Kategoriler
Kalp Sağlığı Sağlık

Kalp Krizi ve Kalp Yetmezliği Hakkında Ayrıntılı Bilgi

Kalp Hastalığı

kalp_hastaligi (4)Kalp, sevgiyi temsil eden ve kanın vücudumuza dağılımını sağlayan organımızdır.
Ritmik kasılmalarla kanın pompalanmasını sağlar ve insanın ansal duygularında ritmi değişir. Bu ritim değişikliklerine bağlı olarak insanın duygusal organı olarak düşünülür. Örneğin heyecanlandığımızda kalp atışımız hızlanır, daha çok şişer. Bu ise bütün vücudumuzdaki kan dolaşımını etkiler ve dolayısıyla vücudumuz tamamen etkilenir.

Bilinen bütün canlılarda geçerli olan bir kural vardır; kan dolaşımı sağlanmazsa canlı hayatta kalamaz. Bunun içinse kalbe ihtiyaç duyulur. Yani bütün canlıların hayat merkezi kalptir. Vücuttaki diğer kaslar gibi kalbin de düzgün çalışması için oksijene ihtiyaç vardır ve bu ihtiyacını karşılaması için besleyici damarlar olan “koroner arterler” bulunur.

Kalp ile ilgili yaşanan genel sorunlar kalp kapakçığı rahatsızlıkları, kalbin yapısından kaynaklı anormal rahatsızlıklar, kalp damar yolları rahatsızlıkları ve kalp ritim rahatsızlıklarıdır. Damar yollarındaki rahatsızlıklardan olan damar sertliği, kalp hastalıklarının en tehlikelisidir. Çünkü kalbin asıl işlevi olan damar yolları ile kanın vücuda pompalanma görevine engel olan en büyük unsurdur. Damar sertliği, yağların artması ile damar yollarının yapısındaki bozulmadan kaynaklanır. Yağ biriktikçe damarlar daralır ve kanın pompalanmasına engel olur. Damarlar, esnek yapısını kaybettikçe kan basıncı artar ve damarların duvarları zedelenir. Zedelenmeden sonra pıhtılaşma olur. Pıhtılaşma da damar yollarını tıkar. Kan akımı oldukça azalır.

Kalp Krizi Nasıl Oluşur

kalp_hastaligi (3)Damar yollarının tıkanıp kan akışını azaltması sonucu kasların oksijensiz kalıp kalıcı hasara uğramasına sebep olur ve bu olay da kalpte düzensizliğe ve ritim bozukluğuna sebebiyet verir. Bu durumlarda da kalp krizi gerçekleşir.

 

 

 

Kalp Yetmezliği Nedir?

kalp_hastaligi (1)Kalpteki her hangi bir rahatsızlık nedeni ile kalbin kan pompalama görevini yeteri kadar yapamıyor olmasıdır. Kalp krizi sonrası oluşan hasarlar, kan basıncının artması ve virüs enfeksiyonları kalp kasının zayıflamasına neden olur. Kalpte tek yönlü dört kapakçık vardır ve bunlar kanın tek yönlü olarak akmasını sağlamakla görevlidirler. Bu kapaklardan bir tanesi açıp kapama görevini aksatırsa, bu sorunlu işlev kalp yetmezliğine sebep olabilir. Kalp yetmezliği sonucu olarak kan dolaşımı yavaşlar. Bu durumda kalp vücudumuz için gerekli olan besini ve oksijeni yeterli miktarda pompalayamaz ve biriken kan kalpteki basıncı arttırır. Bu artan basınç vücuttaki diğer organları da doğrudan ya da dolaylı olarak etkiler. Mesela, kalpte biriken kanın bir kısmı akciğerde birikip akciğerde sıvı birikimine sebep olabilir. Bunun yanında zayıflayan kan dolaşımının sonucunda dolaşıma dönemeyen kan bacaklarda birikerek şişmelere sebep olabilir.

Göğüs Anjini

Kalp damar tıkanıklığı nedeniyle kalbe kan ulaşamaması durumudur. Bu durumda kişi kendi vücudunu yormuyorsa kalbe normal seviyede kan gidebilir. Fakat anjin hastası, spor yaparken, merdiven çıkarken, koşarken veya üzüntü, heyecan verici bir olayla karşılaştığında, yani daha çok oksijene ihtiyaç duyduğu bir dönemde ağrı hisseder. Anjinin ilk belirtileri göğüste ağırlık hissi ve göğüste sıkışmadır. Göğüs anjini, damar tıkanıklıklarının başlangıcı sayılabilir. Geç olmadan doktora görünmek en mantıklı seçenek olacaktır.

Kalp Rahatsızlıklarına Yatkınlık Unsurları

En önemli unsurlar genetik olanlardır. Mesela şeker hastası olan bir insanın kalp rahatsızlıklarına yatkın olması daha yüksek orana sahiptir. Stresli bir yapıya sahip insanlar da normalden yüksek bir oranda kalp rahatsızlığına yakalanabilir. Ailede daha önceden kalp rahatsızlığı geçirmiş birey varsa, kişinin kalp rahatsızlığı yaşama riski de yüksektir. Aileden gelen kalıtsal yüksek kolesterolü olan kişi tedavi edilmezse anjin hastası olabilir. Zamanla damar yolları tıkanır. Ve kalp ile ilgili büyük sorunlar yaşar.

Aileden kaynaklı olmayan kalp rahatsızlıklarını genel olarak sigara, alkol, yağlı gıdalar, düzensiz beslenmeden kaynaklı yağ birikmeleri tetikler.

Günümüzde kalp hastalığının teşhisi daha doğmamış bebeklerde bile yapılabiliyor. Erken teşhis ve tedavi seçenekleri hayatımızın yönünü olumlu yönde değiştirir.

Korunma Yolları

Egzersiz yaparak kan basıncını düşürebiliriz ve kalp sağlığımızı koruyabiliriz. Düzenli beslenerek, bolca meyve ve sebze tüketerek yağlanmaları ve dolayısıyla kalp damar tıkanıklıklarını, damar sertleşmelerini engelleyebiliriz. Ve zararlı alışkanlık olan sigaradan uzak durmak da iyi bir seçenektir. Biliyoruz ki sigara kanın pıhtılaşmasına ve damar tıkanıklıklarına neden olur. Bu da kan dolaşımımızın azalmasına neden olur. Vücudumuzda kan dolaşımı sağlanamazsa oksijen dağılımı ve ısınma sağlanamaz. Kalıcı kas rahatsızlıkları olur. Ve bu, sigaranın zararlarından sadece kalp ile ilgili olanıdır.

Kalp Krizi Geçirdiğimizi Nasıl Anlarız?

Kalp krizinden önce göğüs ağrısı başlar ve sonrasında sıkışmalar kendini gösterir. Bu belirtiler genel olarak kalp krizi belirtileridir.

!!!! Kalp Krizi Anında Ne Yapmalıyız? !!!!

Kriz anında hemen en yakın sağlık kuruluşundan sağlık aracı talebinde bulunulmalı ve araç gelene kadar hastanın rahat hava alabilmesi için oda havalandırılmalı, kalabalık ve ses olmamalı, kravatı çıkarılmalı, kemer açılmalı, hareket etmemeli, başı yukarıda olacak şekilde uzanmalı.

Kişi yalnız ise ve yeterince gücü varsa nakil aracı gelene kadar kuvvetlice öksürmelidir, elbiselerini bollaştırmalı ve rahat nefes almaya çaba göstermelidir.

Kategoriler
Kalp Sağlığı

Sigara İçenlerin Kırık Yaraları Daha Geç İyileşiyor!

Sigara içmenin zararlarını hepimiz biliyoruzdur az çok. Şimdiki haberimiz yine sigara içenlere ve bunu çoğu kişinin bilmediğini iddaa ediyoruz.

Sigara içmenin kemik dokularının yeniden yapılandırılmasını geciktirdiği etkisi belirlendi.  Ayrıca sigara içenlerde ameliyat sonrası komplikasyın riskinin de arttığı vurgulandı.

Amerika Birleşik Devletleri Pennsylvania Üniversitesi’nden bilim adamlarının yaptığı araştırmalarda sigara içenlerin kırıklarının daha geç iyileştiğini ve ortalama 6 haftayı bulduğu belirlendi.

Bilim İnsanları 1457 sigara kullanan ve kol kemiği,kalça ve kaval gibi hastalıkları olan Toplamda 6 bin 480 hastayı inceledi. Yapılan incelemede sigara kullanmayanlarda iyileşme süreci ortalama 24 hafta olurken sigara içen insanlarda ise ortalam 30 haftayı bulduğu söyleniyor.

Ayrıca Sigara içenlerde ameliyat sonrası komplikasyonların da arttığı gözlendi. Araştırmacılar sigara içmenin daha fazla karbonmonoksite maruz kalmaya ve bunun sonucunda dokuların yeterince oksijen alamamasına neden olduğuna dikkat çekti.

 

AA

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Kalp Sağlığı

Ölüme En Çok Neden Olan Hastalık

Alınan verilere göre hastaların çoğu hastaneye yetiştirilmeden henüz daha yolda hayatını kaybediyor.

Prof. Dr. Erkan Kuralay’ın yaptığı açıklamaya göre Gelişmiş teknoloji imkanlarına rağmen hala en fazla ölüme sebep olan hastalıkların kalp ve damar hastaları olduğunu söyledi.

Kalbin çok çalışan bir organ olduğunu söyleyen doktor dakikada beş litre kan pompalamasına rağmen bu pompalanan kanın sadece %10 nunu kendisine alır ve yaptığı hayati fonksiyonlarını devam ettirir. Kaba taslak bi hesap yaparsak normal çalışan bir kalp günde 7 tona yakın kan pompalıyor. Buda yorucu olsa gerek.

 

Özellikle doğu bölgelerinde yaşamın zor olduğun yerlerde örnegin kars, erzurum gibi aşırı soğuk bölgelerde ambulanslar bile hareket edemezken evdeki hasta insanlar ve yaşlılara kim yardım edecek? Normal insanların bile çok zorlandığı soğuk kış günlerinde bazen ambulansın giremediği köyler oluyor. Çoğu hastaneye yetişemiyor ve hayatını kaybediyor.

 

İHA

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Kalp Sağlığı Sağlık

Acil Müdahale Ve Kalp Krizi Sırasında Yapılacaklar Nelerdir?

Bazen istemediğimiz olaylar gerçekleşir. Ve bunlar çok acil olaylar olup derhal bilen birinin müdahaleyi yapması gerekir. Ani kalp ölümü 35 yaş ve daha küçük özellikle erkek bireylerde daha çok görülmekle beraber Ani kalp ölümü başladığında ilk birkaç dakika müdahale edilirse ölümcül olmayabilir.  İşte yapabileceğiniz şeyler :

1. 112 ile veya Hastaneyle derhal irtibat kurun. Bu çok önemli!

2. Kalp masayı biliyorsanız yapın. Eger Doğru şekilde yapılırsa acil servis ekibi gelmeden önce bir kişinin hayatını kurtarabilirsiniz.

3. Erken defibrilasyon Yetişkinlerin çoğunda görülen ani kalp ölümleri fibrilasyonla ilişkilidir. Kalp ritmini eski haline getirmek için hızlı defibrilasyon gerekebilir. Bazı önemli işyerlerinde alışveriş merkezlerinde defibratör bulunur.

4. Gelişmiş Müdahale: Başarılı bir defibrilasyon işleminden sonra hastaneye kaldırılmalıdır. Bir müddet gözlem altında tutulmalı ve bakımı yapılmalıdır.

Kalp masajı nedir?

Kalp atışları ve nefes alışverişleri durmuş bir kişiye tekrar eski haline döndürmek için yapılan bir işlemdir. Burada dikkat edeceğimiz şey kalp masajı kalbi tamamen duran birinin kalbini yeniden çalıştırmak için mümkün değildir!

Defibrilasyon nedir?

Gögüs kafesinden başlayıp kalbe elektrik dalgaları yollamaya defibrilasyon denir. Defibratör ise bunu yapan alete denir. defibratör hastanın kalp ritmini tespit edip defibrilasyona ihtiyaç olup olmadığını gösterir.

Kategoriler
Kalp Sağlığı Sağlık

Sodyum Klorür’ün Kalp Sağlığına Etkisi

Genel olarak bir insanın tükettiği Sodyumun neredeyse tamamı sodyum klorürden oluşur. Buda kullandığımız sofra tuzlarından farklı değildir. Sodyum bir çok gıdanın içinde zaten mevcut olmakla beraber ekstra tuzlu birşeyler yiyip içmek vücudumuzu olumsuz etkiler.Vücudumuz sodyum klörürü sindirdikten sonra ortaya çıkan sodyum kan basıncınızı yükseltebilmekte olup konserve, donmuş gıdalar ve tuzlu kraker gibi yüksek miktarda sodyum içeren kaynakların fazla alınması sağlık konusunda gereksiz nedenlere yol açmaktadır.

İnsan vücudu fazla sodyumu genelde dışarıya atar. Fakan düzenli olarak çok aşırı miktarda sodyum klörür tüketirseniz böbrekleriniz zamanla işlevini yitirir ve vücudunuzdaki sodyum seviyesini düzenleyemeyecek hale gelir. Ve daha sonra kan oranı ve kan basıncınız yükselir. Kan basıncınız ortalama seviyesini geçerse bu hasar kalıcı olabilir. Aşırı miktarda tüketilen sodyum klorür yüksek kan basıncını yol açtığından sizi zayıflatır.  Damar çeperlerinde meydana gelen şişlik ve patlaklara yol açabilir. Ve bunların sonunda kan pıhtılaşmayabilir ve ölümcül risk oluşturur.

Çok fazla sodyum tüketimi atardamarlarda meydana gelen hasarlar kalp krizi riskini önemli ölçüde arttırır. Bir kan damarının içinde yer alan kan pıhtısı serbest kalıp kalbe giden bir koroner arterde tıkanıklığa yol açar ve kalp krizi gerçekleşmiş olur.

Kalp krizi sonrasında kalp kasları kalp sinirleri ve kalp kapakçıkları zarar görebilir. Yüksek kan basıncından dolayı komplikasyonlardan kaçınmak için sodyum klorür tüketimine dikkat etmemiz gerekir.

Aşırı sodyum tüketimi sebebiyle atar damarlarda gerçekleşen hasarlar kalp krizi riskini arttırır. Bir kan damarının içinde yer alan kan pıhtısı serbest kalıp kalpe giden bir koroner arterde tıkanıklığa yol açtığında kalp krizi gerçekleşir. Bu durum, gün içerisinde tükettiğiniz tuz miktarından bağımsız olarak her an görülebilir. Göğüste ağrı ve nefes darlığı gibi belirtiler zaman zaman görülse de kalp krizi hiçbir belirti olmadan da ortaya çıkabilir. Geniş tıkanıklıklar ölüme dahi yol açabilir.

Kategoriler
Kalp Sağlığı

Gaziantep’te Meydana Gelen İlginç Vaka

Gaziantep’te meydana gelen ilginç bir olay akıllara durgunluk verdi. Aort damaları yırtılan kadın apar topar hastanede ameliyat edildi. Yalnız bu ameliyatta kadının kan dolaşımı durduruldu ve öylece ameliyat edildi.

Hastanede yapılan açıklamaya göre bilinç kaybı ve göğüs ağrısı sebebiyle hastaneye gelen Fadıma Yalçın doktorların incelemesi sonucu aort damarında yırtılma tespit edildi. Yırtılmanın beyne doğru ilerlediğinin tespit edilmesi üzerine hasta apar topar ameliyata alındı. Hastanın vücudundaki kanın boşaltılıp belli dereceye kadar soğutuldu ve kan dolaşımı 36 dk. boyunca durduruldu. 5.5 saat süren başarılı ameliyat sonunda Fadıma yalçın sağlığına kavuştu.

Bu yöntemin kullanıldığı hastalarda görülebilecek en büyük riskin, organlarda ve beyinde oluşabilecek kalıcı hasarlar olduğunu aktaran Erdoğan, şunları belirtti:

”Bunu engellemenin tek yolu ise işlem süresini olabildiğince kısa tutmaktır. Literatürde belirtilen güvenli süre en fazla 60 dakikadır. Biz işlemi 36 dakikada gerçekleştirdik. Hastamız yoğun bakım sürecinden sonra sağlıklı bir şekilde uyandı ve zamanında müdahale yapıldığı için organlarında ve beyinde hasar meydana gelmedi.”

AA

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Kalp Sağlığı

Anjiyo Olmaktan Korkmayın

Ölüm riski olabildiğince düşük hatta…

Doç. Dr. Yüksel Aksoy, ”Anjiyo bize erken tanıyı sağlahemen yan, yürek krizi geçirildiği vakit da hem teşhis koyup hem de bunun üzerinden tedavi etme etme yapabildiğimiz olabildiğince kıymetli bir yöntemdir” dedi.

Aksoy, yaptığı bildiride, yürek krizinin önlenmesi amaçlı dünyada birden çok tedavi etme etme yönteminin geliştirildiğini anlatım etti.

Kalbin devimsel bir uzuv olduğu amaçlı tanısının da öbür hastalıklara benzemediğini anlatım eden Aksoy, yürek hastalıklarının kasılma sistemi, kalbi besleyen damarlar ve kalbin ileti sisteminde meydana geldiğini aktardı.
Aksoy, şu bilgileri verdi:

”Kasılma sistemi hastalıkları, büyük ihtimalle kalbi besleyen damarlardaki sorundan ortaya çıkıyor ve yürek kriziyle sonuçlanıyor. Yürek kasılması hastalıklarında büyük ihtimalle anjiyografi grafi uygulanıyor. Yürek krizinde ‘vakit’ altın değerinde. Anjiyografi bize erken tanıyı sağlahemen yan, yürek krizi geçirildiği vakit da hem teşhis koyup hem de bunun üzerinden tedavi etme etme yapabildiğimiz olabildiğince kıymetli bir yöntem. Hastalar anjiyodan korkmasın, vefat riski olabildiğince düşük, hatta olmayan bir tetkiktir.”

Anjiyo sonucuna gereğince hastaya uygulanacak tedavi etme etme yöntemlerinin tartışıldığını belirten Doç. Dr. Aksoy, böyle devamı etti:

”Kalp hastasına uygulanacak tedavi etme etme yöntemine yanlızca bir hekim yöntemlilik vermiyor. Cerrahi tedavide mahsus kalp-damar doktorlarına danışarak aksiyon ediyoruz. Yürek birinci dereceden yaşamsal bir uzuv olduğu amaçlı sütun yöntemlilik verilmiyor. Tanılara ve hekimlerin yorumuna gereğince harekete geçiliyor.”

”PARMAK DEĞİL, HAPAZ İÇİYLE GÖSTERİLİYORSA YÜREK AĞRISIDIR”

Anjiyonun, yürek damarlarından kaynaklanan meme ağrısı olan her yaşta kişiye uygulanabildiğini anlatım eden Yüksel Aksoy, şunları kaydetti:

”Bu ağrılar mahsus baskı-sıkıştırıcı tarzda meme ağrısı, göğsün sol aracılığıyla başlayıp sol koldan omuza yayılan, hastanın parmağıyla değil hapaz içiyle gösterdiği bölgesel ağrılardır. Hastalanmış yürek ağrısının sınırlarını belirleyemez. Nerede olduğunu gösteremez. Nokta şeklinde parmakla gösterilebilen ağrılar yürek dışı ağrılardır. Hapaz içiyle gösteriliyorsa yürek ağrısıdır. Bize yürek ağrısıyla gelen hastaların yüzde doksanı sol aracılığıyla ağrı şikayetiyle gelir çok seyrek de olsa ağrılar bazen esen tarafta oluşabilir.”
Doç. Dr. Aksoy, her bireyin belirtileri beklemeden, yılda bir kez kontrolden geçmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

AA

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Kalp Sağlığı

Çocuklarda morarma neyin habercisi?

Yeni doğan ve süt çocuğu döneminde görülen morarma ve kilo alamama belirtilerine dikkat!

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ayhan Pektaş, çocuklarda kalp hastalığının yeni doğan ve süt çocuğu döneminde morarma, kilo alamama, sık enfeksiyon ve kalp yetmezliği belirtileri olduğunu söyledi.

Pektaş, büyük yaş gruplarında çabuk yorulma, göğüs ağrısı, çarpıntı, bayılma ve kalp yetmezliği gibi belirtiler ile kendini gösterebileceğini belirtti.

Pektaş, “Ağır kalp hastalıkları anne ve babalar tarafından fark edilebilir. Ancak bazı kalp delikleri ve kapak hastalıkları adolesan döneme kadar bulgu vermeyebilir. Hatta aileler bu durum karşısında şaşkınlıklarını sıklıkla ifade ederler. Çünkü çocuklarının düzenli olarak çocuk doktoru kontrolü altında olduğunu, böyle bir şeyin olmasının mümkün olamayacağını belirtirler.” dedi.

Doğumsal kalp hastalıklarının görülme oranının yüzde 0,1 olduğunu ve hastalığın tedavisinde en önemli sürecin bebeğe anne karnındayken tanı koymak olduğunu ifade eden Pektaş, gebeliğin 17. ve 24. haftalarında ekokardiyografi sayesinde yüzde 80–95 oranında kalpteki yapısal anormalliklere tanı konabildiğini kaydetti.

Pektaş, “Bu bize ne kazandırır diye düşünürsek; öncelikle doğum sonrası acil müdahale edilmesi gereken bebekler için hazırlık yapılmasını ya da gerekli merkeze doğum öncesi yönlendirmemizi sağlar. Afyon’daki 3 aylık dönemimde 3 tane ağır kalp hastalığı olan vakamız oldu ve 2 tanesini ileri merkeze yönlendirdik. Ayrıca her yaş grubu için kalp ameliyatı yapılabiliyor. Çocuk ve bebeklerde morarma yapan kalp hastalıkları sıklıkla büyüme ve gelişme geriliğine sebep olmakla beraber morarma yapmayan kalp hastalıklarının da bir kısmı büyümeyi negatif yönde etkileyebiliyor.” diye konuştu.

Pektaş, kalp hastalığının toplum tarafından korku ile anıldığını belirterek, ancak günümüzde birçok kalp hastalığının tedavisinin erken tanı konulduğunda mümkün olabildiğini, ailelerin çocuklarının takiplerini düzenli bir şekilde yaptırmasını önerdiğini belirtti.

Pektaş, “Hastalık bulgularına sahip olan ailelerin çocuklarını mutlaka bir kez de olsa Çocuk Kardiyoloji Bölümünde muayene ettirmelerinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca hamile olan anne adaylarının da 17. ve 24. haftalarında eğer takip eden kadın doğum uzmanları gerekli görüyorsa fetal ekokardiyografi testini yaptırmalarını önerebilirim.” dedi.

CİHAN

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Kalp Sağlığı

Isınmayan ellerin sırrı çözüldü!

İşte özellikle kadınlarda görülen el ve ayak üşümesinin nedeni!

Erkeklere oranla kadınlarda daha fazla görülen, el ve ayakların sürekli üşümesinin nedeni ‘kan damarlarındaki daralma’ olduğu belirtildi.
 
İngiliz internet sitesi Daily Mail’de yer alan habere göre kılcal damarların gerçekleştirdiği mikrosirkülasyon sayesinde deri sıcak kalıyor. Ancak vücut herhangi bir soğukla karşılaştığı anda, kılcal damarları adeta “kapatıyor” ve kalp, akciğer gibi yaşamsal iç organları ısıtmak için çalışmaya başlıyor.

Bu sürece tıpta ‘kan damarlarındaki daralma’ deniyor. Soğukta kaldığımızda kol ve bacaklara, dakikada ortalama 0.02 litre daha az kan pompalanıyor. Bu bazen 2 ya da üç litre de olabiliyor. Yani vücut sıcaklığını önemli ölçüde etkileyecek bir miktar. Soğuk havalarda el ve ayakların vücuttaki en soğuk yer olmasının hatta bazen morarmasının sebebinin de bu olduğu belirtiliyor.

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Kalp Sağlığı

Türkiyede sigara kullanımı azalıyor

Aydın Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Şenol Okur, “Türkiye’de son 4 yılda 15 yaş üzeri nüfusta sigara kullananların sayısı yaklaşık 3 buçuk milyon azaldı” dedi

Sigara bağımlılığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna işaret eden Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Şenol Okur, “Birey karar verdiğinde bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerle bu hastalıktan kurtulmak mümkündür. Her şey kişinin karar vermesiyle başlar ama iç çatışmaları yüzünden bu kararı olabildiğince erteler, sonunda kişi bırakma gününe dek düşünmeme eğiliminde olur” diye konuştu.

HER 3 KİŞİDEN 1’İ TÜTÜN BAĞIMLISI
Dünyada yaşı 15’in üzerinde olan 1,2 milyar kişinin yani her üç erişkinden birisinin tütün bağımlısı olduğuna değinen Okur, bu kişilerin yüzde 80’inin orta ve gelişmekte olan ülkelerde olduğunu belirterek, “Türkiye küresel yetişkin tütün araştırması sonuçlarına göre 2008 yılında yüzde 31,2 olan ülke genelindeki sigara kullanma oranı 2012 yılında yüzde 27’ye düşmüştür. Yani son dört yılda 15 yaş üzeri nüfusta sigara kullananların sayısı yaklaşık 3 buçuk milyon azalmıştır. Bu oran özellikle halkın sağlığını korumakla görevli sağlık personelleri arasında daha dramatik şekilde kendini göstermiştir. Amacımız çocuk ve gençlerin bu maddeyi hiç denememelerini sağlamaktır. Bunun içinde ülkemizde sigara bırakma oranının artması gençlerin sigara ve tütün ürünleri içmenin normal bir davranış olmadığını benimsemeleri gerekmektedir” şeklinde konuştu.

“700 MİLYON ÇOCUK DUMANA MARUZ KALIYOR”
Tehlikenin sadece sigara içicileri ile sınırlı olmadığının altını çizen Okur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre 700 milyon çocuk, yani dünyadaki çocukların yarısı sigara dumanına maruz kalmaktadır. Sigara dumanı içinde siyanür, amonyak, karbon monoksit, naftalin, kadmiyum ve aseton gibi 4 binden fazla kimyasal madde bulunmaktadır. Bu dumana maruz kalmanın güvenli bir eşik düzeyi yoktur. Çocukların, hamile bayanların ve diğer içmeyenlerin soluduğu sigara dumanındaki bu maddelerin en az 81’nin kanser yapıcı ve zehirli olduğu bilinmektedir. Tıbbi ve bilimsel araştırmalar pasif içiciliğin kalp krizi, akciğer kanseri, astım krizi, çocuklarda solunum yolu hastalıkları, ani bebek ölümleri ve akciğer yetmezliği gibi ölümcül hastalıklara yakalanma tehlikesini artırdığını göstermektedir”

Tütün ve Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Yasanın önemli bir aşama olduğuna dikkat çeken Okur, oluşan dumansız hava sahalarının sigarayı bırakmak için önemli bir motivasyon olduğunu kaydetti. Okur, sigarayı bırakmayan isteyenleri Sağlık Bakanlığı Alo 171 Sigarayı Bırakma Hattı ile Aydın’daki Sigarayı Bırakma Poliklinikleri olan Aydın Merkez Toplum Sağlığı KETEM, Aydın Atatürk Devlet Hastanesi, Nazilli Devlet Hastanesi, Nazilli Verem Savaş Dispanseri, Kuşadası Devlet Hastanesi ve Didim Devlet Hastanesi’ne müracaat etmelerini istedi.

İHA

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Kalp Sağlığı

Hangi kalp hastalıkları tedavi edilebilir?

Uzmanlar doğumsal kalp hastalıkların büyük oranda tedavi edilebildiğini ancak bunun için belirli bir zaman periyotu olduğunu söyledi

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Akdemir, doğuştan gelen kalp hastalıklarının yüzde 90’ına yakınında açık cerrahi ya da kapalı tedavilerle nihai çözüm bulunabileceğini söyledi.

Akdemir, doğumsal kalp hastalıkların büyük oranda tedavi edilebildiğini ancak bunun için ”altın dönem” denilen belirli bir zaman periyotu olduğunu söyledi.

Doğumsal kalp hastalıklarının sebebinin tam olarak bilinemediğine işaret eden Akdemir, Bazı durumlarda genetik geçişin yüksek risk taşıdığını ifade ederek, nedenin kesin olarak şudur denemeyeceğini vurguladı.

Doğumsal kalp hastalıklarının birçok disiplini ilgilendiren bir hastalık olduğuna dikkati çeken Akdemir, şunları söyledi:

”Doğumsal kalp hastalıkları farklı bir konu ve gerçekten değişik bir disiplin adı altında izlenmesi gerekiyor. Anne karnındayken daha çok kadın doğumcuları ve embriyologları ilgilendiriyor. Doğduktan sonra çocuk kardiyologlarını ve çocuk sağlığı hastalıkları uzmanlarının incelemesi alanına giriyor. Belli bir yaşın üstünde de erişkin kardiyologlar tarafından takip ediliyor. Bu işin bir de cerrahisi var yani çoklu disiplin ilgilendiren bir hastalık grubu.”

ANNE KARNINDA TEŞHİS
Doğumsal kalp hastalıklarının anne karnında teşhis edilebileceğini dile getiren Akdemir, Türkiye’deki sağlık sisteminin geldiği noktada bu tür hastalıkların tespitinin kolaylaştığını söyledi.

Genelde kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının hastalarının tamamına ultrason yaptığını ve kuşku duyulan hastaların 2. düzey ultrasonla daha detaylı bir incelemeden geçirildiğini belirten Akdemir, yetişmiş uzmanlar tarafından yapılan bu detaylı taramayla bebekte ne tür kalp rahatsızlıklarının olduğunu, bu rahatsızlıkların ölümcül olup olmadığının tespitinin yapıldığını ifade etti.

”KALP BÜTÜN ORGANLARI İLGİLENDİREN HAYATİ BİR ORGAN”
Kalbin bütün organları ilgilendiren hayati bir organ olduğunun altını çizen Akdemir kalpteki herhangi bir gelişme kusurunun tek başına etkili olmadığını, genelde eşlik eden bir takım bulguların olduğunu söyledi.

”Örneğin bir yerde delik varsa diğer damarda daralma olabilir”diyen Akdemir, ”Kalbinde bir hastalık varsa böbreğinde de, beyninde de, gözünde de olma sıklığı artar. Bir takım hastalık birliktelikleri dediğimiz sendromlarla birlikte olabilir. Tek başına bir delik ya da tek başına bir doğumsal kalp hastalığı diye bakmamak lazım” diye konuştu.

Doğumsal kalp hastalıklarının teşhis edildikten sonra bir takım sınıflamalara tabi tutulduğunu aktaran Prof. Dr. Akdemir, ”Hastalıkların hemen hemen yüzde 90’ına yakınında açık cerrahi ya da kapalı tedavilerle nihai bir çözüm bulunabiliyor” dedi.

Doğumsal kalp rahatsızlıklarında doğumun kalp merkezlerinde yapılması gerektiğini belirten Akdemir, doktorlar olarak, doğar doğmaz müdahale gerektiren bebeklerin, pediatri merkezlerinde yapılması önerisinde bulundu.

AA

Kaynak: HaberTürk