Kategoriler
Bilgi Bankası Cilt ve Deri Hastalıkları Sağlık

Cilde Yararlı 5 Besin

Cildinizin Sağlığı İçin Yaralı 5 Besin Var !

Amerika diyeloqlarının yaptığı araştırmalara göre cilt için yaralı 5 gıda var. Bunların ayrı ayrı cilde yararları bulunmaktadır.Bu araştırmaya göre, bu ürünlerin belli periyotlarla düzenli olarak kullanımı sayesinde ciltte mucizeler yaratıyor. İşte ayrı ayrı cilde yararları ürünlerin, bu ürünler ile güzellik salonlarına gitmeden cildinizi parlak ve sağlıklı yapabilirsiniz.

Kakao: Yüksek düzeyde flovanollar var. Bu bitkisel madde antioksidan karaktere sahiptir ve cildi zararlı güneş ışınlarından korur. Ayrıca cildi daha pürüzsüz yapmak için duş alırken küvete 1/8 bardak kakao ve 1/3 bardak yağsız, kuru süt eklemek cildinize çok iyi gelecektir.

Lor: Kısmiyen içeriğinde yüksek düzeyde ağartı var ki, bu da kollaqqenin üretimi için gerekli olan besleyici maddedir. Ürünün içeriğinde bulunan lifli maddeler cildin genç görünmesini sağlar.

Çilek: C vitamini bakımından zengindir. Bu da cildi kötü ekologiyadan koruyor.

Avokado: Bu ürünler arasında güzellik kralıdır. Avokado antioksidan ve takas yağlı kislotlarla zengindir. Bu da cildi pürüzsüzleştirir.

Çay: Tüm çaylar cilt güzelliği için faydalıdır. Yeşil ve beyaz çay ise özellikle altını belirtmek istiyorum çünkü onların içeriğinde daha fazla antioksidan var.

Kahve: Cildi güneş ışınlarından korur, cildin gevşemesine ve kırışmasına neden olan kolajen ve elastinin dağılmasının önler.

Kategoriler
Cilt ve Deri Hastalıkları Sağlık

Sedef Hastalığına Mucize Çözüm

Sedef Hastalığına Mucize Çözüm

Kangal balığı küçük bir balıktır. Türkiye’nin Sivas bölgesinin Kangal ilçesinin Kavak köyünde göllerde ve nehirlerde yetişen sardalyaya benzeyen bu balıktan tedavi amacı ile kullanılır. Göğsü gümüşi, karnı lil rengindedir. 3-10 cm arasında olur. Şu anda Suriye’de, İran’da ve Irak’ta nehirlerde ve göllerde yaşıyor. Protein kıtlığı yaşayan balıklar aslında bu nedenle insanlara yaklaşır ve ciltteki ölü deri parçalarını kemirir.

Balık ancak derinin hasta bölümlerini ısırırlar. İşte bu yüzden o balıklara doktor balığı da denir. Belirtelim ki, tedavisi çok zor olan sedef hastalığını bu balıklar 21 günlük tedavi ile yok ediyorlar. Aynı zamanda yüz cildindeki sivilceleri da balıklar yok ediyor. Ellerde ve cildin başka bölümlerinde bulunan siyah pigment lekeleri de bu tedavi ile yok etmek mümkündür. Kangal balıkları ile temas sinirleri yatıştırır.

Türkiye’de keşfedilen Kangal balığının onlarca deri hastalığı ortaya çıktıktan sonra balığı yüzlerce ülkeye hırsızlık yolu ile kaçırıp çoğaltarak tıp alanında kullanmaya başladılar.

Almanya ve Singapur ülkeler Kangal balığını “Garra rufa” adı ile çoğaltıp dünyaya satıyor. Amerika, İngiltere, Rusya, İsveç, Almanya, Tayland’ın, Singapur’da Kangal balığının tedavisinden daha geniş kullanılır.

Kategoriler
Cilt ve Deri Hastalıkları Güzellik ve Estetik

Saç Ekimi Nasıl Yapılır? Yöntemleri Nelerdir?

Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Saç ekim işlemi birkaç seanslık bir iş olup gayet kolay bir işlemdir. Saçın çok olan bölgelerinden alınan kıllar saçın seyrek olan bölgelerine ekilir. Bu ekme işlemi kel olan bölgeye küçük borulu iğneler ya da bıçaklar yardımı ile ekilir. Yetenekli ve tecrübeli bir doktor ile gayet kolayca saç ektirebilirsiniz.

Tecrübeli bir operatör saç ektirecek olan kişinin kafasında diğer bölgelere nazaran saçların ne şekilde büyüdüğüne uygun olacak şekilde diğer taraftaki saçların ne şekilde büyüdüğüne ilişkin şekilde ektiği saçların açılarını ayarlar. Bu sayede ekilen saçlar daha doğal bir şekilde büyür ve gelişir.

Başka bir saç ekme yöntemi olan FUE, kurabiye kalıbı gibi küçücük bir delgi ile saçların alınıp yerleştirilmesi olayıdır. Bu yöntem diğerine göre biraz daha pahalıdır. Ama bu yöntemde üstteki yönteme nazaran ufak yaralar çıkmaz.

Ekilen Saçlar genelde iki yada 3 hafta sonra dökülmeye başlar. Bundan yaklaşık 2 veya 3 ay sonra aynı bölgede saç çıkmaya başlar.

 

Kategoriler
Cilt ve Deri Hastalıkları

Uyuşturucu Kullanmanın En Önemli Zararları Nelerdir?

Reçete ile veya sokaktan alınmış ne tür uyuşturucu olursa olsun uyuşturucu kullanan kişinin önce kendisine daha sonra çevresindekilere çok büyük zararı vardır. Uyuşturucu günümüzde her toplumu etkileyen ve çoğu kişinin kullanıp hayatını kaybettigi kötü bir alışkanlıktır. Uyuşturucu kullanan kişinin kurtarılması için günümüzde pek çok yöntem mevcuttur.

Uyuşturucu kullanımının tabiki çok çok fazla zararı vardır. Ama en önemli 5 özelliğini aşağıda detaylıca inceleyelim.

Bağımlılık

Uyuşturucu fena halde bağımlılık yapmaktadır. Bu bağımlılık hem fiziksel hemde psikolojik açıdandır. Fiziksel etkisi uyuşturucu alınmadığı zaman hastada bir takım yan etkiler ortaya çıkar ve hasta delirir. Bir an önce uyuşturucu bulayım ister.

Psikolojik bağımlılığı ise hemen hemen her tür uyuşturucunun ortak etkisidir. Uyuşturucu vücuda alınmadığı zaman bir an önce ilaç bulayım da hemen kendime vurayım ister. Bu durum hem çevreyi hem kendisini riske atmaktadır.

Aile üzerindeki Etkisi

Uyuşturucunun Aile üzerindeki etkisi de en az bağımlılık kadar önemlidir. Çünkü uyuşturucu bulamayan adam ya ailesine saldırır. Yada iyi görünüp arkaplanda bir takım işler çevirir. Sağdan soldan para çalar. Veya su faturası, kira gibi ödenekleri alıp hemen uyuşturucuya yatırır. Hamile kişilerin uyuşturucu kullanması bebeklerine geçebilir. Henüz doğmamış fetüse ciddi zararlar verebilir.

Topluma olan Etkisi

Uyuşturucu bağımlısı bir kişi toplumu çok büyük zarara uğratabilir. Uyuşturucu ile ilgili yasaların ve uygulama sağlamanın maliyeti çok büyüp olup sokaktaki uyuşturucu satan veya kullanan kişilerin toplanması gibi işlerin yapılması için devletimiz çok büyük para harcamaktadır. Alıcı ile satıcının işlediği suçlar ve şiddet çatışmaları ortaya çıkabilir.  Ve buda insanların huzurunu bozabilir.

Beyin Üzerindeki Etkileri

Uyuşturucu kullanımı halisünasyonlara sebebiyet verekte olup ruh halini bozabilir. İnsanları tetikleyebilir. Sağa sola saldırmalarına sebebiyet verebilir. Hatta uyuşturucu kullanan kişilerde uyku bozuklukları sebepsiz korku gibi yan etkiler de görülmektedir.

 

Ölüm

Uyuşturucu kullanımın sebebiyet verdiği en büyük etken de ölümdür. Aşırı dozda uyuşturucu alan kişilerde ölüm görülmektedir. Hatta  ekranlarda görebilirsiniz. Koskoca film ve müzik yıldızlarının uyuşturucudan öldüklerini kolayca saptayabilirsiniz.

 

Kategoriler
Cilt ve Deri Hastalıkları

Dövme Yaptırmak Vücuda Zarar Verir Mi?

Uzmanlara göre kalıcı dövmeler ciddi riskler oluşturabiliyormuş işte size kalıcı hasar oluşturan dövmeler:

Cumhuriyet Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Özçelik dövmelerin vücutta bir çok hastalığa yol açtığını söyleyerek dövmeler egzama, sedef ve ürtiker gibi hastalıklara yol açmakta olup bazen de var olan deri hastalığının yeniden alevlenmesine yol açar. Dövme yapılan bölgede sedef çıkması gibi kötü sonuçlar doğurur.  Özellikle Genetik egzaması kronik alerjisi olanlar dövme yaptırmamalıdır şeklinde konuştu.

Prof Dr. dövmenin bütün alerji ve bağışıklik sistemini olumsuz yönde etkilediğini belirterek özellikle sistemik ve lokal reaksiyonlar yarattığını vurguladı. Ve ekledi : “Dövmede kullanılan bazı maddelerin içerisinde travmatik etkileri olan ve kansere davetiye çıkarabilen pigmentler yer almaktadır. Aynı şekilde dövmede kullanılan bu çeşitli pigmentler metal içerir ve siz var oldukça deride kalır.” sözlerini vurguladı.

Sözlerine “İnsan vücudu sürekli yabancı maddeye maruz kalmakta ve bu da bağışıklık sistemi uyarmaktatır. İnsan vücudu hangi maddelere ne zaman alerjik yanıt verir bilinmez. İlk başlarda reaksiyon vermezken ilerleyen günlerde bunlara karşı ürünler oluşturabilir. Pek fazla riskli görülmeyen geçici dövmelerde buna dahil olup zararsız gibi gözükse de ciddi sorunlar doğurabilir” şeklinde devam etti.

Dövme yaptıracak kişilerin öncelikle bir doktora başvurması gerektiğini belirten Özçelik, karar verme aşamasında çok iyi düşünülmesini, kişinin hevesi geçince veya görüşleri değişince dövmeyi sildirebileceğinin unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

AA

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Cilt ve Deri Hastalıkları

Hangi Saatler Aralığınde Denize Girilmeli?

Yaz aylarının ortalarına doğru gelinmesiyle beraber doktorlardan tatil yapacaklara olan öneriler sıklaştı. Uyarılar üstüne uyarılar söyleyen doktorlar bu kez denizde 1 saat fazla kalınmamasını belirtti.

Denizde 1 saatten fazla kalmak ciltte kurumaya ve çeşitli enfeksiyonlara yol açabiliyor. Tatilde en fazla görülen hastalıkların aşırı sıcaklar ile güneş yanıkları, deniz ve havuz enfeksiyonları ile yaz ishalleri olduğunu belirtti.

Saat 10 ile 16 arası güneşe çıkmanın zararlı olduğunu belirten doktor şunları söyledi :

Bu saatler arasında dışarıda bulunulması gerekiyorsa mutlaka bir şapka beyaz ve uzun kollu vücudunuzu saracak kıyafetler giyinilmelidir. Kapalı koyu renkler giyerseniz güneşi üzerinize çekersiniz buda sizin açınızdan pek sağlıklı olmaz. Hatta bazen serinlemek amacıyla şapkanızı ıslatıp takabilirsiniz. Ancak devamlı ıslatıp takarsanız bu defa farklı bir hastalığa yakalanabilirsiniz şeklinde konuştu.

Aynı şekilde uzun süre suda kalmanın vücudunuza zarar verebileceğini söyleyen sürekli suda kalan birinin örtü tabakasında zedelenmeler meydana gelebilir şeklinde konuştu.Güneş ışınlarından korunmanın en iyi yolu olarak ta kaliteli ve yksek koruyucu faktörlü güneş kremleri kullanmak olduğunu söyledi. Ağzında deri mantarları olan ve tedavi olan veya ilaç kullanan kişilerinde güneşe çıkmamasında yarar vardır şeklinde konuşan doktor bazı mantar ilaçlarının vücuda önemli zararların olabileceğini söylerken ciltte renk değişikliklerine sebep olabilir şeklinde konuştu..

 

CİHAN

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Cilt ve Deri Hastalıkları Sağlık

Sivilce ve Biotin ilişkisi

Genç arkadaşlarda çok meşhur olan sivilce sorundan utananlar bu gençlerin %95 ini oluşturuyor. Sivilce sorunu sadece ergenlerde değil yetişkin bireylerde de görülmektedir. Sivilceler deri altı bezlerinin salgıladığı yağların ölü deri hücreleri ve bakteriler tarafından bloke edilmesiyle meydana gelir.

Biotin B7 veya H vitamini olarak bilinir. Suda çözünen bir vitamin olduğundan bir çok biyo-kimyasal süreç için çok önemlidir.  Özellikle sağlıklı bir cilt için oldukça önemli olan biotin cilt ve saçı besleyen yağ asitlerini oluşturmaktadır.

Biotin desteği alan herkeste kısa bir zaman sonra sivilce patlaması yaşandığına dair bazı şeyler duymuş olabiliriz. Fakat şimdiye dek biotin ile sivilce arasındaki bilimsel bir bulguya rastlayan olmamıştır.

Sivilce Önlemenin Yolları Nelerdir? diye soracak olursanız Multivitamin içeren iyodin sivilce oluşumuna sebep olurken mevcut sivilceleri de azdırabilmektedir.

Eğer biotinin sivilce yaptığını düşünüyorsanız bir süreliğine biyotini bırakıp sonuçları kendi gözlerinizle gözlemleyebilirsiniz.

Sivilcelerin esas oluşum amacı A ve E vitaminlerinin azlığıdır. Bu vitaminler doğal yollardan alınırsa sivilce gözlemini çok az yada hiç görülmeyebilir. A vitamini cildinizdeki dokuların tamiri için gerekli olup son derece önemli bir vitamindir.

 

Kategoriler
Cilt ve Deri Hastalıkları

Gut Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz gut; eklemlerde şiddetli ağrıya neden olan bir tür romatizma hastalığıdır. Özellikle ayak bölgelerinde etkili olan gut yaş veya cinsiyet fark etmiyor ve herkeste görülebiliyor. Genelde erkeklerde görülmekle beraber Menopoza giren kadınların hedef listesinin ikinci sırasında bulunuyor.

Gut ilk başlarda yavaşça ve fark ettirmeden ileliyor. Daha sonra gecenin bir yarısı sizi uyandıracak kadar ağrıma yapıyor. Özellikle ayağımızın baş parmağı guttan etkileniyor.  Sonra diger parmaklara yöneliyor ve eklemleri şişirip kızartıyor veya hassaslaştırıyor.

Gut hastalığının nedenleri ne?

Vücudumuz çalışır durumdayken bi sürü boş madde üretir. Bu fazla olan maddeler vücuttan atılmazsa da gelişir. Ayrıntıya girersek gut kan, organ ve dokularda ürik asit miktarının çoğalması yüzünden oluyor.  Bir önceki yazımızda söylemiştik. Vücudumuz bir sürü gereksiz madde üretiyor. Ve biz bunları dışarıya atmak zorundayız. Fakat bu fazlalıkları ürik asite dönüştürüp dışkı ve idrar yoluya dışarıya atıyoruz. Bazı durumlarda bu söylediklerimiz mümkün olmuyor ve hastalığa yakalanıyoruz.

Gut Hastalığının Belirtilerine gelirsek geceleri olduğunu söyledik birde diğerlerine bakacak olursak :

Yoğun ekrem ağrısı, Kalıcı rahatsızlık hissi, İltihaplanma ve kızarıklık,Yaşam tarzı ve genel sağlık durumu gibi sıralayabiliriz.

 

Kategoriler
Cilt ve Deri Hastalıkları

Canberk kardeşlere yardım eli!

Harran Üniversitesi kardeşlerin tedavisini üstlendiklerini açıkladı

Şanlıurfa’da, milyonda bir görüldüğü belirtilen ‘Epidermolizis bülloza’ hastalığına yakalanan ve vücutlarını saran yaralar nedeniyle mum gibi eriyen 3 yaşındaki Ömer ile 9 yaşındaki Muhammet Canbek kardeşlere Harran Üniversitesi yardım elini uzattı. Canbek kardeşleri evinde ziyaret eden Harran Üniversitesi Rektörü İbrahim Halil Mutlu, küçük çocukların tedavisinin kendi hastanelerinde sürdürüleceğini söyledi.

Süleymaniye Mahallesi’nde tek odalı bir evde yaşayan inşaat işçisi Ahmet ve ev kadını Saliha Canbek çiftinin hayatı dünyaya gelen 3 çocuğundan 2’sinin milyonda 1 görülen hastalığa yakalanmasıyla kabusa döndü. 12 yıllık evli Canbek çiftinin çocukları 3 yaşındaki Ömer ile 9 yaşındaki Muhammet Canbek’in doğumlarından 1 ay sonra vücutlarında önce su toplandı, ardından kanamalı büyük yaralar oluştu. Acı çeken çocuklarını hastaneye götüren Canbek çifti, milyonda 1 görülen ‘Epidermolizis bülloza’ hastalığına çocuklarının yakalandığını öğrendi.

REKTÖR EVDE ZİYARET ETTİ
Dünyada henüz tedavisi mümkün olmayan bu hastalık yüzünden çocuklarına evde bakmak mecburiyetinde kalan ailenin yaşadığı çile, geçen hafta çıkan haberlerle kamuoyuna da yansıdı. Yürek burkan olayı basından öğrenen Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Halil Mutlu, beraberinde Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Can Kürkçüoğlu ve doktorlardan oluşan heyetle birlikte Canbek Ailesi’ni evlerinde ziyaret etti.

TEDAVİLERİ HASTANEDE YAPILACAK
Çocukların hastalığına ilişkin bilgi alan ve aile ile sohbet eden Rektör Prof. Dr. İbrahim Halil Mutlu, amansız hastalığa yakalanan çocukların feryadını duyarak aileyi ziyaret ettiklerini ifade etti. Çocukların tedavisinin bundan sonra Tıp Fakültesi’nde süreceğini belirten Rektör Prof. Dr. Mutlu, “Milyonda 1 görülen bu hastalığa yakalanan 2 kardeşin tedavisinin bu evdeki fiziki şartlara göre zor olacağını gördük. Bu yüzden bunların tedavilerini üstlendik. Bundan sonraki süreçte bu çocukların bu yaralarının iyileşmesi, acılarının dinmesi için onları bizim hastanede misafir edeceğiz. Yine akraba evliliği sonucu oluşan bu genetik hastalığın önüne geçebilmek için ailenin rızasını alarak, bir takım genetik üzerinde çalışma yapacağız” diye konuştu.

Çocuklarının tedavisine hastanede devam edileceği müjdesini alan Canbek çifti, Rektör Prof. Dr. Mutlu ve ekibine teşekkür etti.

DHA

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Cilt ve Deri Hastalıkları Sağlık

Vajinal Mantarın Bitkisel Tedavisi

Vajinal Mantar hastalığı vajinal bölgede görülmesinden dolayı bu ismi almıştır.

Vajinal mantarın neden oluşur ?

Bir mantar türü olan candida albicans ‘tan kaynaklanmaktadır. Normal olarak sağlık kişilerde ağız içinde bulunan mantardır. Hu Hastalığın belirtileri, kaşıntı eşliğinde beyaz renkli bir akıntıdır. Elden geldiğince mantarlı bölgeyi kaşımamak ve hastalığın başka bölgelere de sirayet etmesini engellemektir. Kullanılan çamaşırların iyice yıkanmasının ardından durulama suyu na dezenfenktan karıştırılarak durulanmalıdır.

Vajinal Mantar İçin Bitkisel Tedavi Önerileri

* Temiz bir kabın içine 100 gr vazelin, yarım kahve fincanı kükürt ve bu karışımı merhem haline getirerek suyla birlikte karıştırıp hastalıklı bölgeye uygulanır.

* Bir lt suyun içine bir avuç ince kıyılmış aynısefa çiçeği atarız ve kaynattıktan sonra söz konusu olan bölgeye uygulanır. Bu durumu sabah ve akşam ikişer kez uygulanır.

* Beyaz haş haş tohumu toz haline getirip, sirke ile karıştırılıp mayi haline getirildikten sonra söz konusu hastalıklı bölgeye sürülüp aradan bir saat geçtikten sonra yıkanır. Bu durum sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez tekrarlanır.

* Bir litre suyun içine iki adet pırasa doğranıp iyice kaynatıldıktan sonra elde edilen su ile söz konusu hastalıklı bölge sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez yıkanır.

* Kabuklan soyulmuş bir adet acı hıyar ezildikten sonra söz konusu hastalıklı bölgeye sabah ve akşam olmak üzere gün de iki kez sürülür.

* Bir litre suyun içine iki çorba kaşığı kişniş katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek elde edilen su ile söz konusu hastalıklı bölge sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez yıkanır.

* Bir miktar defne yaprağı, dalları ve yemişleri bir arada kaynatılıp söz konusu hastalıklı bölge yıkanır.

* Bir litre suyun içine bir avuç börülce katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.

* Bir fincan kaynar suyun içine birer çay kaşığı şahtere otu ve helile katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten son ra süzülerek içilir.

* Bir litre suyun içine bir tutam sığırkuyruğu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç kez yarım kahve fincanı içilir.

* Bir kahve fincanı susam yağının içine yarım çay kaşığı sarısabır tozu katılıp iyice karıştırıldıktan sonra erik hoşafı ile birlikte içilir.

* Bir fincan kaynar suyun içine bir çay kaşığı demirhindi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzüle rek, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez içilir.

* Bir miktar taze pelin yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılarak el de edilen Özsuyu söz konusu hastalıklı bölgeye sürülür.

Kategoriler
Cilt ve Deri Hastalıkları

Cilt kış aylarında bakım ister!

Soğuk hava nedeniyle kalınlaşıp çatlamaya başlayan cildin bakımı nasıl olmalı?

Soğuk havanın derinin üst tabakasının kalınlaşması ve çatlamasına neden olduğu belirtildi. Dermatoloji Uzmanı Dr. Seçil Engin Uysal, kış aylarında cildi korumak gerektiğini söyledi.

Kış aylarında havanın kuru ve soğuk olması ile birlikte deride yağ salgısının azalmasının deri kuruluğuna neden olduğunu kaydeden Dermatoloji Uzmanı Dr. Uysal, yeterince nemlendirilmeyen deride kuruluk, gerilme, çatlama ve kılcal damar genişlemeleri nedeniyle kızarıklık oluşabildiğini, kuru cildin egzama ve sedef gibi bazı deri hastalıklarının oluşmasını kolaylaştırabildiğini söyledi.

EN ÖNEMLİ NEM KAYNAĞI SU
Uz.Dr. Seçil Engin Uysal, cildin en önemli nem kaynağının su olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Bu nedenle gün içerisinde en az 2,5 litre su tüketilmelidir. Bunun yanında bitki çayları, şekeri az meyve suları veya süt ürünleri tüketilebilir. Duş ve banyo süresinin kısa tutulması, banyoda su sıcaklığının ılık olması ve duş jelleri yerine mümkünse banyo yağları kullanılması cildin nemlendirilmesı açısından önemlidir. Kurutucu etkilerinden dolayı sabun ve şampuan teması kısa süreli olmalıdır.”

NEMLENDİRİCİ KULLANILMALI
Cildin nem kapasitesini artıran ve nem değerini geliştiren nemlendiricilerin kullanılması gerektiğini anlatan Dr. Uysal, şunları söyledi:

“Soğuk havada yüz derisine alkol içeren cilt bakım ürünleri ve peeling losyonları kullanılmamalıdır. Kuru ciltlerde yağlı kremler, yağlı ciltlerde su bazlı losyonlar tercih edilmelidir. Yüz ve vücut deri tipine uygun nemlendiriciler (gliserin, vazelin, üre, laktik asit, hyaluronik asit içerenler) her banyodan sonra uygulanmalı ve kuruluğa engel olunacak şekilde nemlendiriciler daha sık sürülmelidir. Cilt tipinize uygun nemlendirici tercihi yaparken bir dermatoloji uzmanından yardım alınması daha uygun olacaktır. Kışın deri tipine göre sıklığı ayarlanarak glikolik asit, retinoik asit veya salisilik asit içeren jel, krem veya maskelerle derinin ölü tabakasının yenilenmesi mutlaka sağlanmalıdır.”

EL VE AYAK BAKIMI ÖNEMLİ
Kış aylarında el ve ayak bakımının önemli olduğunu belirten Dr. Uysal, soğuk havalarda gliserin, vazelin, lanolin içeren el kremlerinin daha sık uygulanması, el sabunlarının kremli veya yağlı olması gerektiğini belirtti. Kış günlerinde kalın çoraplar, bot, çizme içinde uzun süre kalan ayaklara salisilik asit ve üre içeren krem ve pomatların düzenli uygulanarak düzenli ayak bakımı yapılması gerektiğini vurgulayan Dr. Seçil Engin Uysal, beslenmenin de deriyi korumak için dikkat edilmesi gereken bir faktör olduğunu söyledi.

C Vitamininin özellikle kış aylarında oldukça önemli olduğunu anlatan Dr. Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu nedenle, kışın mutlaka C vitamini içeren gıdalar tüketilmelidir. Ayrıca A ve E vitaminleri, çinko, bakır, demir, selenyum alımı yanında zayıflama diyetlerinin abartılmaması, düzenli ve sağlıklı beslenmek önemlidir.”

DUDAKLAR VE SAÇLARIN BAKIMI
Dudakların, kış aylarında daha fazla kuruyup çatladığını ifade eden Dermatoloji Uzmanı Dr. Seçil Engin Uysal, şu önerilerde bulundu:

“Dudakların nemlendirici ve koruyucular ile bakımı sağlanmalıdır.Yaz aylarında güneşin etkisiyle yıpranan saçların eski sağlığına kavuşabilmesi için bakım uygulamak gerekir. Saçlara düzenli yoğun nemlendiricili bakım yapılmalıdır. Ev ve işyerlerinin ortam sıcaklığı ortalama değerlerde tutulmalıdır. Özellikle klima kullanımı havanın kurumasına yol açacağından böyle ortamlarda hava nemlendirme cihazları veya ısıtıcı üstlerine konulan su kapları ile nem dengesi sağlanmalıdır. Dış ortamlarda rüzgar geçirmeyen eldiven, bere, manto, ceket giyilmeli, derinin soğuk ve rüzgâr ile direkt teması engellenmelidir. Kış aylarında güneş koruması devam ettirilmelidir. Özellikle karda (yansıma nedeniyle), yüksek yerlerde güneşin etkisi artar. Yağmurlu havalarda bile özellikle hassas ciltler için en az SPF: 15 – 30 arası sprey, krem veya losyon formlarındaki koruyucular kullanılmalıdır.”

İHA

Kaynak: HaberTürk