Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Pişik Bebek ve Pişikten Koruma Yolları

Pişik 2 yaşından küçük çocukların en büyük baş belalarından. Özellikle alt bezinin temas ettiği bölgelerde ve anüs çevresinde görülür. Kırmızı noktalara ve kabarcıklara neden olur. Ağır pişikler bebeklere çok acı verebilir. Bu yüzden dikkat edilmesi gereken bir konudur.

Nedenleri

Pişik derinin tahriş olmasıyla oluşur. Bu tahrişin farklı nedenleri olabilir. Alt bezinin çok sıkı bağlanması, küçük gelmesi ya da uzun süre değiştirilmemesi bunlardan bazıları. Diğer nedenlere göz atalım:

Sürtünme: Islak bezin uzun süre hassas bebek tenine sürtünmesi pişiğin başlıca nedenlerinden.

Tahriş: Uzun süre değiştirilmeyen bezler veya aşırı temizlik maddesi kullanımı bebeğinizin cildini tahriş edebilir. Bebeklerin ciltleri çok hassastır. Bu nedenle doğru temizlenmemiş dışkı ve idrarlarındaki asit kısa sürede ciltlerine zarar verebilir. Kızarıklıklara ve kabarcıklara neden olabilir.

Kandida enfeksiyonu: Bir çeşit mantar olan kandida enfeksiyonu bebeklerde görülen pişiklerin bir diğer sebebi.  Genellikle nemli ve hava almayan bölgelerde ve ağız içinde kızarıklığa ve kaşıntıya neden olur. Antibiyotik tedavisi gerektirebilir.

Alerjik reaksiyon: Bebeklerin bezlere, sabun ve deterjanlara, losyon ve çeşitli kumaşlara alerjisi olabilir. Bu alerjiler pişik gibi cilt sorunlarının gelişmesine neden olur.

Sebore: Kırmızı, pullu ve yağlı görünümlü lezyonlara neden olan cilt hastalığına sebore denir. Bu cilt sorunu pişiğin en sık rastlanan nedenlerinden biridir.

Nasıl tedavi edilir?

Pişik genellikle kendiliğinden kaybolur. Ancak bazı durumlarda özel müdahale gerekebilir. Örneğin söz konusu neden alerjik bir reaksiyonsa ya da kandida enfeksiyonuysa tedavi türü değişir. Ancak her durumda da bebeğinizi rahatlatacak bazı uygulamalar var. Evde uygulanan rahatlatıcı yöntemlere bakalım:

•    Nemlendirici kremler kullanın.
•    Bebeğinizin bezini sık değiştirin.
•    Sık banyo yaptırın.
•    Ph değeri uygun sabun kullanın.
•    Cildin nemli kalmasına engel olun.
•    Alt değiştirirken bebeğinizin cildine nazik davranın.
•    Ara ara bebeğinizin bezini çıkarın ve cildin hava almasını sağlayın.
•    Terleten şort ve pantolonlardan uzak durun.
•    Döküntüleri arttıracak gıdalardan kaçının.
•    Çinko oksit verilebilir.

Pişik kandida enfeksiyonu, sebore veya başka bir mikrobik duruma bağlı olarak gelişmişse tıbbi tedavi gerekebilir. Örneğin kandida enfeksiyonuna bağlı pişiklerde doktorlar antifungal içerikli krem ve ilaçlar verebilir. Ya da bakteriyel bir enfeksiyon varsa antibiyotik kullanılabilir.

Nasıl önlenir?

Pişik tedavisinin en önemli adımı belki de tekrar oluşmasını önlemek. Bunun için yapabileceklerinize bakalım:

•    Bebeğinizin bezini saat başı kontrol edin. Kirliyse değiştirin.
•    Temizliğe önem verin. Ilık suyla yıkayın. Güzelce kurulayın.
•    Nemlenme karşıtı çinko, A ve D vitamini içerikli kremler, nemlendiriciler veya vazelin kullanın.
•    Pişik devam ediyorsa kullandığınız bezi ve temizlik ürünlerini değiştirin.

Ne zaman doktora gitmeli?

Çoğu durumda pişik tıbbi müdahale gerektirmez. Ancak şu durumlarda doktora gitmeli:

•    Döküntüde ve kızarıklıkta artış varsa
•    Tedaviye 7 gündür yanıt alınamıyorsa
•    Döküntüde kabuklanma veya iltihaplanma varsa
•    Alerji şüphesi varsa
•    48 saatten fazla süredir ishal varsa
•    Ateş varsa
•    Bebeğiniz 6 haftadan küçükse

Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Bebeklerde kabızlık nasıl çözülür?

Bebeklerden kabızlığa yol açan neden çok. Erken dönemde verilen tuvalet eğitimi ya da beslenme düzeninde ani değişiklikler kabızlığı tetikleyebilir. Doğru müdahaleyle (lifli sebze ve meyve tüketerek, daha fazla su içerek) sorun kısa zamanda çözülebilir. Doktor gerekli görürse laksatif (müshil) tedavisi de gündeme gelebilir.

Bebeklerde kabızlık belirtileri

Bebek birkaç gün kaka yapmazsa

Bağırsak hareketlerinde zorlanma varsa, kaka sert ve kuruysa

Karnı ağrıyorsa,

Bulantı varsa,

Bebeğin bezinde sıvı lekeleri varsa, kaka kalıntısı var kendisi yoksa

Sert kakanın dışında kan varsa,

İştahı kapalıysa,

Huysuzluk ediyorsa,

Bebek büyük olasılıkla kabızlık çekiyor, canı yanmasın diye kakasını tutuyor demektir. Bebek bacaklarını çaprazlayıp sıkıyorsa, sağa sola kaykılıp kasılıyorsa sorunu çözmesi için ona yardım etmelisiniz.    

Doktora götürelim mi?

Kabızlık uzun sürmüyorsa, sık tekrar etmiyorsa doktora gitmeye gerek yok. Ancak uzun süreli kabızlık başka sorunların belirtisi olabilir. kabızlık iki haftadan fazla sürerse bebek mutlaka doktora götürülmeli. Diğer belirtiler:

Ateş

Kusma

Kakada kan

Karın şişliği

Kilo kaybı

Anüste tahriş (fissür) ve sarkma (anüsün dışarı çıkması)

Bebek neden kabız olur?

Bağırsak hareketlerinin aşırı yavaşlığı sert ve kuru kakayla sonuçlanır. Başka bileşenler de soruna katkıda bulunabilir:

Kaka tutma. Çocuk tuvalete çıkması gerektiğini bilir ama canı yanacağı için bunu görmezden gelir; bazen de oyunu bırakamaz. Bazıları da ev dışında, başka tuvaletlerde rahat hissedemedikleri için kakasını tutar. Kaka hacimli ve kuruysa bağırsaklarda hareket etmesi daha da acı verir. 

Erken tuvalet eğitimi. Tuvalet eğitimi çok erken başlarsa bebek buna tepki verebilir. Bu dönem çocuk ve ebeveyn karşılıklı inatlaşırsa başta istemli olarak tutulan kaka bir süre sonra istemsiz yapılamaz hale gelebilir.  

Beslenme değişiklikleri. Lifli gıdaların az tüketilmesi, yeterince su – sıvı alınmaması kabızlık başlatabilir. Sıvı mamadan kuru yemeklere geçiş döneminde kabızlık yaygın.

Ani değişimler. Bebeğin gündelik yaşamında olağandışı gelişmeler (seyahat, hava sıcaklığı veya stres) bağırsakların çalışma düzenini bozabilir. Okula başlayan çocuklarda görülen kabızlık da benzer örneklerden.

İlaçlar. Bazı ilaçlar (mide ilaçları, antidepresanlar örneğin) kabızlığı daha da  kötüleştirebilir.

Süt alerjisi. Fazla inek sütü tüketmek veya süt alerjisi kabızlığa neden olabilir.

Ailenin sağlık geçmişi. Ailede kabızlıktan yakınan varsa bebekte kabızlık görülmesi büyük olasılık. Bunun nedeni aynı çevreyi paylaşmak veya genetik ortaklık olabilir.  

Sağlık sorunları. Nadiren de olsa bebekte kabızlık anatomik bozukluk işareti olabilir. Metabolizma faaliyetinde, bağırsakların çalışma düzeninde sorunlar kabızlıkla sonuçlanabilir. 

Bebeklerdeki kabızlığın risk faktörleri

Yeterince hareket etmeyen, lifli besin ve sıvı tüketimi düşük düzeyde, ilaç (antidepresan, mide ilacı) kullanması gereken bebeklerde kabızlık gözlemlenebilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olanlarda, ailenin sağlık geçmişinde benzer sorun varlığında olasılık daha da yüksek. 

Erkek bebeklerde kız bebeklere oranla kabızlık daha yaygın. 

Kabızlık hafif kapsamlı rahatsızlıklardan kabul ediliyor. Uzun süreli kabızlıkta anüs çevresinde tahriş (anal füssür) görülebilir. Sindirim sisteminin çalışma düzeninde yavaşlık kolonda ve rektumda kaka birikmesine, bebeğin altına yapmasına (enkopresis) yol açabilir. 

Bebeklerdeki kabızlığa önlemler

Beslenme düzeninde yapılacak basit değişiklikler çözüme yardımcı olabilir:

Lifli gıdalar. Lif içeriği zengin besinler bebeğin sindirim sisteminin sağlıklı çalışması için kritik önemde. Bebeğin alması gereken lif miktarı beden ağırlığıyla doğru orantılı: Kilo başına 0.5 gram lif. Bebek 7 kiloysa her gün 7 x 0.5 = 3.5 gram, çocuk 20 kiloysa 20 x 0.5 = 10 gram lif tüketmeli. Dikkat: toplam lif miktarı 35 gramı aşmamalı. 

Bebeğinize lifli besinler (tahıl, bakliyat, meyve, sebze) yedirebilirsiniz. Çok az lifli, hatta hiç lif içermeyen yiyecekleri (et, peynir, işlenmiş ürünler) azaltabilirsiniz. Mücadeleye yavaş adımlarla başlamaya dikkat etmelisiniz; tüketilen lif miktarını aniden arttırmak sindirim zorluklarına, şişlik ve gaz oluşumuna yol açabilir. 

Sıvılar. Sert ve kuru kaka çoğu zaman bebeğin yeterince sıvı alamadığını gösterir. Sütün fazlası da kabızlığa yol açabilir. 

Zaman. Çocuğu yemeklerden sonra, diyelim yarım saat içinde, tuvalete gitmeye teşvik edebilirsiniz. Bunu gündelik bir alışkanlık olarak benimsetirseniz bağırsaklar daha düzenli çalışabilir. 

Destek. Sonuçları alkışlamak yerine çabasını teşvik etmeniz önemli. Ikınıyor mu? Tebrik edin. Bu defa başardı mı? Ödüllendirin: Kitap olur, oyuncak olur. Yine altına mı yaptı? Asla ceza vermeyin. 

Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Bebeklerde egzama büyüdükçe geçer mi?

Bebeğinizin cildinde kırmızı, kabuklu veya kabarcıklı lekeler hemen korkutmasın: egzama olabilir. Peki bebeklerde egzama büyüdükçe geçer mi? 

Egzama hemen her yaş grubunda görülebilen cilt sorunlarından. Söz konusu çocuklar ve bebekler olunca hassasiyet ister istemez artıyor.

Çözümlenemeyen bir sağlık sorunu olması ebeveynlerin gözünü korkutuyor. İyi haberi hemen verelim: Egzama büyüdükçe geçiyor.  

İyiyim iyi. Boş yere endişelenmeyin. 

Egzama sorunu olan çocukların oranı %10 – 20. Yaş ilerledikçe bu %3 – 5’e iniyor. Burada bizim yapabileceğimiz bebeğin rahatsızlığını en aza indirecek tedaviler uygulamak ve zamanın geçmesini beklemek.

Belirtileri ne?

Bebeklerdeki egzama kolaylıkla başka hastalıklarla karıştırılıyor.

Bebeklerin kafa derisinde, göz kapaklarında ve kaşlarında görülen kepek buna örnek. Kepek de tıpkı egzama gibi kırmızı, pullu döküntülere neden oluyor.

Ancak egzama farklı bölgelere (özellikle yanaklara, kol ve bacak eklemlerine) yoğunlaşıyor.

Tetikleyiciler

Egzamanın nedeni tam olarak bilinmiyor. Yapılan araştırmalar bazı sabun, krem ve deterjanların sorunu tetiklediğini ortaya çıkardı. Genetik yatkınlık, stres, yüksek vücut ısısı ve terleme de etkili. 

Başka birinden bulaşma söz konusu değil.

Egzama kendiliğinden ortaya çıkıyor. Tabii bazı tetikleyici etkenler de yok değil. 

Kuru cilt: Özellikle havanın soğuk olduğu, evlerin ısıtıcılarla ısıtıldığı dönemler ortaya çıkıyor.

Isıtıcılar havadaki nemin kaybolmasına neden oluyor.

Nem oranını dengeleyemeyen bebeklerde egzama gelişiyor.

Tahriş edici eşyalar: Bebeklerin ciltleri yetişkinlere göre çok daha hassas. Bu yüzden bebeklerin kullandığı eşyalar çok yumuşak ve doğal olmalı.

Özellikle yün giysiler, parfüm, vücut sabunları ve deterjan seçiminde dikkat edilmeli.

Stres: Bebekler hayatlarındaki tüm değişikliklerden çok fazla etkileniyor. Bu etkilerden en belirgini stres. Egzamanın en belirgin tetikleyicilerinden biri de bu.

Alerjenler: Günümüzde tartışılan konulardan biri de bu. Bazı uzmanlar ek gıdaya geçmiş bebeklerdeki egzamanın bir diğer nedeninin de alerjenler olduğunu söylüyor.

Bu uzmanlara göre bebeklerin diyetlerinden inek sütü, yumurta, narenciye ve fıstık gibi maddeleri çıkartarak egzamanın önüne geçebiliriz.

Tedavi

Nemlendiriciler: Vazelin veya kokusuz doğal kremlerle bebeğin cildi nemleniyor. Doğal nem oranı düzenleniyor.

Ilık banyo: Isı ve ter egzamayı hızlandırıyor. Bebeği düzenli ve sık yıkamak faydalı olabilir. 10 dakika ılık su yeterli. 

Banyo işe yaramazsa doktorla görüşülüp banyo suyuna antihistaminikler (alerji önleyici maddeler) eklenebilir.

Topikal steroidler: Bebeklerin ilaç kullanması tercih edilen bir durum değil ama bu gibi durumlarda ilaç kaçınılmaz olabilir.

Hidrokortizon krem ve merhemler egzamayı geriletiyor. Öte yandan fazla kullanımda cildin incelmesi gibi sorunlara neden oluyor.

Burada doktorun verdiği talimatlara uymak çok önemli.

Önlemek için ne yapılabilir?

Egzamanın ortaya çıkmasına (yinelemesine) karşı alınacak önlemlere bakalım. Kendini kaşımasını engellemek için eldiven unutulmamalı.

Terletmeyecek, kol ve bacakları örtecek pamuklu ve bol giysiler önemli.

Banyo yaparken daha az sabun sürmeye dikkat etmeli. Başka ?

•    Vücut ıslakken nemlendirici sürülmeli

•    Bebek deterjanı kullanılmalı

•    Bebek eşyaları yıkanırken fazladan durulanmalı

•    Çok kalın (battaniye, yorgan gibi) örtülerden kaçınmalı

Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Bebek Hırıltısı Neden Olur ?

Bebeğiniz nefes alırken hırıltılar çıkarıyorsa seslerin neye benzediğini not edin. Aldığınız notlar nefes alma sırasında problemin nerde olduğunu anlamanıza yardım edecek. Bakalım bebeğinizin hırıltıları bu seslere benziyor mu?

Islık sesi. Burundaki hafif bir engel ıslık sesine benzeyen bir ses çıkmasına neden olur. Yeni doğan bebekler ağızlarından değil burunlarından nefes alır. Böylece ağzıyla yemek yerken burnuyla da nefes alabilir. Ancak yeni doğan bir bebekten bahsediyoruz. Minik burunlarının delikleri de bir o kadar minik olduğundan küçük bir sümük parçası, kuruyup kalmış süt nefes alma yoluna engel olabilir. Havanın giriş çıkışındaki bu küçük engeller ıslık sesine benzeyen bir sesin çıkma nedeni.

Çatlak sesli ağlama ve sert öksürük. Gırtlaktaki bir engel bebeğinizden tuhaf seslerin çıkmasına neden olabilir. Bu engel genellikle sümük olur. Çatlak sesli ağlamanın nedeni kuşpalazı hastalığı da olabilir.

Derinden gelen hışırtılı ses. Trake borusunda biraz daralma bile derinden nefes alırken hışırtılı bir ses gelmesine neden olabilir. Trake aslında gayet geniş bir boru, tıkanmanın nedeni gerçekten büyük bir engel olabilir. Trakemalazi isimli hastalık bu durumun arkasından çıkabilir. Bu hastalıkta trake dokuları yumuşar ve esner. Bebeğiniz nefes aldıkça ses çıkmasına neden olur. Üzülmeyin bu sağlık sorunu nefes almada problem yaratmaz.

Derinden gelen öksürük. Trake borusuyla akciğerleri birbirine bağlayan bronşlarda bir tıkanıklığın habercisi.

Hırıltılı ıslık sesi. Bronşlardan gelen küçük hava yollarında engellerin olduğunun göstergesi. Bebeğiniz nefes alıp verdikçe ıslığa benzer bir sesin çıkmasına neden olur. Gelecekte bronşite ya da astıma dönüşme ihtimali var.

Hızlı ve kesik kesik nefes alıp verme. Havanın geçtiği küçük kanallardaki sıvı, bir virüsün ya da bakterinin neden olduğu bir enfeksiyon neticesinde zatürreye neden olabilir. Zatürre hızlı ve kesik kesik nefes almaya neden olur. Kesilmeyen öksürük nöbetleri, çatallı sesle birleştiğinde hemen bir doktora başvurulması gerekir.

Anne- babalara ipucu

Bebeğiniz iyiyken, sağlığı yerindeyken nefes alıp vermesine bakın. Nasıl göründüğünü ve kulağa nasıl geldiğini böylece öğrenmiş olursunuz. Dakikada kaç nefes aldığını hesaplayın. Düşündüğünüzden daha hızlı değil mi? Bu gayet normal. Ayrıca bebeğinizin nefes alıp vermesiyle ilgili neyin normal olduğunu iyice bilmeniz problem olabilecek durumları daha kolay anlamanıza yardımcı olur. Herhangi bir konuda şüpheye düşerseniz bebeğinizin sizi endişelendiren nefes alış verişini videoya çekip doktorunuza gösterebilirsiniz.

Ne zaman korkmalı?

Endişelenmenize hatta korkmanıza neden olması gereken durumlar şöyle:

Sürekli olarak artan nefes alıp verme hızı. Bir dakika içinde 50 – 60 nefesten fazlası.

Nefes almada güçlük. Bebeğiniz nefes almada zorlanıyorsa şunlar olabilir.

•    Homurdanma- nefes aldıktan sonra bebeğiniz homurdanır. Bu kapalı olan hava yollarını açmaya yardımcı olur.
•    Açma- bebeğiniz nefes alırken burun deliklerini açar. Ki bu da nefes alırken çok enerji harcadığını gösterir.
•    Çekilme- bebeğinizin göğsündeki ve sırtındaki kasların nefes alıp verirken gözle görülür bir şekilde hareket ettiğini görürsünüz.

Morarma. Morarmanın anlamı kanın akciğerlerden yeteri kadar oksijen taşıyamadığıdır. Cilt mavi renge döner. Dudak, tırnak ve dil gibi kanın çok gittiği bölgelerde bu değişim daha net görülebilir. Bazen bebeklerin elleri ve tırnakları da morarabilir, ancak vücudun geri kalanında sorun olmaz. Bu durumun akciğerlerle ilgisi olmadığını bilin, bebeğiniz sadece üşümüş olabilir.

Az yeme. Solunum sistemindeki sorunlar fark edilir şekilde iştahı da etkiler. Bebeğiniz çok beslenemez.

Uyuşukluk. Bebeğinizin akciğerlerinde bir sorun varsa enerji seviyesinin düştüğünü görebilirsiniz.

Ateş. Akciğerlerdeki her türlü enfeksiyon ateşin çıkmasına neden olur. Endişelerinizin yerli mi yersiz mi olduğunu öğrenmek için bebeğinizin ateşini kontrol edin.

Nefes alırken değişik sesler çıkarma nadir olarak solunum problemi olarak görülür. Ancak endişe verici solunum sorunları genellikle kalıcıdır. Bebeğinizin solunumu konusunda en ufak bir şüpheniz varsa hemen bir doktora başvurun.

Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Bebeğimin ateşi çıkarsa ne yapmalıyım?

Bebeklerde ilk birkaç ay yüksek ateş çok tehlikeli olabilir. Ateş nasıl ölçülür, önemli belirtileri nedir bilmelisiniz.

Bebeğin ateşi yüksekse işler kesinlikle yolunda gitmiyor demektir. Özellikle ilk birkaç ay, bağışıklık sisteminin henüz tam anlamıyla gelişmediği dönem dikkati elden bırakmamak lazım. 3 – 4 aylık olunca, sistemin taşları yerine oturunca risk kendiliğinden düşecek ama şimdi takviye şart. Bebeğin ateşini doğru ölçmek, belirtileri yanlışsız okumak öncelikli gereksinimlerden.

Ne kadar yüksek?

5 yaşın altındaki çocuklarda 37.5 C (derece) üzerindeki vücut ısısı yüksek ateş sayılıyor. 5 yaşından büyüklerde bu sınır 38 C.

Bebeğiniz hasta değilken ateşini ölçüp bir kenara yazın. Normal vücut sıcaklığını bilirseniz anormal olanı fark etmeniz kolaylaşır.

Ateş neden çıkar?

Birçok nedeni olabilir. Mesela bebeğinizi aşırı giydirmiş olabilirsiniz. Bebek giyiminde püf nokta: üstünüzde ne varsa bebeğe bir kat fazlası. Bu kadarı yeterli.

Yüksek ateş çoğu zaman enfeksiyona işaret ediyor. Bağışıklık sistemi bakteri, virüs gibi yabancıları algılıyor. Beyne kimyasal mesaj gönderiyor. Bu mesajla vücut sıcaklığı yükseliyor. Neden derseniz:

•    Virüsler, bakteriler sıcağı sevmiyor.

•    Artan sıcaklık bağışıklık sisteminin işini kolaylaştırıyor.

Kısaca yüksek ateş sorunun değil, çözümün parçası. Ateş söylemese enfeksiyonu nereden bileceğiz, nasıl mücadele edeceğiz?

Ne zaman endişelenmeliyim?

İlk aylarda ateşlenme önemli bir enfeksiyonun habercisi olabilir. Acil müdahale gerekebilir. 3 aylıktan küçük çocukların hepsinde bu geçerli; yüksek ateş tedavi edilmesi gereken önemli sağlık sorunlarından.

Ateşi geçelim. Kritik soru şu: bebeğiniz hasta mı görünüyor? Bebeğiniz hasta görünüyorsa, az yiyorsa, rahatsızsa, huysuzsa, ishali varsa, teninde kızarıklık ve döküntü çıkarsa ateşi olsa da olmasa da mutlaka doktora gitmelisiniz.

Bebeğinizin ateşini nasıl ölçersiniz?

Şu ana dek termometreye işiniz düşmemiş olabilir. Şimdi öğreneceksiniz. Ateş ölçmeye yarayan birkaç alet var. Seçim sizin. Ayrıntılara geçelim.

•    Kulak termometreleri doğru kullanımda güvenli, hızlı sonuç veriyor.

•    Çubuk termometreler alına koyuluyor. Vücudun iç sıcaklığından çok dış sıcaklığını gösteriyor. Çok kullanışlı ya da güvenilir diyemeyiz.

•    Ecza dolabının kuytusunda eski usul cıvalı termometre bulursanız kullanmayın. Bunlar çoktan antika oldu. Satışı bile yapılmıyor. Riski şu: cıvalı termometre kırılıyor. Küçük cam parçaları ete batıyor. Akan cıva zehirliyor.

Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Ani bebek ölümü sendromu nasıl önlenir?

Ani bebek ölümü sendromuna kısaca SIDS deniyor. Bebeğin ilk iki yılı SIDS açısından riskli. Ani bebek ölümü sendromunun kesin nedeni bilinmiyor. Ama tabii ki alınacak önlemler var. Riski azaltmak için yapabilecekleriniz:

Bebeğinizi sırt üstü yatırın.
Beşiğini kendi odanıza ya da odanıza yakın bir yere koyun.
Hamilelikte sigara içmeyin, bebeğiniz doğunca da onun yanında sigara içilmesine izin vermeyin.
Alkol, sigara ya da uyuşturucu kullanıyorsanız bebeğinizle aynı yatakta yatmayın.
Bebeğinizle birlikte bir koltuk ya da sandalyede uyumayın.
Çok sıcaklamasını engelleyin.
Kafasını sarmayın. Battaniyesi omuz seviyesini geçmesin.

Ani bebek ölümü sendromunu önlemenin ayrıntılarına bakalım:

Emzirme ve ani bebek ölümü

Emzirmek ani bebek ölümü sendromundan koruyor. Çünkü anne sütünde bebeğinize gereken tüm besinler var. Ayrıca anne sütü onu tam 6 ay boyunca enfeksiyonlardan uzak tutuyor.

Uyuma şekli ve ani bebek ölümü

Bebeğinizi beşiğin en uç kısmına yatırın. Bu ne demek? Her zaman ayakları beşiğin ucuna değsin, kafası değil. Ayrıca onu sürekli sırt üstü yatırmanız da faydalı. Böylece yüzünün kapanıp nefessiz kalma ihtimali ortadan kalkar.

İlk bir yıl uykusunda kontrol etmenizde fayda var. Zaten bir yıl sonra ani bebek ölümü sendromu riski de azalıyor.

Yatak ve ani bebek ölümü

Bebeğinizin yatağı çarşafı temiz, düz, su geçirmez olmalı. Hafif battaniyeler kullanabilirsiniz. Sakın yorgan ya da yastık gibi kalın şeyler kullanmayın. Çünkü o şu anda çok hassas. Başını örtmemek önemli. Çünkü ani bebek ölümünün bir nedeni de bu.  

Sigara ve ani bebek ölümü

Hamilelikte sigara içmek ani bebek ölümü sendromu riski anlamına geliyor. Hatta pasif içicilik bile riskli. Örneğin eşiniz içiyorsa bebeğiniz zarar görebilir. Bu kadarla da bitmiyor. Doğumdan sonra da onu sigara dumanından korumanız gerekiyor. En iyisi evinizde sigara içilmesine hiç izin vermeyin.

Sıcaklık ve ani bebek ölümü

Bebeğinizin vücut ısısının fazla artması da ani bebek ölümü sendromu riski taşıyor. Bebeğiniz terliyorsa üzerindeki örtüleri azaltmalısınız. Onun sıcak bir odaya ihtiyacı olmadığını bilmelisiniz. İdeal oda ısısı 18 derece. Üşüyecek diye korkmayın. Bunun dışında:

• Onu sakın sıcak su torbası ya da elektrikli battaniyeyle uyutmayın

• Soba ya da ısıtıcıların yakınında uyutmayın

• Direkt güneş ışığı almasına engel olun

Emzik ve ani bebek ölümü

Uyurken emzik verilmesi tartışmalı bir konu. Bazı uzmanlar bunun ani bebek ölümü sendromu riskini azaltacağını düşünüyor. Bazılarıysa emziğin uyurken zararlı olabileceğini savunuyor.

Bebeğinizi emzirerek besliyorsanız bir aylık olana dek ona emzik vermeyin.

Bebeğiniz uyurken emziği atıyorsa da telaşlanmanız gerekmez. Her bebek emzik sevmez; aldığınız emziğin şeklini ve yumuşaklığını beğenmemiş de olabilir. Bu durumda başka

bir tane deneyebilirsiniz. 

Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Bebek ve Talasemi Hastalığı

Talasemi vücuttaki alyuvarların ve hemoglobin hücrelerinin normalden az olmasına bağlı bir kan hastalığı. Kalıtsal bir hastalık. Talaseminin birkaç türü var: Alfa talasemi, beta talasemi, akdeniz anemisi ve cooley anemisi.

Hemoglobin, alyuvarların içinde bulunan ve kan hücrelerine oksijenin taşınmasını sağlayan bir madde. Hemoglobinin düşük olması anemi gibi hastalıklara davetiye çıkartıyor.

Talasemi çok ciddi boyutlarda değilse tedaviye gerek kalmayabilir. Talaseminin çok ciddi bir türüyle karşı karşıyaysanız düzenli kan nakline ihtiyaç duyabilirsiniz. Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz halsizlikle baş etmenizde yardımcı olabilir.

Talasemi belirtileri

• Halsizlik

• Zayıflık

• Nefes darlığı

• Soluk beniz

• Asabiyet

• Sarıya dönük ten rengi

• Büyüme gecikmesi

• Karın sancıları

• Koyu renk idrar

Talaseminin belirtileri hastalığın türüne ve ciddiyetine bağlı olarak değişebilir. Bazı bebeklerde doğumda talasemi belirtileri görülürken, bazılarında 2 yaşına kadar görülmeyebilir.

Talasemi nedenleri

Talasemi hemoglobin üreten DNA hücrelerinin mutasyona uğraması sonucu ortaya çıkar. Mutasyona uğramış genler anne babadan çocuğa geçebilir.

Mutasyona uğramış genler hemoglobinin normal olarak üretilmesine engel olur. Hemoglobin seviyesi düşer, alyuvarlar zarar görür; anemi başlar. Anemi olan bir kişide yeterli düzeyde oksijen taşıyacak alyuvar bulunmaz. Bu da yorgunluk hissine neden olur.

Alfa talasemi

Mutasyona uğramış 4 hemoglobin geni bu türü ortaya çıkarır. Çocuk bu genlerin ikisini anneden, ikisini babadan alır.

Değişime uğramış 1 gen: Bu türde talaseminin hiçbir belirtisine rastlanmaz. Bu kişi taşıyıcıdır ve çocuklarına geçirebilir.

Değişime uğramış 2 gen: Bu tür alfa talasemi minör olarak adlandırılır. Belirtileri hafif olur.

Değişime uğramış 3 gen: Bu türeyse hemoglobin hastalığı denir. Belirtiler daha ciddidir.

Değişime uğramış 4 gen: Alfa talasemi majör olarak adlandırılır. Bebeğin doğmadan ya da doğduktan kısa süre sonra ölümüne neden olabilir.

Beta talasemi

Beta hemoglobin zincirindeki 2 genle alakalı. Birini anneden diğerini babadan alır.

Değişime uğramış 1 gen: Beta talasemi minör denir. Belirtiler hafiftir.

Değişime uğramış 2 gen: Beta talasemi majör ya da Cooley anemisi olarak anılır. Belirtiler ciddidir. Hasarlı iki hemoglobin geniyle bebekler sağlıklı doğar fakat ilk iki yıl belirtiler ortaya çıkmaya başlar.

Talasemi riskleri

Ailenin sağlık durumu: Talasemi anne babadan değişime uğramış hemoglobin genleriyle çocuğa geçer. Ailenizde talasemi hastası varsa riskli bir durumda olabilirsiniz.

Belirli ırklar: Talasemi bazı bölgelerde daha yaygın. Akdeniz çanağı, Asya, Afrika ve Ortadoğu’da daha sık rastlanıyor.

Talaseminin yan etkileri

Aşırı demir yüklenmesi: Hastalıktan ya da kan naklinden dolayı talasemi hastalarında aşırı demir yüklenmesi söz konusu olabilir. Demirin fazla olması kalbe, damarlara, salgı bezlerine ve vücudun işleyişine zarar verir.

Enfeksiyon: Talasemi hastaları yüksek enfeksiyon riski altındadır.

Kemik bozulmaları: Talasemi kemik iliğinin büyümesine ve kemiklerin genişlemesine neden olur. Kemik iliği büyümesi kemikleri zayıflatır; kırılmasını kolaylaştırır.

Dalak büyümesi: Dalak vücudun enfeksiyonla savaşmasından ve hasarlı kan hücrelerinin atılmasından sorumludur. Alyuvarların azalması dalağın işini zorlaştırır. Daha çok çalışmasına neden olur. Dalak çok çalıştıkça büyür. Fazla büyürse alınması gerekir.

Gelişim bozukluğu: Anemi hastası bebek geç büyüyebilir. Çocukluk da talasemi hastalarında da gelişim gecikebilir.

Kalp problemleri: Ciddi talasemi vakalarında kalpte ritim bozukluğuyla karşılaşılır.

Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Bebekte ishal nasıl önlenir?

Bebeklerde kaka büyük mesele. Ne renk olmalı? Yoğunluğu nasıl olmalı? Yeşil olursa telaşlanmalı mıyız? gibi bir sürü soru var anne babaların aklında. En önemlisi ishal. Acaba neden olur? İshalde ne yapmak gerekir? Kakası bir anda daha sulu, daha sık ve daha fazlaysa ishal başladı diyebilir miyiz? 

Bebek neden ishal olur? 

Bebek dünyanın en hassas şeyi; her şeyden hemen etkileniyor. Bebekte ishal beslenme alışkanlığından enfeksiyona birçok nedenle ilişkili olabilir. Örneğin:

• Bir virüs, bakteri ya da parazit.

• Yiyecek – içecek alerjisi. İlaç alerjisi.

• Aşırı düzeyde meyve suyu tüketimi.

• Zehirlenme.

• Bakterili yiyeceklere – içeceklere temas etmek.

Bebekte ishali önlemenin yollarından en önemlisi elleri sürekli temiz tutmak. Yemekten sonra, banyodan sonra bebeğinizin ellerini sık sık yıkayın. Emeklemeye başlamışsa işiniz daha zor. Eller yerlere sürülüyor, dolaplara değiyor, ardından parmaklar emiliyor. Sonuç: bakteriler, virüsler ağıza doluyor. Yerleri her zaman temiz tutmanız çok önemli.

Bebekte ishalin etkileri

Bebekte ishal normal su ve elektrolit dengesini altüst ediyor. İshal sırasında çok fazla su ve elektrolit kaybedildiği için bebek dehidrasyona uğruyor. Susuz kalıyor. Üstelik bu sadece 1 – 2 gün içinde oluyor.  Dehidrasyon çok tehlikeli. Özellikle de yeni doğanlarda.  

Bebekte ishal sonucu oluşan dehidrasyon belirtilerine bakalım:

• Bebeğin bezinde normalden daha az idrar

• Eskisinden daha asabi ve sinirli görünmesi

• Susama işaretleri

• Ağız kuruluğu

• Ağlarken gözyaşı akmaması

• Uyku sersemliği, uyuşukluk

• Kafasında yumuşak çukurluklar

• Cildin eskisi gibi esnek olmaması

Belirtilerden bazıları sizin bebeğinizde de varsa hemen doktora götürün. Acilen doktora gitmenizi gerektiren başka belirtiler de olabilir. 6 aylıktan daha ufaksa, ateşi yüksekse, karnı ağrıyorsa, kakasında kan görürseniz, kırmızı – siyah veya beyaz kaka yapıyorsa, uyuşuksa ya da kusuyorsa da doktora gitmelisiniz. 

Bebekte ishal tedavisi

Bebekte ishal tedavisi kesinlikle doktorun önerdiği şekilde olmalı. Doktorlar reçetesiz satılan ishal ilaçlarını çocuklara ve bebeklere önermiyor. Bebeğinizin doktoru bakteriyel enfeksiyon ya da parazit varsa çeşitli antibiyotikler önerebilir. İshal çok ilerlemişse, damar içi sıvılarla bebeğinizin daha kolay iyileşmesi sağlanabilir. 

Bebekte ishal varsa sizin de evde alabileceğiniz bazı önlemler var. Doktorunuzun önerisiyle bebeğinize ağız yoluyla verilen solüsyonlardan içirebilirsiniz. 

Katı mamaya geçtiniz mi? O zaman onu hafif yiyeceklerle beslemelisiniz. Örneğin muz ya da elma ezmesi. Tabii bol bol su içmesini sağlamanız en önemli kurallardan. Bebekte ishali kötüleştirecek yiyeceklerden de uzak durmalısınız. Örneğin yağlı, lifli yiyecekler, süt ürünleri ya da tatlılar ishali ilerletir. Bir süre bunlardan uzak durmakta yarar var.  

Emziren annelere daha fazla iş düşüyor. Çünkü olay sadece bebeğin beslenmesiyle bitmiyor. Emziriyorsanız kendi beslenme alışkanlığınızı da değiştirmeniz gerekiyor. Bebekte ishali kötü etkileyecek yiyeceklerden kaçınmalısınız.  

Bebekte ishal bakteri ya da virüs yoluyla kapılmışsa bulaşıcı özellik taşıyor. Bebeğinizin altını değiştirdiğinizde ellerinizi sabunla yıkamayı ihmal etmeyin. Alt değiştirme alanı da sürekli hijyenik olmalı. Bu süreçte bebeğinizi mümkün olduğunca evde tutmaya özen gösterin. Böylece daha kolay iyileşebilir. 

Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Bebekler neden kolik olur?

Ne yaptıysanız bebeğinizi susturamadınız, belli ki başka derdi var. Bebek ağlaması durmuyorsa kolik olabilir. İyi ama bebekler neden kolik olur?

Şu dünyada ağlayan bebekten daha sinir yıpratıcı pek az şey var. Bebeğinizi ne yaptıysanız susturamadıysanız cevap kolikte, yani karın ağrısında gizli olabilir. Altı temiz, karnı tok, ateşi yok neden ağlıyor demeyin; baş etmeye çalıştığı çok büyük bir derdi olabilir: kolik

Kolik her beş bebekten birinde görünen yaygın bir sorun. Bebeğinizin saatlerce kesintisiz ağlamasıyla anlaşılabiliyor; başka yolu yok. Bazen saati değişebiliyor ama genelde günün hep aynı zamanında bebeğiniz ağlama nöbetlerine giriyor.

Koliğin nedeni hala belli değil. Teşhis için test de yok. Kolikli bebeklerin gelişmemiş sindirim sistemleri ya da sinir sistemleri olduğu yönünde bazı teoriler var. Henüz hiçbiri kanıtlanamadı.

İlaç = zaman

İyi haber: kolik olan bebeğiniz fiziksel tehlike altında değil. Çözüm basit: beklemek. Kolik kendini tekrarlayan bir hastalık değil. En azından buna dair bir kanıt yok. Bir çocuğunuzda görülmüş olması diğerlerinde de görüleceği anlamına da gelmiyor.

Kolik genellikle bebeğinizin 2 – 4 haftalarında görülür ve 3 – 4 ayında ortadan kalkar. Tedavisi yok. Bebeğinizin kendi kendine aşması gereken, sizin beklemekten başka bir şey yapamayacağınız bir acayip sorun. Beklerken bazı önlemler alabilirsiniz tabii ama hastalık kendi kendine geçene dek elinizden bir şey gelmez.

Günlük tutun

Koliğin tedavisi yok diye bağırıyoruz. Bu durum ebeveynlerin bebeğin acısını görmezden geleceği anlamına gelmiyor. Altını değiştirdiniz, karnını doyurdunuz, suyunu da verdiniz ama hala susmadıysa doktorunuzla konuşun: belki başka bir sorunu vardır.

Bebeğinizin derdinin ne olduğunu daha rahat anlayabilmek için günlük tutun. Böylece koliği neyin tetiklediğini bulabilirsiniz. Emziren anneyseniz süt ürünlerini azaltmanız işe yarayabilir. İnek sütü bazen bebekleri rahatsız edebilir; protein hassasiyeti oluşmasına neden olabilir. Soya mamaları ve süt de minik midesini hasta edebilir. Bu durumda hipoalerjenik mamaları tercih etmeninizin yardımı olabilir.

Karar kolik yönünde çıktıysa sakin olun. Ağlamak bebeklerin yetişkinlerle iletişim kurma biçimi. Verdiğiniz cevaplar onu dinlediğinizi, onunla ilgilendiğinizi gösterir. Ortada hiçbir şey yokken bebeğiniz sürekli ağlıyorsa görmezden gelmek yerine ilgi gösterin. Araştırmalar böyle durumlarda ağlama sıklığının günden güne %30 – %40 azaldığını gösteriyor.

Kimsenin suçu yok

Ebeveynlerin hatası ya da deneyimsizliği koliğe neden olmaz. Rahatlayın. Gergin olmanız bebeğin daha kötüye gitmesine neden olabilir. Omuzlarınızı ve ellerinizi rahat bırakın. Bebeğinize gülümseyin.

Başka pozisyonlar deneyin. Bazı bebekler battaniyeyle kundak yapılmayı sever. Ten tene iletişim de yardımcı olabilir. Bebeğinizin arkasını döndürün, karnına elinizi koyun, sırtından da hafif baskı yapın. Bu pozisyon onun biraz rahatlamasını sağlayacak.

Banyo yaptırın. Ilık su bebeğinizi rahatlatacak.

Dekoru değiştirin. Araba gezisi gibi ritimli sesler bebeğinizin dikkatini çekebilir. Arka plandaki düzenli seslerin de bu anlamda yardımı olabilir. Elektrikli süpürge, çamaşır makinesi ya da radyo ilgisini karın ağrısından başka yöne çekebilir.

Mola verin. Arkadaşlar, akrabalar ya da iyi bir bakıcı arada nefes almanızı sağlayabilir. Sabrınız taşıyorsa mola verin. Bebeğinizi arkadaşınıza, akrabanıza ya da güvenilir bir bakıcıya emanet edin.

Unutmayın: kolik gelip geçici bir durum. Gülseniz mi ağlasanız mı şaşırdıysanız fotoğraf çekmek de iyi bir çözüm olabilir. Büyüdüklerinde ağlarken, bağırırken çekildikleri bu fotoğraflar hem sizin hem de çocuğunuz için eğlence kaynağı olabilir.

Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Bebeğim neden yemiyor?

Siz onlarca hile yapın, olmadık kılıklara girin bebeğin inadı inat. Yemek istemezse yemiyor. İyi de neden? Bebeğim neden yemiyor diye isyan etmeyin, yazımızı okuyun.

Bazen sadece istemediği için yemiyor. Çünkü ona zorla bir şey yaptıramazsınız. Ama bazen de altında yatan başka nedenler olabiliyor. Anlamak için bebeğin dilini çözmek gerek. 

Yemek istemiyor

O bir bebek diye sizin istediklerinize uymasını beklemeyin. O da insan. Yemek istememesinin birçok nedeni olabilir. Karnı aç değildir, yorgundur ya da hastadır. Bazen de sadece canı yemek istemiyordur. Zorlamayın. Acıktığında yiyeceğine emin olabilirsiniz. Yani eğer kaşığı ittiriyor, ağzına zorla tıktıklarınızı çıkartıyorsa rahat bırakın.

Yeni bir yemekten çekiniyor

Nerdeyse tüm bebekler yeni bir yiyecek gördüklerinde onu yemeyi reddederler. Hatta bu durum aylarca sürebilir. Bebekler zaten yeni dünyada huzursuz. Bilmedikleri yemeği önüne koymanız onları daha da huzursuz ediyor.  Peki yeni bir yemeği ona nasıl kabul ettireceğiz:

• Bebeğinizin yeni yemeği kolayca kabul etmesi için onu bildiği bir yiyeceğin şekline sokarak yedirmeyi deneyebilirsiniz. 

• Onu zorlamadan ve az miktarda yedirerek başlayın. 

• Unutmayın. Zaten tadını sevince daha fazlasını isteyecek. 

• İlla ki yemek istemiyorsa da çok fazla üstelemeyin. Tadını beğenmemiş olabilir.

Mızmız bebek

Birçok annenin şikayeti bebeğinin yemeği zorla yediği. Birçok bebeğin de ortak özelliği mızmızlanmak.

Aslında bebek yemek yerken mızmızlanıyorsa birden fazla nedeni olabilir. Diş çıkarması, yorgunluk ya da katı mamaya hazır olmaması. Daha bir sürü nedeni olabilir. Bebek stresli ve huzursuz bir canlı. Onu rahatlatmak için en sevdiği ya da en iyi bildiği şeyi yedirin. 

Midesi bulanıyor

4 – 6 aylık arasında bebeklerin çoğu katı mama yemek için hazır oluyor. Ama bazıları da bunu fazla zorlu buluyor. Peki sonuç? Öğürme, mide bulantısı. 

Bebeğiniz katı mamaları yemekte zorlanıyorsa kaşığa daha minik yudumlar koymayı deneyebilirsiniz. Ama anormal bir durum görüyorsanız da doktora başvurmanızda yarar olacak.

Yere yedirdi

Bebekler oyun sever. Neyle oynadığı da önemli değil. Mama da bunlardan biri. Mamayı masaya, yere, halıya hatta kendi suratına yedirebilir. Bu genellikle 9 aylıktan itibaren başlıyor. Bu bebeğinizin artık kendi yeme alışkanlığını kontrol edebildiğini gösteriyor.

Alerjisi olabilir mi?

Yiyecek alerjileri bazen bir anda ortaya çıkar. Bebeğiniz aniden kusmaya, ağlamaya başladıysa bundan şüphelenebilirsiniz. Çocuklarda en sık karşılaşılan yemek alerjileri: süt, yumurta, soya, midye, fındık. 

Zehirlenme ya da alerjiden daha yaygın olanı gıda intoleransı. Belirtileri aynı ama gıda intoleransı sindirim sistemiyle ilgili. 

Yiyor ama kusuyor

Bebek her emdiğinde birazını çıkarır. Bu evrensel bebek kuralı. Bir tür reflü. Bunu önlemek için yemek sonrası oyunlu aktiviteleri azaltabilirsiniz. Biraz daha az yedirmek de bir seçenek. Böylece yemek fazlasını çıkaramayacak. 

Bu sıradan kusmaların yanında anormal bir durum görüyorsanız altında başka bir neden olabilir. Örneğin hastalık, enfeksiyon ya da zehirlenme. 

Pilor stenoz da kusma nedenlerinden. Atıkların bağırsaktan çıkamama durumuna deniyor. 

Kategoriler
Bebek Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Bebeklere hangi aşılar yapılır?

Bebekler daha anne karnındayken virüslerin hedefi. Onları korumanın birçok yolu var. En önemlisi aşılar. Bebeklere hangi aşılar yapılır görelim.

Aşılar. Bilinçli olmak önemli. Aşıları eksik diye bebeğin hastalanmasını kim ister? Üstelik risk sadece bebekleri kapsamıyor. Aşılar ömürlük koruma sağlıyor. 

Bebeğinizin ilk 24 ay içinde olacağı aşılar.

Hangi aşı ne işe yarar?

Verem aşısı (BCG): Eskiden ince hastalık denirdi. Şimdi tüberküloz. Mikrobakteriyum tüberkülozla yayılıyor. Öksürmeyle, tükürmeyle bulaşan damlacıklar, tozlar, mikrobun bulaştığı yiyecekler ya da çatal kaşıklar yaygın bulaşma yolları. Belirtileri yorgunluk, nefes darlığı, öksürük. BCG genellikle ciğerleri etkiliyor. Kemikler, eklemler, böbrekler de yıkımdan payını alıyor. Bebeklik döneminde aşılar aksatılmamalı.

Karma aşı: Bu aşı bebeği 5 hastalıktan korur. Difteri, tetanos, boğmaca, çocuk felci, HIB. Karma aşı 2, 3, 4 ve 12. ayda, bir de 4 yaşında yapılır. Difteri nefes sorunları, öksürme hatta kalp yetmezliğine neden oluyor.

Tetanos kas ağrısı boğmaca müthiş öksürük demek. Yedirmez, içirmez, nefes bile aldırmaz. HIB ise kan zehirlenmesi, zatürre, menenjit gibi sorunlara yol açıyor. Özellikle 5 yaş altı çocuklarda yaygın. Aşılar geliştirilmeden bu hastalıkların hepsi çok tehlikeliydi. Şimdi endişeye gerek yok. Önemli nokta: Bu aşılar sadece bebeklikte değil, yetişkin dönemde de koruyor.

Çocuk Felci (Polio): Çocuk felci aşısı karma aşı ile aynı anda yapılıyor. 

Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak: Üçü de çok sık yakalanılan, çabucak bulaşan hastalıklar. Sadece bebeğinize değil, daha önceden olmadıysanız kendinize de yaptırmanız yararınıza. Bulaşıcılıkları, çirkin görünmeleri bir yana hepsi de çok tehlikeli. Kabakulak erkeklerde kısırlık yapabilir. Kızamık hamile kadınlarda müthiş tahrip edici olabilir. Kızamıkçık beyne kalıcı zarar verebilir. 

Hepatit A: Hepatit A karaciğer yetmezliğine neden olan bir virüs. Grip gibi belirtilerle başlıyor. Peşinden sarılık, karın ağrısı, kusma geliyor. Yemeklerle, suyla, öksürükle, öpmekle hatta sarılmakla bulaşabilir.

Hepatit B (Sarılık): Hepatit B Hepatit A’dan farklı. Aslında o da aynı şekilde başlıyor. Kanla ya da cinsel yolla bulaşıyor. Hamile bir anne karnındaki bebeğe sarılık bulaştırabilir. Bazı bebeklere Hepatit B aşısına ek olarak immunoglobulin de vermek gerekir. 

Suçiçeği: Aşı zayıflatılmış suçiçeği virüsünden yapıldığı için vücudun bebeklikten bağışıklık kazanmasını sağlıyor.