"Estetik ayağa düşmüş durumda"

Türk tıp alanında yaşanan gelişmeleri siz değerli Haberturk.com okurlarıyla paylaşmaya hız kesmeden devam ediyoruz. Türkiye’de sağlık alanında en başarılı olduğumuz konulardan biri olan estetik, hayatımızın bir parçası olmuş durumda. Yağlardan kurtulmak, burun estetiği, meme protezi, saç ekimi, botoks, dolgu gibi operasyonlar günlük hayatta birkaç  saat içinde gerçekleşebiliyor.

Üstelik bu konu artık sadece kadınlara değil, erkeklere de cazip geliyor. Peki estetik dünyasında son durum nedir? En çok hangi yöntemler tercih ediliyor? En popüler yöntemlerden biri olan Liposuction, aslında nedir? Günümüz insanının estetiğe bakış açısı nasıl? Hastalar en çok neye tepki veriyorlar? Dr. Berker Büyükgüral’ sorduk…

Liposuction yöntemi plastik cerrahi literatüründe bir dönüm noktası. Şöyle düşünebilirsiniz, kilolu bir insanın yağlarını almak için önceden o deriyi kesip o yağları bıçakla alıp çıkartmak gerekiyordu. Şimdi küçücük bir delikten, o,5 cmlik bir delikten girerek, deri altındaki yağları alıp kişinin eski formuna kovuşmasını, vucüdunun şekillenmesini sağlayabiliyoruz. Liposuction bilindiğinin aksine bir zayıflama yöntemi değil, vücuda şekil verme yöntemidir. Bu yöntem tabii ki başka yöntemlerle kombine olarak kullanıldığında çok daha iyi sonuçlar alınabilir. Özellikle erkek hastalarda!

Tabii ki. Bizim “Türk kası” dediğimiz bölgeye ufak müdahaleler yapıyoruz.  Bazen sadece liposuction ile düzeltebildiğimiz durumlar da oluyor.

Liposuction’dan sonra “Çok yemek yersem yine aynı yağlarımı alır mıyım?” tarzı sorularla çok karşılaşıyoruz, hemen hemen her hasta bunu soruyor. Liposuction dediğim gibi vücuda şekil verme yöntemi! Diyetinize dikkat etmezseniz tabii ki kilo alırsınız. Böyle bir garanti kimse veremez. Fakat vücudunuzun bir şekli olur.

Evet. Kolunuzdan da bacağınızdan da karnınızdan da aynı oranda kilo alırsınız. Yine de kilo alsanız da beden büyüse de, kıyafetiniz üzerinize yakışır. Bel kalın, popo daha kalın, bacaklar ince bir şekli değil de ince bel, hafif dolgun popo, ince bacaklar gibi, ince belli bardak düşünün tam da o şekli koruyarak kilo alır.

Bazen lokal anestezide, ufak tefek bölgesel zayıflama operasyonlarında, aynı gün evine de gönderebiliyoruz hastaları. Obez hastalarda , bütün vücutta liposuction yaptığımız hastalarda ise bazen 2 gün yatırabiliyoruz çünkü vücutla ilgili bir sıvı kaybı oluyor ve bu sıvıyı dengelemek için 2 gün de yatabiliyor. Ama ortalama 1 gece hastanede yatırıp sonra taburcu ediyoruz.

Tabii ki beden kitle endeksi dediğimiz bir kriter var, kilonun boya göre oranı, o kriteri baz alarak bakıyoruz. mesela morbit obez yani hayati riski olan obez hastalarda kişinin herhangi bir ameliyat olması bile risklidir. Örneğin bu hastalar tomografi bile çektiremiyolar. Bu nedenle o tip hastalara öncelikle bir diyetisyenle kombine bir şekilde diyet ve spor yaparak kilo vermesini ondan sonra vücuda şekil vermeyi ve gerekli yağları almayı öneriyoruz.

Aslında bunlar birbirini tamamlayan yöntemler biri birinin yerine geçmiş değil. Örneğin; Amerika’da olduğum sürede bununla çok sık karşılaştım, kilolu insan sayısı çok fazla orada . Mesela Türkiye’de en çok burun ameliyatı yapılıyorken, ABD’de obezite cerrahisi tercih ediliyor. Bu nedenle Amerikalı doktorların  çok fazla tecrübeleri var zayıflama konusunda.

Evet kesinlikle. Tabii bunun bölgesel  varyasyonları var. Örneğin meme protezi Brezilya’da kalçaya daha çok koyuluyor, Türkiye’de memeye daha çok koyuluyor. Onun sebebi de zevk kesinlikle, insanların güzellik anlayışları çok farklı. Ama obeziteyle ilgili tedavilerde liposuction kombine bir şekilde kullanılıyor. Örneğin;  gıdık bölgesinde sarkma olan bir hastaya lazer liposuction daha uygun. Çünkü lazerin cildi de toparlama etkisi var aynı zamanda ama karın bölgesindeki bir yağlanmayı emme yöntemiyle dışarıya almak çok daha mantıklı.

Estetik çok geniş bir konu. Bir krem sürerek de estetik yapmış oluyorsunuz bir ilaçla da estetik yapmış oluyorsunuz dudağa dolgu yapınca da estetik yapmış oluyorsunuz ya da bir ameliyatla memelerinizi toparladığınız zaman da estetik yapmış oluyorsunuz ama bunlar çorba olmuş durumda. Son zamanlarda bırakın plastik cerrahı ya da dermatolog uzman bir doktoru, güzellik merkezi olan ve hiç doktor çalıştırmadan botoks yapan, dolgu yapan ziraat mühendisleri var. Yani ayağa düşmüş derken bunu söylemek istiyorum doktor olmayıp da bu işi yapan var mesela.
Kesinlikle. O nedenle kişilerin mutlaka bilen birisine yaptırması gerekir. Halk arasında doktora hoca denir ki hocanın lügat anlamı zaten bilen kişi demek. Bazılarında da ikna yeteneği oluyor mesela doktor olduğuna bile inandırıp cebinizdeki parayı alabiliyor.
Bana tepkisel hastalar geliyor mesela “aman botoksa ben çok karşıyım, ben kaşımı kaldırtıcam ama  ameliyatla kaldırtmak istiyorum” diyen hastalar oluyor. Ben de tam aksine botoksun kaş kaldırmayla ilgili daha etkili bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Ama hastayı ikna edemiyorsun, kötü örnekler görmüş çok havada kaşlar  çok mimiksiz bir surat ya da biri yukarda biri aşağıda kaşlar görünce korkuyorlar. Bunlar hep ismin başında dr olmayan eğitim almamış estetisyenlerin operasyon yaptığı kişiler. Bu nedenle biz de zor durumda kalıyoruz
Özellikle doktor olması çok önemli tabii uzmanlık alanı olması da! İllede plastik cerrahı olması lazım ille de dermatolog olması lazım değil, bunu pratisyen hekimleri de yapıyorlar estetisyenler de. Tıbbi bir yasağı ya da engeli yok. Doğru ve yanlışlığı konusunda yorum yapmak istemiyorum ama sertifikası olan estetisyenlerin de yetkisi var. Ama uzman bir doktorun yapması her zaman için çok daha uygundur diye düşünüyorum. Bizim tıpta şöyle bir mantığımız vardır; bir ameliyat yapıyorsan ya da bir müdahale yapıyorsan onu bilip bilmediğini, herhangi bi komplikasyon karşısında ne yapmanız gerektiğini bilip bilmemenizle değerlendirebilirsiniz. Örneğin; botoks yaptınız göz kapağı düştü. Ne yapmanız gerektiğini de bilmeniz gerekiyor. Bu konuda uzman olmayanlar böyle bir durumda karşılaştıklarında ya başlarından savmak için paralarını geri ödüyorlar ya da tanıdık bir plastik cerrahı ya da dermatologu arayıp yardım istiyorlardır büyük ihtimalle.
Ben doğal güzellikten yanayım her zaman, aşırıya kaçmayan doğal bir kompozisyon şeklinde ben güzelliği değerlendiriyorum. İşte, burnu güzel dudakları güzel vs gibi değil. Örneğin Angelina Jolie’nin dudakları güzel ama Angelina Jolie benim için güzel bir bayan değil. Dudakları da çok abartı, yüzüne baktığınız zaman sadece dudaklarını görüyorsunuz. Bu güzellik veya estetik değildir. Eğer bir kişinin yüzüne baktığınızda sadece dudaklarını ya da burnunu görüyorsanız o kişinin burnu veya dudağının ameliyat olması gerekir, çünkü sorun var demektir.
Erkeklerde en çok saç ekimi yapıyoruz. Ondan sonra da liposuction yöntemiyle vücut şekillendirme çok yapıyoruz. Televizyonda mankenleri veya dizi oyuncularını görüp onda baklava var bende neden yok diyip gelen birçok kilolu hastamız var. Yine dediğimiz gibi karın gerdirme liposuction bayan hastalarda olduğu gibi erkek hastalarda da çok yaygın.
Konsept olarak aynı. Sadece kadınlarda karın bölgesinde  organlarda biraz daha yıpranma ve zayıflık oluyor erkeklere göre. Erkeklerde bu yıpranma daha az görülüyor. Erkeklerde daha çok baklava şeklinde kas talebi oluyor.
Tabii her şeyi doktordan beklememek lazım kişinin kendisine de iş düşüyor. Biz tabii onun olması için daha uygun  göbek ve karın şekli oluşturuyoruz ama spor yapıp çalışıp o kasları güçlendirmesi gerekiyor.
Kesinlikle öyle bayanlar konusunda da söz ettiğimiz gibi yaşamlarına aynen devam edebilirler. Zaten hastaların çoğu “ben bir para verdim, hastanede yattım” bunu korumalıyım diye bir motivasyona sahip oluyor ameliyattan sonra. Ve inanın ameliyatla verdiği kilodan çok daha fazlasını o motivasyonla verebiliyorlar.

admin tarafından

Sgk İşlemlerine, sgk sorgulama ve sağlık haberleri 'ne kolayca ulaşabilmeniz için yapılmış bir uygulamadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir