Kronik Yorgunlukla Başa Çıkma

ÇAĞIMIZIN YENİ HASTALIĞI YORGUNLUK

            Yorgunluk son günlerde oldukça sık duyduğumuz, kişinin günlük yaşantısına başlamak için kendisinde yeterli gücü ve enerjiyi bulamaması rutin bir günün sonunda tükenmişlik hissidir. Kişisel farklılık gösterse de genelde halsizlik, isteksizlik, güçsüzlük, yıpranmışlık ve sıkıntı şeklinde tanımlanabilir. Sürekli olarak yorgunluğa neden olabilecek yedi ana etken olarak, kansızlık, troid bezinin yavaş çalışması, idrar yolu enfeksiyonu, sıklıkla tüketilen kafein, uyku apnesi, henüz teşhis konulmamış kalp hastalıkları ve besin intoleransı. Yorgunluk genellikle bir hastalık bulgusu olması ile birlikte kronik yorgunluk sendromu adı ile hastalığın kendisi de olabilmekte. Kronik yorgunluk, altı ay süren yorgunluk halinde sosyal ve iş yaşamını etkileyen bir rahatsızlık.

YORGUNLUĞUN NEDENLERİ VE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ

            Yorgunluk şikâyetlerinin tehlikeli bir durum oluşturup oluşturmadığını anlayabilmek için mutlaka bir doktora başvurulmalı, zira pek çok kanserin ilk belirtisi yorgunluk olabiliyor. Uzun süre devam ettiğinde oldukça ciddiye alınması gereken yorgunluk, kronikleştiğinde baş ağrıları, bulantı, bel ağrıları, denge kaybı, boğaz ağrısı, hafif ateş, üşüme, kaslarda katılaşma, sindirim bozuklukları, yıpranma gibi belirtiler gösteriyor. Duygusal açından da oldukça zorlayıcı olabilen kronik yorgunlukta, ışıktan rahatsızlık, depresyon, umutsuzluk, huzursuzluk ve sabırsızlık, düşünmede zorluk belirtilerini gösteriyor. Kronik yorgunluk ayrıca zihinsel tükenmiş belirtileri de gösteren bir hastalık. Doyumsuzluk, işi bırakma ve hafıza problemleri yaşanmasına sebep olabiliyor. Kronik yorgunluk genellikle hırslı, titiz, mükemmelliyetçi, çabuk sinirlenen, tez canlı kişilerde görülüyor. Şehir yaşamı ve çalışma hayatının gerek yoğunluğu gerekse stresli oluşundan dolayı hemen hemen her bireyde görülebilen bu hastalık genellikle doktor ve sağlık çalışanlarını tehdit edebiliyor. Yönetici kadrosunda çalışanlar ve ekonomi alanında çalışanlarda oldukça risk altında olan meslek gruplarından. Kronik yorgunluğun kadınlarda görülme oranı ise erkeklerden daha fazladır. Otuz ile kırk beş yaş arasında ki kadınlarda oldukça sık rastlanılır. Yorgunluk hastalığına karşı alınabilecek en önemli tedbir, dengeli beslenmek ve fazla kilolardan kurtulmak. Bunun dışında, hareketsiz bir yaşam yerine değişik aktiviteler hobi edinilmeli ve monotonluktan kurtulunmalı. Kafein ve çay tüketimi konusunda oldukça dikkatli davranılması gerekiyor. Alkol ve sigarada yorgunluğa sebep olan en belirgin etkenler olabildiğinden mümkün olduğunca kaçınılmalı. Özellikle diyetler yorgunluğa sebep olabiliyor. Bol olarak sıvı tüketmeye çalışmalı, düzenli bir uyku ritmi yakalanmalı ve bu ritme uyulmalıdır. Yorgunluk belirtiler görülmeye başlandığında ise mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

          Yorgunluğun en iyi tedavi şekli tatile çıkmak olduğundan kendinize zaman ayırmalı ve zihnen rahatlayarak bu hastalıktan korunabilirsiniz. Fiziksel ve duygusal stres oluşturabilecek ortamlarda bulunmaktan kaçınmalı, düzenli olarak yürüyüş yapmalısınız. Günümüzde belirtileri gösteren ve zamanla kronikleşen yorgunluğu ciddiye almalı başka hastalıkların belirtisi hatta kanser belirtisi olabileceğinden doktora başvurmaktan kaçınılmamalıdır. Özellikle altı ay süren ve sürekli kendini tekrarlayan kronik yorgunluk oldukça önemsenmesi gereken bir hastalıktır.

admin tarafından

Sgk İşlemlerine, sgk sorgulama ve sağlık haberleri 'ne kolayca ulaşabilmeniz için yapılmış bir uygulamadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir