Kategoriler
Göğüs Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Sarkoidoz hastaları rafine şeker tüketebilir mi?

Sarkoidoz iç organlarda gelişen küçük bağışıklık hücreleri grupları olan granülom oluşumu ile ortaya çıkan bir hastalıktır. 2011 yılına kadar zencefilli soda tüketiminin sarkoidoz üzerinde etkisi olup olmadığına dair tıbbi bir araştırma yapılmamıştı. Fakat Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki uzmanlar sarkoidoz hastalarına rafine edilmiş şekerden uzak durmalarını tavsiye etmektedir. 

Sarkoidoz

Araştırmacılar 2011 yılına kadar sarkoidoza neyin sebep olduğunu bilmemekteydi fakat hastalığın genellikle siyahi insanlarda ortaya çıkan bir durum olduğunu göz önüne alarak genetik faktörlerin bu hastalık üzerinde etkisi olduğunu düşünmektelerdi. Hastalığın çok belirgin semptomları yoktur fakat göğüste ağrı, kuru öksürük ve nefes darlığı en çok görülen belirtileridir. Hafif sarkoidoz vakalarının tedavisi genellikle kortikosteroidler yoluyla yapılır ağır vakalardaysa sarkoidozlu organın yerine yenisinin nakledilmesi bile gerekebilir. 

Sarkoidoz diyeti

Sarkoidoz hastaları kiraz ve kırmızı biber gibi antioksidan bakımından zengin besinlerin yer aldığı sağlıklı bir beslenme planına uymak durumundadırlar. Buna ek olarak muz ve patates gibi potasyum bakımından zengin besinler tüketmek de hastanın faydasına olacaktır. Sarkoidoz hastaları ayrıca fasulye ve soğuk su balıkları gibi yağsız protein içeren besinler tüketmeli ve günde 6 – 8 bardak su içmelidirler. Bu beslenme planı, hastanın genel sağlığını düzelterek hastalıkla savaşmasına yardımcı olacaktır.

Kaçınılması gereken gıdalar

Kafein ve şeker içeren besinlerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Kafeinsiz ve şekersiz meşrubatların da, sarkoidoz hastaları için çok sağlıklı olmadığını söylemekte fayda var. Ek olarak hastalar D vitamini ve kalsiyum bakımından zengin besinlerden de uzak durmalılardır çünkü bu besinler sarkoidoz semptomlarını tetikleyebilir ve hiperkalsemiye (kanda yüksek oranda kalsiyum bulunması) yol açabilir. “Sarkoidoz Atlası” kitabının yazarları Violeta Mihailovic-Vucinic ve Om P. Sharma, sarkoidoz hastalarının yüzde 63’ünün aynı zamanda hiperkalsemi hastası olduğunun altını çizmişlerdir.

Bir uzmana danışın

Sarkoidozun çeşitli belirtileri bulunur fakat bunlar hastadan hastaya değişiklik gösterebilir. Eğer sarkoidoz belirtileri gösterdiğinizi düşünüyorsanız (özellikle çarpıntı, nefes darlığı ve görme kaybı) en kısa zamanda bir uzmana başvurun. Eğer sarkoidoz hastası olduğunuzu biliyorsanız fakat semptomlar giderek kötüleşiyorsa da bir an önce doktorunuza gözükmelisiniz. Hastalığın diğer organlara sıçrayıp sıçramadığını öğrenmek için çeşitli tahlillere ve sıçramış olması durumunda da farklı ilaç tedavilere ihtiyacınız olabilir. Sarkoidoz tedavi edilmediğinde ölüme kadar götüren bir hastalıktır. Yapılan araştırmalar tedavi edilmeyen hastaların yaklaşık yüzde 5’inin akciğer yetmezliği, kalp yetmezliği ve nihayetinde ölümle karşı karşıya kaldığını göstermektedir.

Sarkoidoz hastalığı hakkında daha detaylı bilgi için uzman doktorlarımıza başvurabilirsiniz. 

Kategoriler
Göğüs Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Kronik öksürük nasıl tedavi edilir?

Öksürüğünüz 8 haftadan fazladır devam ediyorsa kronikleşmiş demektir. Kronik öksürük, uzun vadede solunum yolları başta olmak üzere hemen her alana zarar verir. Baş ağrısına, boğaz tahrişine, halsizliğe, baş dönmesine, idrar kaçırmaya, uykusuzluğa hatta aşırı şiddetli durumlarda kaburga kırıklarına bile neden olabilir. 

Kronik öksürük teşhisi nasıl konur?

Öksürük şikayetiyle doktora başvurmayı düşünen biri öncelikle aile hekimine gitmeli. Aile hekiminiz yaptığı muayeneler sonunda uygun görürse sizi bir göğüs hastalıkları uzmanına yönlendirebilir. Göğüs hastalıkları uzmanıysa öksürüğünüzün altında yatan sebebi araştırır. Bunun için sizden bazı testler isteyebilir. Bunlar:

X-ışınları: X-ışınları genelde kronik öksürüğün nedenini belirlemede çok etkili olmaz. Örneğin astıma bağlı öksürüklerde işe yaramaz. Ancak akciğer kanseri gibi hastalıkların belirlenmesinde etkilidir.

Bilgisayarlı tomografi: Bilgisayarlı tomografi röntgen kullanılarak vücudun içinin görüntüsünü kesit kesit oluşturan teşhis yöntemi. Bu yöntemle öksürüğün asıl nedeni büyük oranda belirlenebilir. Bu nedenle çok tercih edilir. Yani kronik öksürükten rahatsızsanız doktorunuzun sizden bilgisayarlı tomografi istemesi olası.

Akciğer fonksiyon testleri: Bu testlerde kişi bazı cihazlara bağlı olarak nefes alır. Bu şekilde hastanın akciğerlerinde bir sorun varsa belli olur. Aynı zamanda hastanın akciğerlerinin yeterince çalışıp çalışmadığı da bu şekilde belirlenir.

Laboratuvar testleri: Kronik öksürük rahatsızlığı olan kişi mutlaka balgam salgılar. Laboratuvar testlerinde de bu balgamdan örnek alınır. Alınan örnek incelenerek sorunun bir bakteriye bağlı gelişip gelişmediğinden emin olunur. Sorun bakteriyelse hangi bakteriyle karşı karşıya olunduğu da bu şekilde belirlenebilir.

Görüntüleme: Bazı durumlarda kronik öksürüğe neden olan durumu görüntülemek gerekebilir. Bunun için ucunda ufacık bir kamera olan esnek bir boru ağızdan veya burundan içeri sokulur. Buradan mideye, akciğerlere kadar inilir. Görüntülerden elde edilen verilere göre teşhis konabilir.

Kronik öksürük nasıl tedavi edilir?

Kronik öksürüğün nedenine bağlı olarak tedavi süreci ve kullanılacak ilaçlar değişir. Ancak en sık tercih edilen ilaçlar şunlardır:

Antihistaminikler ve dekonjestanlar: Bu ilaçlar genellikle alerji ve geniz akıntısının neden olduğu kronik öksürüklerde tercih edilir. 

Astım ilaçları: Astıma bağlı öksürüklerde tercih edilirler. Astım belirtileri dahil olmak üzere öksürüğe de iyi gelen bu ilaçlar solunum yollarını genişleterek nefes almayı kolaylaştırır.

Antibiyotikler: Bakteriyel bir enfeksiyona bağlı gelişen kronik öksürüklerde tercih edilirler. Bu tür öksürüklerde doktorunuz genellikle enfeksiyonun seviyesine göre dozda oynamalar yapar.

Asit blokerleri: Özellikle reflü hastalarında tercih edilir. Bu şekilde aşırı asit üreten mideden gelen sıvının soluk borusuna zarar vermesi engellenmeye çalışılır. 

Öksürük şurupları: Nedensiz öksürüklerin reçetesi genellikle öksürük şurupları olur. Özellikle gece artan öksürüklerde tercih edilir. Bu şekilde gece rahat bir uyku çekmeniz tekrar mümkün olur.

Ne yapabilirim?

Kronik öksürükten kurtulmanız için sizin de evde yapabileceğiniz bazı şeyler var. Bunlar:

Alerjenlerden kaçının: Alerjenler insanın alerjik reaksiyona girmesine neden olan maddelerdir. Ufacık polenler, tozlar, kedi ve köpek tüyleri, maytlar, böcekler, sinekler bunlardan yalnızca en çok bilinenleri. Ancak liste daha çok uzayıp gider. İşte siz de kendi alerjinizi tetikleyen şeyi belirleyin ve ondan kurtulun. Çünkü alerjiniz öksürmenize neden olabilir. Örneğin toza alerjiniz varsa toz alerjisine karşı alerji iğnesi olun ve tozların evinize girmesine izin vermeyin.

Sigarayı bırakın: Sigaranın öksürüğün en büyük nedeni olduğunu biliyoruz. Çünkü sigara kronik bronşit, astım ve pek çok akciğer hastalığının sorumlusu. Bu nedenle sigaradan uzak durun. Siz içmiyor olsanız bile pasif içicilikten etkilenmemek için de sigara içilen ortamlardan da kaçının.

Reflünüzü sakinleştirin: Reflüye bağlı kronik öksürükten kurtulmanın en kolay yolu yaşam tarzınızda yapacağınız bazı küçük değişimler. Örneğin yatmadan 3 – 4 saat önce bir şeyler yemeyin, öncesindeyse sık sık ve az az yiyin, yatağınızın başucunu da 10 – 15 cm yükseltin. Bu şekilde reflünüzü büyük oranda azaltırsınız. Dolayısıyla reflüye bağlı kronik öksürüğünüzden de kurtulursunuz.

Ayrıntılı bilgi ve durumunuza özel tavsiyeler için doktorlarımıza başvurabilirsiniz.

Kategoriler
Göğüs Hastalıkları Soru Cevap Soru Cevap

Pnömoni Bulaşıcı Mıdır?

Hayır, pnömoni kendisi bulaşıcı değildir ama neden olan enfeksiyon olabilir. Eğer bir solunum hastalığını taşıyıcı bir böcekten kaptıysanız ve bu yüzden pnömoni oluşmuşsa başkası da enfeksiyonu sizden kapabilir. Tabi kapan kişinin pnömöni olacağının bir garantisi yoktur.

Pnömoni temelde bir göğüs enfeksiyonu demektir. Bir çok virüs yüzden olabilir. Örneğin hastanelerde sık rastlanan staph virüsü gibi. 

Pnömoni kendisi bulaşıcı olmadığı halde, hastalığa yol açan nedenleri olabilir. Mikropların yayılmasını önlemek için bir mendile hapşırmayı ve sık sık ellerinizi yıkamayı unutmayın.