Reflü Tedavisi

HIZLA YAYILAN REFLÜ BİRÇOK HASTALIĞIN HABERCİSİ

         Son yıllarda oldukça sık rastlanılan hastalıklardan birisi olan reflü, pek çok rahatsızlığa da zemin hazırlamasının yanı sıra tedavi edilmediği takdirde de vücutta bazı önemli sorunlara ve çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir. Reflü, açken veya tokken mide asidi ve sindirimle ilgili diğer mide sıvılarının yemek borusuna ve boğaza doğru geri gelmesi olarak tanımlanmaktadır. Mide yanması görülen en çok şikâyet edilen bir rahatsızlık olan reflü, mide içeriğinin yukarı çıktığını hissetmek, göğüs bölgesinde yanma, ağza acı suyun gelmesi, kalp çarpıntısı, rahatsız edici mide şişkinliği ve öksürme, gibi belirtiler ile kendini gösterebiliyor.

REFLÜ TEDAVİSİ VE RİSK GRUPLARI

           Reflünün teşhisinin konmasında çok kullanılan yöntemlerden biri endoskopidir. Her hastaya uygulanabilen endoskopi ile mide kapağının durumu, yemek borusunun hasarı ve diğer mide yüzeyindeki rahatsızlıklar saptanmaktadır. Reflü teşhisinde kullanılan bir diğer yöntemde, ilaçlı bir filmle yemek borusundan, ilacın geçişinin izlenmesidir. Çok sık karşılaşılan bir durum olmasa da, uzun süren durumlarda reflü hastalığı ciddi rahatsızlıklara yol açabilmektedir. Reflü, uzun sürdüğü takdir de yemek borusunun sürekli tahrişi sonucu hareketliliğinde azalma meydana gelmekte, hatta bu tahriş sonucu yemek borusu kısalabilmekte ve alt ucu daralabilmektedir. Bu durum karşısında da katı besinlerin yutulması güçleşmiş olur. Reflü rahatsızlığı olanlar öncelikle asitli içeceklerden, alkol, kahve, baharatlı yiyecekler, çikolata, soğan, sarımsak gibi besinlerden uzak durmalılardır çünkü bu gıdalar mide asidini arttırıcı yiyecek ve içeceklerdir. Aspirin ya da ağrı kesici ilaçların mümkün olduğunca az kullanılması gerekir. Mide asit miktarı yatarken çok olacağından yemek yedikten hemen sonra yatılmamalıdır. Dar ve vücudu sıkan kıyafetlerden kaçınılmalı ve çok fazla güç gerektirecek işlerden uzak durulmalıdır. Hiç kimse iştahla yediği güzel bir yemeğin, göğüsten boğaza doğru gelen yakıcı bir his veya ağrı ile sonlandırmak istemese de son yıllarda reflü hastalığı olan insanların sayısında büyük oranda artış görülüyor. Reflü, her yaşta görülebilen fakat genellikle 30– 40 yaşlarında ortaya çıkmaktadır.

 

        Erkeklerde ise, kadınlara göre 2-3 kez daha sık görülmektedir. Reflü sırasında gözle görülemeyecek kadar ufak asit parçacıklarının hava yollarına kaçmasının bronşit ve zatürre gibi olayları tetikleyebilir. Astım hastalarının yüzde 35-90 kadarında reflü belirtileri görülmektedir. Astım ve reflüsü olan bireylerde, yemek borusunun etkisiz kasılması, yemek borusu kasılmalarının normalden daha kuvvetli olmasına sebep olabiliyor. 3 haftadan uzun süre devam eden öksürük durumlarında, seste kalınlaşma ve çatallanması ve göğsün üst orta bölümünde yumruk oturuyor hissi oluşması halinde doktora başvurulmalıdır. Şişmanlık, reflü riskini arttıran faktörlerden biri olduğundan dolayı, reflüsü olan bireylerin ideal kilolarında olması oldukça önemdir. Şişman ve reflüsü olan bireylerin, sağlıklı beslenme önerilerine uygun bir zayıflama diyeti ile ve bir beslenme ve diyet uzmanının rehberliğinde ideal kilolarına ulaşmaları gerekir.

admin tarafından

Sgk İşlemlerine, sgk sorgulama ve sağlık haberleri 'ne kolayca ulaşabilmeniz için yapılmış bir uygulamadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir