SGK Sorgulama, SSK Hizmet Dökümü,Ne Zaman Emekli Olurum

Kızıl Hastalığı

Kızıl Hastalığı

Kızıl Hastalığı Tedavisi

Bulaşıcı bir hastalık türüdür. Genellikle kızıl geçiren hastaların bir daha kızıl hastalığını geçirmeleri mümkün değildir. Solunum yolları ve teneffüs yoluyla bulaşması oluşmaktadır. Belirtileri arasında sayabileceğimiz aniden yükselen ve artış gösteren ateş ve daha sonrasında ise vücut üzerinde oluşan renkli döküntüler ile kendisini belli etmektedir.

Kızıl Hastalığı Nedir

Her yerde sıklıkla rastlayabileceğimiz ve göreceğimiz kızıl hastalığı daha ziyade kış aylarında daha fazla görülebilmektedir. Hastalığın bulaşması ve yayılması hasta olan kişinin taşıdığı ve yayacağı mikroptur. Kızıl hastalığının en tipik belirgin özelliği ise dil içinde bulunan kırmızı noktalı görünümlerdir. Bu hastaya oldukça sıkıntı ve zahmet vermekte ve sonrasında ise ateş artışı gözlemlenmektedir. Erkeklerde görülme riski daha fazla, kadınlarda ise daha seyrek bir hastalık tipidir.

Kızıl Hastalığı Belirtileri

Kızıl mikrobu vücuda yerleştiğinde farklı şekilde konaklar bunlardan biri kızıl hastalığının oluşumunu sağlarken diğeri ise anjin hastalığını başlatır. Hastalığın çıkışında ve yayılmasında hastalardan çok sağlam taşıyıcı görevini üstlenen mikroplar etkindirler. Hastanın kullandığı nevresim takımları, havluları, tabak, bıçak ve çatalı hastalık mikrobunun taşınmasında etken olabilir bunun için kızıl hastalığı süresince hastanın tüm kullandığı eşyalar kendisine özel olmalı sıkça yıkanmalı temizlenmeli ve yatarak istirahat ettiği oda mutlaka günde birkaç kez havalandırılarak temizlenmelidir.

Bulaşıcı Hastalıklar

Kızıl hastalığının kuluçka dönemi oldukça kısa olmakla birlikte tüm belirtiler ve döküntüler biranda kendisini gösterebilir. Yüksek ateş hastayı oldukça rahatsız etmekte ve yormaktadır işte bu gibi durumlarda yüksek ateşi önlemek için ateş düşürücü ilaçlardan yararlanmak gereklidir. Yeni doğan bebekler kızıla hassas değildir. Genellikle daha çok 4-5 yaşlarında hassasiyet gelişmektedir. Vücut direnci düşük hassas olan kişilerde anjine sebep olan mikrobun ve toksinlerin neticesi olarak vücutta alerjik bir cevap meydana gelmekte ve kızıl adıyla bulaşan bir hastalık oluşmaktadır. Anjin ile kızıl arasında vücudun tüm bölgesinde görülen döküntülerden başka bir farklılık bulunmamaktadır. Her ikisinde de ortak belirtiler ve emareler aynıdır. Kendisini ateş ile belli eden kızıl daha sonrasında baş ağrısı, kas ağrıları, bulantı, kusma, yutkunmada güçlük ve halsizlik gibi belirtiler ile kendisini daha fazla hissettirir. Bu süreçte hasta tamamen yorgun ve bitkindir.
Koleston Kızıl

Bademcikler tamamen kırmızı bir haldedir ve hasta yutkunmakta oldukça zahmet çeker. Ağız içi kızıl döküntüleri de vardır. Dil üzerinde bulunan kırmızı döküntüler dili aynen çilek görüntüsüne büründürmüş olduğundan kızıl hastalığın teşhisinde ki en önemli özelliklerin en başında gelir. Kızıl ilk günden itibaren yükselen ateş ile nüksetmekte daha sonrasında kırmızı görünümlü döküntüler çoğalarak tüm vücudu kaplamaktadır. En sonunda ise kızıl döküntüleri tamamen kabuklanarak kendiliğinden kaybolurlar. Hastalığın tedavisinde mutlaka bir doktor kontrolünden geçilerek hastanın anjin mi? yoksa kızıl hastalığının başlangıcı mı? yaşadığı değerlendirmesi öğrenilmelidir. Bunun sonucunda uygulanacak tedavi ile ateş düşürücüler ve ağrı kesiciler kullanılarak hastanın rahatlaması sağlanabilir. Kızılda bütün vücut tamamen kırmızı şekilde bulunan döküntülerin esiri olmuş haldedir ama uygulanan serum ve yardımcı ilaçlar sayesinde hastanın ağız ve boğazında oluşan rahatsızlığından kolay bir şekilde etkilenmeden korunması sağlanabilmektedir. Kızıl aşısı ile hastalığın oluşumu safhası oldukça rahat bir şekilde geçirilmektedir.

SGK Yorum Kullan
Son Yorum
  1. orhan

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir