlemesi de burun iltihabına neden oluyor.

Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Burun balonu otovent ne işe yarıyor?

Zamklı kulak sorunu yaşayan çocuğunuz mu var? Üzülmeyin bu sorunun çaresi var. Zamklı kulak hastalığına çözüm olarak burun balonu denilen alet ideal. Öncelikle zamklı kulak tam olarak neymiş ona bakalım. 

Zamklı kulak orta kulakta sürekli sıvı bulunması durumu. Sıvının çekilmesi gibi başka tedavi yöntemleri de mevcut. Ancak şimdi burun balonundan bahsedeceğim.

Burun balonu işe yarıyor mu?

Düzenli bir şekilde kullanılırsa neden olmasın. Çocuğunuz sadece bir balon şişirerek zamklı kulak illetinden kurtulabilir, duyma yetisine yeniden kavuşabilir. Çocuğunuz çok küçükse bu işlem biraz can sıkıcı olabilir. Genellikle küçük çocuklar burunlarıyla balon şişirmeyi zor bulur. Ancak burun balonunun devamlı olarak kullanılması önemli. Orta kulakta sürekli sıvı birikiyor, bu balon sayesinde biriken sıvı boşaltılıyor. Kullanımı bazı çocuklar için zor dediğime bakmayın. Onlar çocuk sonuçta, bazıları da çok eğlenceli bulabiliyor. Yani denemeye değer.

Burun balonu ne?

Burun balonunun asıl adı otovent. Doktorunuzun önerisiyle eczanelerden alabilirsiniz.

Balon küçük bir tüpe bağlı. Çocuğunuz tüpü burun deliklerinden birine koyacak. Sonra diğer deliği ve ağzını kapatarak balonu şişirmeye başlayacak. Bir süre sonra üflemeyi bırakıp normal nefes almaya başlayacak. Hava balondan çıkacak ve geri girecek. Bu işlem her iki burun deliği için de tekrarlanmalı.

Çocuğunuzun normalde bu işlemi günde 3 kez yapması gerek. Yani balonu sürekli değiştirmelisiniz. Tüpe uygun bildiğimiz oyuncak balon bulabilirseniz onu da kullanabilirsiniz. Tabii balonun kolay şişirilebilir ve esnek olması koşuluyla.

Çocuğunuza burun balonunun kullanımını zor gelmiş olabilir. Daha fazla kullanmak istemiyor olabilir. Bu gayet normal, araştırmalara göre 42 çocuğun yarısından fazlası balonu doğru şekilde kullanamamış hatta 5 tanesi hiç kullanamamış. 3 ile 10 yaş arasındaki çocuklarda balonu kullanabilme oranı 10’da 1 şeklinde.

Çocuğunuz burun balonu kullanıyorsa doktorunuzun tavsiye ettiği sıklıkta kullanması önemli. Bir araştırmaya göre de düzenli olarak burun balonu kullanan çocukların iyileştiği görülmüş.

Burun balonu nasıl işe yarıyor?

Zamklı kulak sorunu yaşayan çocuklar günde 3 kereden fazla burun balonu kullandığında duyma yetisinde artış görülmüş. Ayrıca 3 ay boyunca burun balonu kullanan çocuklar kullanmayanlara göre iyileşmeye daha fazla yaklaşmış.

Unutmayın çocuğunuz burun balonunu kullanmayı bırakırsa zamklı kulak geri döner.

Burun balonunun burundaki başka sorunlara iyi gelip gelmediği ise henüz bilinmiyor.

Burun balonunun amacı çocuğunuzun orta kulağındaki sıvıyı boşaltmak. Çocuğunuz burnuyla balonu şişirmeyi bırakıp normal nefes almaya başlayınca balondan çıkan hava çocuğunuzun burnundan geri giriyor ve östaki borusuna ulaşıyor. Östaki borusu burunun arka kısmıyla orta kulağın birbirine bağlandığı yer. Bu bağlantı yeri zamklı kulakta sıvıyla kaplı. Hava basıncı sayesinde östaki borusu açılıyor engel ortadan kalkıyor. Biriken sıvı ise çocuğunuzun boğazına ya da burnuna geliyor. Sıvı orta kulağı rahat bırakmış oluyor. Sonuçta kulak zarı ve kulak kemikleri özgürce hareket edip sesi iletebiliyorlar. Çocuğunuz da normal bir şekilde duyabiliyor.

Burun balonunun zararı var mı?

Araştırma sonuçlarına göre burun balonunu kullanan hiçbir çocuk ciddi bir yan etkiyle karşılaşmamış. Ancak zamklı kulak sorunu çok ilerlemiş olan çocuklar bu işlemi gerçekten acı verici bulmuş.

Düşününce bir balonu şişirip daha sonra havanın geri girmesine izin vermek akciğerlere zarar verebilir. Ya da bir hava kabarcığı damarların içine girip tıkanmasına neden olabilir. Ya da boğazda ve burunda bulunan enfeksiyonlu sıvı orta kulağa hava basıncıyla geçmeye zorlanabilir bu da kulak iltihabına neden olabilir. Ancak meraklanmayın yapılan çalışmaların hiçbirinde böyle felaket senaryolarına rastlanmadı. Yine de doktorun sözünden çıkmamak önemli.

Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Burun eti nasıl tedavi edilir?

Burnunuzda et çıktı. Ne doğru düzgün nefes aldırıyor ne de uyutuyor. Üstelik sadece sizi de değil; horlamanız yüzünden yanınızdakilere de rahat yok. Neyse ki burun etinden kurtulmanın yolları var. Tedavi şekillerine bakmadan önce bakalım doktora gitmeden önce neye hazırlıklı olmalısınız.

Aile hekiminiz ilk etapta bu sorununuza yardımcı olabilir. Sonraki etapta kulak burun boğaz uzmanına gitmenizi önerebilir. Muayene süresi kısıtlı olduğundan ve unutabileceğiniz bir şeyler illa ki kalacağından kendinizi muayeneden önce hazırlamanız mantıklı olacak.

•    Kan testi yapılma ihtimaline karşı aç gidip gitmemeniz gerektiğini sorun.
•    Belirtilerinizin hepsini bir yere not alın. Sinüslerle ya da burunla bir bağlantısı yokmuş gibi görünse bile belirtilerin ne zaman başladığını ve ne şekilde devam ettiğini notlarınıza ekleyin.
•    Yanınızda ailenizden biri ya da bir arkadaşınız olsun. Yanınızda birinin olması unuttuğunuz bilgileri daha kolay hatırlamanıza yardımcı olur.
•    Diğer sağlık sorunlarınızın bir listesini yapın. Alerji, astım tedavisi görüyorsanız bunu doktorunuza söylemelisiniz.
•    Kullandığınız ilaçların listesini yapın. Her türlü reçeteli reçetesiz hap ve vitaminleri doktorunuza bildirin.

Doktora sorabileceğiniz sorular şunlar olabilir

•    Ne tür testler yaptırmalıyım?
•    Kulak burun boğaz uzmanına görünmeli miyim?
•    Burun etim varsa, altında yatan iltihabı çözmemiz gerekir mi?
•    Uzun vadede hayatımda neler değişebilir?
•    Belirtilerin diğer sağlık sorunlarına bir etkisi olur mu?
•    Sınırlamam gereken bir alışkanlığım var mı?

Doktorunuza bunların dışında aklınıza takılan herhangi bir soruyu sormaktan da çekinmeyin.

Burun eti için testler

Burun endoskopisi. Dar, esnek, ışıklı ve kameralı bir tüp burnunuzda ve sinüslerinizde neler döndüğünü anlamaya yeter.

Görüntüleme. Bilgisayarlı tomografi ya da MR burun etinin yerini ve boyutunu anlamaya yeter. Bu yöntemlere genellikle burun etinin sinüslerin çok derininde olduğunda başvurulur.

Alerji testleri. Cilt testiyle kronik iltihaplanmaya alerjilerin neden olup olmadığı anlaşılabilir.

Sistik fibroz testi. Çocuğunuzun burnunda et olduğundan şüphelenip doktora götürdüyseniz doktorunuz bu testi isteyebilir. Sistik fibroz mukus, gözyaşı, ter ve salya salgılayan bezleri etkileyen genetik bir sağlık sorunu. 

Burun eti tedavisi

Burun eti olsun olması kronik sinüzit temizlemesi gereken bir sorun. Bunun için uzun süre ilaç kullanmak şart. Burun etinin ilk etaptaki tedavisinde de ilk olarak ilaçlara başvurulur. Ameliyat daha sonra düşünülür. Ameliyat çoğunlukla gerekebilir ancak maalesef kesin çözüm değil. Burun etleri ameliyattan sonra tekrar çıkabilir.

İlaçlar

Dediğimiz gibi tedavi ilk önce ilaçlarla başlar. İlaçlar bazen büyük bir burun etini bile ortadan kaldırmaya yetebilir.

Ameliyat

İlaç tedavisi işe yaramazsa doktorunuz ameliyat olmanızı önerebilir. Ameliyatın türü etin büyüklüğüne, sayısına ve yerine bağlı. Ameliyat seçenekleri şunlar:

Polipektomi. Emici bir aletle küçük burun etleri tamamen çıkarılabilir. Bu yöntem ayakta tedavi yöntemlerinden.

Endoskopik sinüs ameliyatı. Burun etlerini aldırmak ve sinüslerinizdeki başka sorunlara çözüm bulmak için ameliyat olmanız gerekebilir. Doktorunuz küçük bir tüpün ucundaki kamerayla içeriyi görebilir. Minik aletlerle burun etlerinizi alır. Bu da ayakta tedavi olarak sayılabilir.

Önlemi

Burun etlerinin ortaya çıkma riskini önleyebilir ya da tedaviden sonra burun etlerinin geri gelmesinin önüne geçebilirsiniz. Bunun için:

•    Alerjilerinizi ve astımınızı kontrol altında tutun. Alerjileriniz ve astımınız için doktorunuzun talimatlarına uyun. Belirtiler kontrol edilemeyecek haldeyse doktorunuza tedaviyi değiştirmeyi danışabilirsiniz.
•    Burnunuzu tahriş edecek maddelerden kaçının. Sigara dumanı, kimyasal duman ve toz gibi sinüslerinize ve burnunuza zarar verebilecek maddelerden uzak durun.
•    Temizliğinize özen gösterin. Ellerinizi düzenli aralıklarla ve sık sık yıkayın.
•    Evinizi nemlendirin. Özellikle evinizin havası kuru olmaya müsaitse hava nemlendirici kullanın.
•    Burnunuzu yıkayın. Tuzlu su spreyleri bu konuda ideal olabilir.

Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Burun eti nedir? Neden olur?

Burun etleri yumuşak, acısız ve kanser olmayan; burun kanallarının zarında ya da sinüslerde bulunan oluşumlar. Gözyaşı ya da üzüm gibi aşağı doğru asılmış gibi dururlar. Astım, enfeksiyon, alerjiler ya da bağışıklık sistemindeki hassasiyetlerden dolayı bu zarlar kronik olarak iltihaplanabilir.

Küçük burun etlerinin herhangi bir etkisi yok. Daha büyük olanların ya da grup halinde olanların hava yollarını kapattığı ve nefes almada zorluklar yaşattığı biliniyor. Koku alma duyusunun kaybı ve sık iltihaplanma da yaşanabilecek diğer olumsuzluklardan.

Burun etleri herkesin başına gelebilir. Ancak yetişkinlerde daha yaygın olarak görülüyor. İlaçla etkileri azaltılabilir ancak cerrahi işlem eti çıkarmak için olmazsa olmaz. Tedavi edilse bile tekrar ortaya çıkma riski var aklınızda olsun.

Burun etinin belirtileri

Burun etleri burundaki kanal zarlarının iltihaplanmasıyla yakından bağlantılı. Sinüzitiniz de 12 haftadan fazla sürerse yine tehlike altındasınız. Tabii ki sinüzitinizin olması burun etinizin de olmasını gerektirmiyor. Sinüziti olup burun eti olmayanlar da var.

Burun eti yumuşak ve hissiz bir doku. Yani çok küçükse farkında bile olmayabilirsiniz. Büyük burun etleri ya da grup halinde olanlar tabii ki kendilerini fark ettirir.

•    Burun akması
•    Burun arkası sızıntısı
•    Koku duyu kaybı
•    Tat duyu kaybı
•    Yüzde ya da başta ağrı
•    Üst dişlerinizde ağrı
•    Yüzünüzde ya da alnınızda baskı hissi
•    Horlama
•    Göz çevresinde kaşıntı

Belirtiler 10 günden uzun sürdüyse doktorunuzu görme vaktiniz gelmiş demektir. Kronik sinüzitin ve burun etinin belirtileri birbirine benzer. Bu yüzden kesin tanı konmalı.

Nefes almada ciddi güçlük çekiyorsanız, görmede problem yaşıyorsanız, gözlerinizin etrafı ciddi şekilde kızardıysa ve baş ağrısı dayanılacak gibi değilse acilen 112’yi arayın ve bir ambulans isteyin.

Burun eti neden olur?

Yapılan onca araştırmaya rağmen henüz burun etinin nedeni tam olarak anlaşılmış değil. Bazılarında iltihaplanma burun eti oluşumuna neden oluyorken bazılarında neden böyle bir etkisi olmuyor henüz belirsiz. İltihaplanma mukus üreten bezlerde oluyor. Buradan ve bazı araştırmalardan yola çıkarak burun eti olan kişilerin bağışıklık sistemi farklı işliyor ya da sümüklerindeki kimyasal burun eti olmayanlardan farklı sonuçlarına varılabilir.

Burun eti her yaştan insanda görülebilir. Genç ya da orta yaşlı yetişkinlerde çok daha yaygındır. Sinüslerinizin ya da burun kanalınızın herhangi bir yerinde burun eti oluşabilir. Ancak en çok görüldüğü alan sinüslerin gözlerle, burunla ya da çene kemiğiyle bağlandığı yer.

Risk oluşturabilecek nedenleri

Kronik iltihaplanmaya neden olan her durum burun etlerinin oluşmasına da neden olabilir. Burun etiyle ilişkili olan durumlar şunlar:

•    Astım. Havanın geçtiği yerlerde iltihaplanmaya neden olur.
•    Aspirin gibi ilaçlara alerji benzeri tepki.
•    Alerjik mantar sinüzit.
•    Sistik fibroz.

Ailenizin sağlık geçmişi de burun etlerinin oluşmasında önemli rol oynar. Genetik olarak burun etlerine daha yatkın olma konusunda da bazı kanıtlar var.

Burun etinin yan etkileri

Burun etlerinin neden olduğu etkiler hava kanallarına verdiği zararla ilişkili. Bakalım neymiş bu etkiler:

Obstrüktif uyku apnesi. Uykunuz sırasında birçok kez nefes almayı bırakıp tekrar nefes almaya başlarsınız.
Astım. Astım ataklarını arttırabilir.
Sinüs enfeksiyonları. Burun etleri sinüs enfeksiyonlarına karşı daha dayanıksız olmanıza neden olur.
Enfeksiyonun göz çukuruna yayılması. Gözünüzün yanmasına, kabarmasına, hareket edememesine ve görme kaybına neden olabilir.
Menenjit. Enfeksiyon beyin ve omurilik zarlarına da sıçrayabilir.
Kan pıhtısı. Sinüslerin etrafındaki damarlara zarar verebilir. Beyninizin bir kısmına kan gitmesini engelleyerek felç olmanıza neden olabilir.

Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Burun tıkanıklığı ve burun akıntısı

Burun tıkanıklığı ve burun akıntısı genellikle yalnız hareket etmeyi sevmez. Birinin olduğu yerde diğeri de öyle böyle bulunur. Peki işin iç yüzünde, burnumuzda neler dönüyor öğrenmek istemez misiniz? Bakalım burun tıkanıklığı neymiş, neden oluyormuş, burun akıntısıyla bir ilgisi var mıymış?

Burun tıkanıklığı burun dokularının ve burundaki damarların şişmesi sonucunda olur. Damarlar kanla dolar ve burun hep doluymuş hissi verir. Burun tıkanıklığı soğuk algınlığından, gripten, alerjiden kaynaklanıyor olabilir. Alerjiler ister toza, polene ister hayvan kılına ve sigara dumanına karşı olsun fark etmez burun tıkandı mı gerisi çorap söküğü gibi gelir. Bazılarının burnu ortada hiçbir neden yokken kronik olarak tıkanır. Bu durumun altındaki imza genellikle burun iltihabına ait. Burun tıkanıklığı bazı durumlarda burun akıntısıyla ilişkilendirilebilir de ilişkilendirilemez de.

Burun akıntısı ise burun dokularının ve damarların çok fazla sıvı veya mukus üretmesi sonucunda ortaya çıkar. Akıntı burnunuzdan dışarı ya da boğazınızdan aşağı doğru olabilir. Burun tıkanıklığı ile burun akıntısının nedenleri arasında neredeyse hiçbir fark yok. Ortada hiçbir neden yokken burun akıntısı oluyorsa bunun nedeni burun iltihabı olabilir. Şıpır şıpır damlayan bir burun gayet sinir bozucu olabilir. Ancak genellikle kendi kendine geçer. Yine de dikkatli olmanızda fayda var, başka sağlık sorunlarının habercisi de olabilir.

Burun tıkanıklığı ve burun akıntısı özellikle büyük çocukların ve yetişkinlerin canını sıkan bir durum. Bebeklerde ise sadece can sıkıcı olmakla kalmıyor. Çünkü burnu tıkanan bebek yemek de yiyemiyor nefes de alamıyor.

Burun tıkanıklığı ve burun akıntısı nedenleri

Burun tıkanıklığına ve burun akıntısına neden olan durumlarla ilgili elimizde koca bir liste var. Bakalım işinize yarayacak mı?

•    Akut sinüzit
•    Parlak ışıklar
•    Bronşit
•    Tavukkarası
•    Kronik sinüzit
•    Churg Strauss Sendromu
•    Histamin baş ağrısı
•    Soğuk hava
•    Soğuk algınlığı
•    Burun açıcı spreyin aşırı kullanımı
•    Uyuşturucu bağımlılığı
•    Kuru hava
•    Toz ve mayt alerjisi
•    Yiyecek alerjisi
•    Burunda yabancı madde
•    Yüksek ateş
•    Yüksek tansiyon ilaçları
•    Hormonsal değişiklikler
•    Grip
•    Lateks alerjisi
•    Kızamık
•    İlaçlar
•    Süt alerjisi
•    Burun eti
•    Burun iltihabı
•    Astım
•    Parfüm
•    Hamilelik
•    Kızıl hastalığı
•    Baharatlı yiyecekler
•    Stres
•    Tiroit problemleri
•    Sigara dumanı
•    Öksürük

Ne zaman doktora gitmeli?

Tıkanık ya da sürekli akan bir burnunuz varsa bu durum epey canınızı sıkabilir. Ancak burnunuzun sizi sinir eden bu alışkanlıkları başka bir hastalığın da habercisi olabilir. Bu hastalık ciddi bir hastalık da olabilir. Söz konusu olan bebeğinizse daha da ciddi bir hastalık da olabilir.

Doktorunuzu arayın:

•    Belirtiler 10 günden fazla sürerse
•    Yüksek ateş varsa ve üç günden fazla sürerse
•    Sümüğünüz yeşilimsi renkteyse (Sinüslerinizde ağrı ve ateş de varsa bakteriyel enfeksiyonun habercisi olabilir.)
•    Astımınız varsa ve bağışıklık sistemi ilaçları kullanıyorsanız
•    Sümüğünüzde kan varsa

Çocuğunuzun doktorunu arayın:

•    Çocuğunuz 2 aylıktan küçükse ve devamlı ateşi varsa
•    Bebeğinizin burun akıntısı ve tıkanıklığı nefes almasına ve beslenmesine engel oluyorsa

Doktorunuza ulaşana kadar rahatlamak için birkaç basit önerimiz var

•    Burnunuzu nazikçe temizleyin.
•    Burnunuz sürekli akıyorsa ve suya benzer bir şey çıkıyorsa, gözleriniz de sulanıyorsa bir şeye alerjiniz olabilir. Ne yapıyorsanız ara verin.
•    Bebekler ve küçük çocukların burnunu temizlemek için yumuşak lastikli emme tüpü kullanabilirsiniz.

Boğazınızda fazladan mukus biriktiğini hissediyorsanız alabileceğiniz önlemler de şunlar:

•    Sigara dumanı ya da sıcaklık değişimi gibi tetikleyicilerden uzak durun.
•    Bol miktarda su için.
•    Hava nemlendiricisi kullanın.
•    Burun spreyleri ve damlaları kullanmayı deneyin.

Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Burun kanaması nedenleri

Burun kanaması deyip geçmeyin. Bazen çok ciddi sorunlara neden olabiliyor. Burun kanamasının iki türü var. Anterior ve posterior. Burun kanamasının türleri kanamanın nerden geldiğiyle yakından ilişkili.

Anterior burun kanaması

Anterior burun kanamanız varsa kan septumun alt tarafından gelir. Septum iki burun deliğinin arasındaki ince duvar. Burnunuzun hemen iç kısmında bulunur. Burnun bu kısmı bol miktarda kılcal damar barındırır. Öyle ki damarlar burnun içinde bir ağ oluşturmuş durumda.

Burundaki bu kılcal damarlar kanı karotid arterlerden alır. Karotid arterler boyun bölgesinde bulunan iki büyük önemli damar. Beyne kan taşıyorlar. Kılcal damarlara dönecek olursak, bu damarlar çok hassas ve en ufak bir darbede kanamaya başlıyorlar.

Anterior burun kanamasının nedeni bazen anlaşılmaz ancak genellikle nedeni bellidir. Bakalım bu nedenler neymiş.

•    Burun karıştırmak (özellikle tırnağınız sivriyse ve burnunuzun içini tırnaklarsanız kanatmanız an meselesi)
•    Burnu çok sert temizlemek
•    Burnunuzdaki minicik bir yara
•    Septum deviasyonu (yamuk burun – doğuştan ya da bir kaza sonucunda oluşabilir.)
•    Grip ya da nezle
•    Sinüzit (alında ya da çene kemiklerindeki hava boşluklarında enfeksiyon birikmesi)
•    Tıkalı burun (genellikle bir enfeksiyondan kaynaklanır.)
•    Kuru havadan, sıcak iklimden ya da sıcak oda sıcaklığından kaynaklı burunun kuruması
•    Bahar nezlesi ya da başka alerjiler
•    Yüksek rakım
•    Burun açıcı spreylerin aşırı kullanımı
•    İllegal uyuşturucuların aşırı kullanımı (hap ve kokain gibi)

Çocukların burunları sıklıkla bu şekilde kanar. Endişelenecek bir şey yok evde tedavi yöntemleriyle iyileştirilebilir.

Posterior burun kanaması

Posterior burun kanaması kanamanın ağır ve ciddi olduğu anlamına gelir. Kan çok çok arkalardan burnun üst kısımlarından gelir. Posterior burun kanaması çocuklarda fazla görülmez. Aksine yetişkinlerde epey yaygındır. Tıbbi destek gerektiren burun kanaması çeşididir.

Posterior burun kanaması sırasında kan genizdeki burnu besleyen atar damarlardan gelir.

Bu türden burun kanaması çok daha ciddi. Başınıza aldığınız büyük bir darbeden ya da düşmeden kaynaklanıyorsa acilen doktora gitmelisiniz çünkü burnunuzu kırmış olma ihtimaliniz var.

Posterior burun kanamasına neden olabilecek diğer durumları sıralayalım:

•    Son zamanlarda geçirdiğiniz burun ameliyatı
•    Yüksek tansiyon
•    Atar damarların sertleşmesi (yağ, kolesterol ya da başka maddeler atar damarlara yerleşip damarların sertleşmesine neden olabilir.)
•    Kalsiyum eksikliği
•    Tahriş edici kimyasallara maruz kalmak
•    Genizde oluşan bir tümör
•    Belirli ilaçlar (aspirin, eklem yangısı ilaçları, kan seyreltici ilaçlar warfarin ya da heparin gibi)

Bazı durumlarda burun kanaması başka sağlık sorunlarının habercisi olabilir.

•    Kan pıhtılaşma sorunu (hemofili – kan pıhtılaşmasını etkileyen genetik bir sağlık sorunu)
•    Kan kanseri (Çok nadir olarak burun kanaması kan kanserinin habercisidir. Ayrıca başka belirtilerle birlikte görülmesi gerekir.)

Burun kanaması tedavisi

Burun kanamasının başlangıç olarak tedavisi her zaman aynı: kanamayı durdurmak. Bir sonraki adım ise burun kanamasına neyin neden olduğunu bulmak ve çözüm aramak.

Burun kanamasını durdurmak için:

•    Oturun ve burnunuzun üst kısmını yavaşça ovun.
•    Ağzınızdan nefes alın.
•    Uzanmaktansa dik durmaya çalışın.
•    Yaklaşık 20 dakika boyunca burnunuza baskı uygulayın. (Kan pıhtılaşana kadar devam etmeniz önemli.)
•    Bir kabın içinde buz koyun ve bir süre yanaklarınızda tutun.
•    Burnunuzu temizlemeyin. En az 12 saat burnunuza hassas davranmanızda fayda var. Bu süre içinde burnunuza kalbinizden daha yüksekte tutmanız önemli.

Çocuklarda sürekli tekrarlayan burun kanaması için burnun içini nemlendirmek işe yarayabilir. Çocuğunuzun burnunun içine vazelin sürerseniz tekrarlayan burun kanamalarının biraz olsun önüne geçmiş olursunuz.

Kategoriler
Burun Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Burun spreyi ne işe yarar?

Alerjilerden gına geldiyse, tıkalı burnunuzu tedavi etmek için daha doğal bir yöntem arıyorsanız tuz içeren burun spreyleri size bir nebze rahatlık sunabilir. Alerjilerle baş etmeye çalışan birçok kişi tedavi için doğal yolları tercih ediyor, özellikle de alerji ilaçları ve tedavisi işe yaramadıysa.

Burun spreyi alerjime ne yapar?

Alerjiler burnunuzun tıkanmasına ve iltihaplanmasına neden olur. Normalde mukusun temizlenme güzergahı olan burnun içinden boğaza giden yol tıkandığında, mukus sinüs kanallarında birikmek zorunda kalır. Tuz içeren burun spreyleri burnunuzu istenmeyen konuklardan kurtarabilir.
Bazı araştırmalar tuzlu su karışımının kuruyan burun kanallarını nemlendirmede işe yaradığını gösteriyor. Ayrıca mukus zarlarındaki iltihaplanmayı azaltması da cabası. Sonuçlar tuz çözeltisinin düzenli olarak kullanıldığında mukusu inceltmede, burundan boğaza olan akıntıyı azaltmada ve burun kanallarını bakterilerden temizlemede etkili olduğunu gösteriyor.

Hangi tür burun spreyi alerjilere iyi gelir?

Reçetesiz satılan tuz içeren burun spreylerinden alabilir ya da evde kendiniz de hazırlayabilirsiniz. Reçetesiz satılan burun spreylerinde bulunan tuzun çoğu izotonik yani insan vücudunda bulunanın aynısı.

Hipertonik tuz içeren burun spreyleri ise vücutta bulunandan daha yoğun tuz içerir. Tuz içeren burun spreyinin her iki türü de mukusu temizlemeye, sinüsleri enfeksiyonlardan uzak ve daha sağlıklı tutmaya yarar.

Tuz içeren spreyler aynı zamanda burun kıllarını da korur. Burun kılları deyip geçmeyin burnunuzdan soluduğunuz havanın ciğerlere ulaşmadan nemlenmesini sağlıyorlar. Bakterilere tuzak kuruyorlar ve hücrelere girmelerini engelliyorlar. Ayrıca koku duyunuza da destekleri muazzam. Burun kıllarınızı sağlıklı tutarak tuz içeren burun spreyinin alerjiyi ve sinüziti engellediği de araştırmaların söyledikleri arasında. Yani boylarından büyük işler hallediyorlar.

Alerjileri engellemek için ne zaman burun spreyi kullanmalıyım?

Reçetesiz satılan burun spreyi ve damlası örneğin polene maruz kaldığınızda burun zarlarınızdaki polenleri temizler. İnsanlar genellikle burun spreyini geceleri kullanır. Özellikle kış aylarında burnunuz nem kaybettiyse nemlendirmek amaçlı kullanabilirsiniz.

Doktorunuz alerji tedavisi için ilaç içeren bir burun spreyi kullanmadan önce tuz içeren burun spreyi kullanmanızı önerecektir. Bunun amacı ilaçtan önce burnunuzu temizlemek ve ilacın daha etkili olmasını sağlamak.

Tuz içeren burun spreyini evde nasıl yaparım?

Burnunuzu ve sinüslerinizi temizlemek için tuzlu su çözeltisi hazırlamak çocuk oyuncağı. Yaptığınız karışımı bir şırınganın içine ya da plastik bir sprey şişesine koyabilirsiniz. Hiçbirini bulamıyorsanız avucunuzun içinde tutun.

Tuzlu su çözeltisi yapmak için. 2 – 3 çay kaşığı iyotsuz tuzu yarım litre suyla karıştırın. Saf tuz kullanmak en iyisi olacaktır. Bu karışıma bir çay kaşığı da karbonat eklediniz mi tamamdır, burun spreyiniz hazır. Karışımınızı oda sıcaklığında tutun ve kullanmadan önce çalkalayın.
Başta da bahsettiğimiz gibi kullanmak için bir şırıngadan yardım alabilirsiniz. Karışımı burun deliklerinizden içeri damlatın. Amacınız karışımın başınızın üst tarafına değil arka tarafına gitmesi olsun.

Damla burnunuzun içindeki kanallarda dolaştıktan sonra boğazınızdan aşağı inecek. Bu sırada hafifçe burnunuzu temizleyebilirsiniz.
Karışımda kullandığınız suyun kaynamış saf su olmasına dikkat edin. Enfeksiyonlara karşı dikkatli olmak şart.

Bu yöntemi doğru kullanamazsam ne olur?

Ev yapımı tuz içerikli burun spreyi ya da damlası kullanmak konusunda endişeleriniz varsa doktorunuza danışın. Doktorunuz bu doğal tedavi yöntemini nasıl kullanacağınız konusunda sizi bilgilendirecektir. Burnunuzu temizlemek, kalın mukus tabakasından arındırmak rahat bir nefes almanıza yardımcı olacak. Ne dersiniz denemeye değmez mi?