Meme kanserinde estetik kaygıya son

Meme kanserinde ışın tedavisi sonrası görülen çökme ve çekilme gibi şekil bozuklukları, artık çoğu hasta için kabus olmaktan çıkacak. Işının deri üstünden verilmediği ”intraoperatif radyoterapi” ile bu tür sorunlar ortadan kalkacak.

Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erhan Reis, Avrupa’da 10 yıldır kullanılan ”İntraoperatif radyoterapi” cihazının, Türkiye’de bir özel hastanede bulunduğunu, kamuda ise ilk kez bu hastanenin sahip olduğunu söyledi.

Cihazın hastaya hem süre hem de estetik açıdan avantaj sağladığını anlatan Reis, ”Cihaz her hastada kullanılmıyor. Örneğin meme kanserinde 50 yaş üstünde ve 3 santimin altındaki tümörlerde kullanıyoruz” dedi.

Yaygın uygulamada, ameliyat sonrası koruyucu tedavide ışının deri üstünden verildiğini, ortalama 1 ay süren bu tedavi sonrası memede çökme ve çekilme gibi şekil bozuklukları meydana geldiğini belirten Reis, şu bilgileri aktardı:

”Memenin tümünü almayı düşünmüyorsak hastanın ameliyat sonrası ışın tedavisi alması gerekiyor. Işın tedavisi hasta için bayağı zaman alıyor, ortalama 1 ay sürüyor. Bu yöntemde ise cerrahi olarak işimizi bitirdikten sonra radyoterapistler devreye giriyor ve yaklaşık 3-4 dakikada ışın tedavisi bitiyor. Süre açısından avantajı olduğu gibi daha sonra ışın tedavisine bağlı ortaya çıkan çökme, çekilme gibi yapısal bozukluklar da görülmüyor.”
Uygulamaya en çok meme kanserinde başvurulduğunu anlatan Reis, ”Ama mide, pankreas, rektum, kolon gibi karın içindeki pek çok kanserde de kullanıyoruz” diye konuştu.

Reis, ”İntraoperatif radyoterapi”nin kulak burun boğaz ve kadın kanserlerinde de uygulanabileceğini bildirdi.

Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Kliniği eğitim ve idari sorumlusu Doç. Dr. Yıldız Güney de bu yöntemde ışının tümör yatağına doğrudan uygulandığını söyledi.

Yaygın uygulanan ışın tedavisinin 6 hafta sürdüğünü, bunun yaşlı ya da kalacak yeri olmayanlar için uzun bir tedavi süresi olduğunu dile getiren Güney, şunları belirtti:

”İntraoperatif radyoterapi, cerrahi işlem sırasında uygulanıyor. Cerrahi işlem bitince mobil cihazı hastaya yaklaştırıp tümör yatağına direkt olarak elektron demetleri kırılmadan ışın uyguluyoruz. ‘Yumuşak kenetleme’ denilen lazer sistemiyle ışın demeti kontrol ediliyor, kenetleme işleminden sonra oda boşaltılıyor, yandaki odadan hastaya ışın veriliyor. Bu sadece 2-3 dakika sürüyor.”

Yeni tedavide ışını, gözün gördüğü tümör yatağına direkt uyguladıklarını anlatan Güney, ”Ancak hastanın yaşının 50’nin üzerinde, tümör çapının ise küçük olması gerekiyor. Bunları değerlendirdikten sonra hastanın uygun olup olmadığına karar veriliyor” dedi.

admin tarafından

Sgk İşlemlerine, sgk sorgulama ve sağlık haberleri 'ne kolayca ulaşabilmeniz için yapılmış bir uygulamadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir