Kategoriler
Hastalıklar

Saç Kurutma Makinesi Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Prof Dr. Arzu Mirici özellikle yaz boyunca sıcak alanları serinletmek amacıyla kullanılan klimaların bir çok zararı olduğunu ve üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı hastalıkları ortaya çıkartabileceğini söyledi. Klimalardan kaynaklanan bu hastalıkları iki kısma ayıran doktor enfeksiyon ve alerjik olarak incelemeye aldı.

Bakteriyel virüslerle meydana çıkan rahatsızlıkların üst solunum yolu enfeksiyonu gibi sıkıntıları meydana getirdiği gibi akciğerleri de içine alıp zatürreye meydan verebilir şeklinde konuştu. Ve ekledi uzun zaman sonra kullanılmayıp ta sonradan açılan klimaların içinde bulunan toz, pislik birikintisi bize önemli ölçüde zarar vermektedir. Bunun içerisinde zararlı mikroorganizmalar vardır. Bu mikroplar kış ayında karşılaştığımız mikroplardan çok daha fazladır şeklinde konuştu.

Peki Saç Kurutuma Makinesinde ne gibi Tehlikeler Olabilir? Sorusuna cevabı şunlar oldu :

Sadece klimaların değil aynı özellikte çalışan tüm elektronik eşyaların zararlı olabileceğini söyledi. Bu cihazların belirli aralıklarla temizlenmesi gerektiğini belirten doktor şunları söyledi :

“Bu tür cihazların insan vücuduna çok fazla zararı olup belirli sürede kesinlikle temizlenmelidir. Özellikle kadınların sıklıkla kullandığı saç kurutma makinesinin belirli servislerde sıklıkla temizletilmesini öneriyorum. Aynı şey klima ve bilgisayar fanları içinde geçerlidir.” şeklinde konuştu.

Bu tür cihazların temizliğinin yapılmaması durumunda ise burun akıntısı ve tıkanıklığı, gözlerde yaşarma,yanma nefes darlığı ve öksürük gibi hastalıkların ortaya çıkabileceğini söyledi.

AA

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Hastalıklar Sağlık

İşitme Kaybı Nedenleri Nelerdir?

İşitme Kaybı Nedir?

İşitme kaybını öğrenebilmemiz için, işitmenin ne olduğunu bilmeliyiz. İşitme; sesin kulak tarafından algılanıp beyinde bulunan işitme merkezine ulaşması ve bu merkezde analiz edilip yorumlanmasıdır. İşitme organı olan kulak 3 bölümdür. Dış, orta, iç kulak isimleri verilir.

Dış kulak: Kulağın kulak kepçesi, kulak kanalı ve kulak zarından oluşan kısmıdır.

Orta kulak: Kulak zarından sonra başlayan kısmıdır. Orta kulak içinde birbirleriyle temas halinde olan 3 kemikçik örs, çekiç, üzengi kullanmaktadır. Kemikçilerin ona görevi kulak zarına gelen titreşimleri iç kulaktaki yapılara iletmektir.

İç kulak: Orta kulaktan sonra gelen kısmıdır. İşitme ile ilgili sinir hücrelerinin bulunduğu bu kısım kemikçikler aracılığı ile iletilen titreşimleri beyindeki işitme merkezine iletmekle görevlidir.

Kulağın yapısındaki işitme sinirinde veyâ beyindeki işitme merkezinde herhangi bir nedenden dolayı oluşacak olan hasar, işitme kaybına neden olur. Yani işitme kaybı, işitme yetisinin azalmasıdır. Geçici veyâ kalıcı işitme kayıpları görülür.

İşitme Kaybı Çeşitleri Nelerdir?


İşitme kayıpları üçe ayrılır:

1- İletim tipi işitme kayıpları: Sesin iç kulağa kadar olan iletiminde bir bozukluk mevcuttur. Bu dış ve orta kulaktaki bir lezyona bağlı olabilir.

2- Sensorianeural tip işitme kaybı: İç kulak veya işitme ve denge siniri iletimindeki herhangi bir bozukluğa bağlı işitme kayıplarıdır.

3 Mikst tip işitme kaybı:
Hem iletim hem de sensorianeural olan işitme kayıplarıdır.,

İşitme Kaybı Dereceleri :

0-20 dB işitme kaybı, Çok hafif işitme kaybı
20-40 dB işitme kaybı, Hafif işitme kaybı
40-60 dB işitme kaybı, Orta derecede işitme kaybı
60-80 dB işitme kaybı, Belirgin işitme kaybı
80-100 dB işitme kaybı, İleri derece işitme kaybı
100 dB ve üzeri Total’a yakın işitme kaybı

İşitme Kaybı Nedenleri Nelerdir?

İşitme kaybına örnek olabilecek birçok örnek verilebilir ama başlıca olarak aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

– Tıkalı dış kulaktan dolayı,
– Orta kulaktaki sıvı ve hava basıncı sorunundan dolayı,
– Kemikçik ve eklem sorunundan dolayı,
– Kulak salyangozundaki (koklea) tüylerin, gürültüye maruz kalma, ileri yaş veya enfeksiyon nedeniyle hassasiyetini yitirmesinden dolayı,
-Yaşın ilerlemiş ve vücudun yıkıma geçmiş olmasından dolayı,
– Yüksek frekanstaki sesten dolayı,
– Aşırı alkol ve ilaç kullanımından dolayı.

isitme-kaybi2

 !!!!   İşitme kaybının nedenlerine göre, işitme kaybı önlemleri alınabilir…  !!!!

Kategoriler
Hastalıklar Sağlık

Saç Dökülmesine Kalıcı Çözüm Yolu

Amerikalı bilim adamları yine boş durmadı ve araştırmaları sonucu saç dökülmesi için gerçekten işe yarayan ilaçlar minoksidil ve finasterid olduğunu belirttiler. Genelde dökülmeyi yavaşlatıcı etkisi bulunan bu ilaçların yeniden oluşumuna da çok az bir katkı sağlamaktadırlar.

Saç dökülmesi için Kalıcı bir tedavi istiyorsanız  saç ekimi yapmalısınız. tıp olarak bilinen başka kalıcı çözüm yolu da bilinmemektedir.  Saçların zayıflamadığı veya dökülmediği yer olan kafanın yanları ve arkasından alınan saçlar saçların seyrek olduğu bölgeye nakledilir. Eskiden yapılan bu işlemde doğal bir görünüm alınamazken şimdi tıp dahada ilerledi ve tamamen doğal hiç belli olmayan bir görüntü yakalayabileceksiniz.

Yeni Saç Enstitüsü’nün raporuna göre, iki çeşit saç yenileme prosedürü vardır: foliküler birim nakli ve foliküler birim çıkarma. Foliküler birim nakli, aynı zamanda şerit nakli olarak da anılır ve nakil için saçların bir bölgeden şerit halinde çıkarılmasını içerir. Şeridin alındığı yer dikiş ile kapatılır ve o ardında ince bir yara izi bırakır. Saçların büyümesi için üç aya ihtiyaç vardır ve tam sonuçlar için bir yıl beklenmesi gerekir. Foliküler birim çıkarma ise tek bir şerit yerine bağımsız foliküllerin tek tek çıkarılması çeklinde gerçekleştirilir. Yeni Saç Enstitüsü’ne göre, foliküler birim çıkarma  yara izi bırakmamakla birlikte, daha yavaş iyileşmektedir.

Saç nakli prosedürü, eğer becerileri yüksek, kalifiye bir doktor bulursanız, saç dökülmesi için kalıcı ve fark edilemez bir tedavi sunmaktadır. Saç Nakli Ağı “Cerrahların becerileri ve teknikleri çok değişken olabiliyor, bu da saç naklinin sonuçlarını etkiliyor.” diyor. Cerrahınızı seçmeden önce, prosedür hakkında bilgilenmeniz, hastalara ve doktorlara danışmanız öneriliyor.

Kategoriler
Hastalıklar Sağlık

Saç Ekiminde Oluşabilecek Tehlikeler

Yaş farketmeksizin çoğu erkekte meydana gelen saç dökülmesi bir çok kişide meydana gelmektedir. Bunun en güzel çözümü saç ektirmektir. Saç ekimi saçın yoğun olduğu  bir bölgeden saç derisi ile beraber alınıp kafanın kel olduğu bir bölgeye yerleştirilmesidir.

Bu saç ekimini yaparken bir takım riskler vardır o risklerden bazı şunlardır :

– Saç transferi yaparken nakledilen bölgedeki sinirler hasar görebilir. Bunun sonucunda uyuşukluk sorunu çıkar. Bu sorun kalıcı da olabilir geçici de.

– Saç ekimi ameliyat sonrası yara izleri kalmasına da sebebiyet verebilir. Eğer saç ekimi başarılı olursa saçlarınız yara izlerinin çoğunu kapatır ve yara izlerine pek rastlanmaz.  Bunun için uzman bir doktorda yaptırmamız gereklidir.

– Saç ekimi sırasında kötü şartlar altında yapılan ameliyatlar sizin enfeksiyon kapmanıza sebebiyet verebilir. Enfeksiyonu önlemek için doktor ameliyattan önce antibiyotik alınmasını sağlar.

–  Bazen operasyon sonunda başarılı sonucunu alabilirsiniz. Ama vücudunuz saç ekimini reddeder. Bu durumda çok birşey olmaz sadece paranız boşa gitmiş olur.

Kategoriler
Bilgi Bankası E-Eczane Hastalıklar

Bugün Türkiye’de İlaç Satışı Neden Yok ?

15.04.2013 tarihinde eczanelerde ilaç satışı olmadı ama neden ? Bu soru mağdur olan vatandaşlar tarafından hayli merak edildi. Türk eczacılar odası konu hakkında çok geçmeden açıklama yaptı işteo açıklama :

İstanbul Eczası Odası yetkileri bugün yaptığı açıklamada sabah saatlerinde başlayan ve henüz daha sorunu çözülemeyen teknik bir sıkıntı nedeniyle bugün tüm Türkiye genelinde ilaç satışının olmayacağını söyledi.
Sorun daha ne kadar sürer bilinmez ama Bugün ilaç satışı olmayacak şeklinde konuşan yetkililer bazı eczaneler hiç ilaç vermezken bazı eczaneler de ilaçları verip daha sonra sistemden düşeceği saptandı. Şeklinde konuştu.
kaynak : habertürk
Kategoriler
Hastalıklar

Çinde Yeni Kuş Gribi Vakası!

Çinde yeni bir tür kuş gribi ortaya çıktı ve bu hastalığa yakalananların sayısı şuan da 33 oldu.

Çinde görülmeye başlanan yeni H7N9 türü kuş gribine yakalananların sayısı 33 ü buldu.

Çin ulusal sağlık ve Aile Planlama Komisyonu yaptığı açıklamada hastalığa yeni kapılanların dördünün Şanghay ve Ciangsudan birinin ise Cıciang şehirlerinden olduğu söylendi.

Diğer yandan Çin resmi olarak kuş gribi aşısı üretimi projesini başlattı. Aşının 7 aya kadar çıkması bekleniyor.

Ülke genelinde mart sonundan itibaren 9 kişi kuş gribi virüsü yüzünden ölmüştü.

AA

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Hastalıklar

Bingöldeki Köy Şarbon Hastalığı Tespitiyle Karantinaya Alındı

Bingöl’de meydana gelen olayda Ağaçeli köyünde şarbon hastalığı tespit edildi ve köy karantinaya alındı.

Merkeze bağlı olan Ağaçeli Köyü sık sık rastlanan şüpheli hayvan ölümleri İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık müdürlüğünü harekete geçirdi. Köyde yapılan incelemelerde ölen hayvanlardan alınan örnekler sonucunda köy karantinaya alındı.

Konuyla ilgili detaylı açıklama yapan il Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürü Sedat Ildız köye 15 gün boyunca giriş çıkışın yasaklandığını söyledi. Hastalığa bulaşan hayvanların etlerinin yendiğinde insanlara da bulaşabilecek hastalığın ölümlere yol açacağına değindi. Ve hayvan etinin yenmemesini istedi. Ağaçeli köyünde yapılan incelemeler doğrultusunda köyü 15 gün boyunca karantinaya aldıklarını ve aşılama çalışmalarına başladıklarını söyleyen Sedat Ilgaz gerekli dezenfekte işleminin yapılmasından sonra köylülere bilgide bulunduklarını söyledi.

Ayrıca Yayladere ilçesi Yolgüden köyünde yine aynı sebeple birdenbire gerçekleşen hayvan ölümlerinin şarbon hastalığına sebebiyet vereceğini söyleyen yetkililer burayı da yakında incelemeye alacağını belirttiler. Kesin sonucun yapılacak otopsi sonucunda ortaya çıkması bekleniyor.

 

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Hastalıklar

Diyabet Hastalarının Moralini Bozacak Bir Haber

Diyabet hastalarının canını sıkacak ve moral verecek bir haber vereceğiz. Diyabet hastalarında uyku hormonunun daha az salgılanmasını belirtmek isteriz. Uyku hormonu diye bilinen melatolin hormonu tip 2 diyabet hastalarında daha az salgılanıyormuş.

ABD Brigham Kadın Hastanesi’nden Dr. Ciaran McMullan tarafından yapılan deneyde tip 2 diyabet hastalarının uyku esnasında daha az melatolin yani uyku hormonu salgıladığını belirtti. Araştırma da tip 2 diyabet hastası 370 kişi ile diyabet hastası olmayan 370 kişiyi inceledi. Ve bunların uyku sırasında salgıladığı hormonlar ölçüldü. Ölçümlerde yukarıdaki sonuçlara rastlandı.

Amerikan tıp dergisi JAMA’da araştırmada, melatoninin yani uyku hormonunu az salgılanmasının, diyabet riskini 2 kat artırdığı sonucuna da ulaşıldı.

Bu hormon az salgılandığında ne olacak diye sorarsanız bu hormonun hücre yenileyici ve bağışıklık güçlendirici etkisi var.

AA

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Hastalıklar

İklim değişikliği obeziteyi artırıyor

Taze gıda üretimi azaldıkça işlenmiş gıdalara talep giderek artıyor

GAZETE HABERTÜRK

İklim değişikliği nedeniyle taze gıda üretiminin azaldığı ve işlenmiş gıda ürünlerine talebin arttığı, bu nedenle de obezite ve şeker hastalığının yaygınlaştığı bildirildi.

Uluslararası Şeker Hastalığı Birliği tarafından yayınlanan rapora göre, düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkelerde şeker hastalığı vakaları son yıllarda artış gösterdi. İklim değişikliği etkilerinin insanların beslenme alışkanlıklarını değiştirmesi de bunun ana nedeni arasında.

Dünya üzerinde 366 milyon şeker hastası yaşıyor. Bu hastalığın, 2030 yılında 500 milyon kişide yani yaşayan on yetişkinden birinde görüleceği tahmin ediliyor. Şeker hastalığı yılda 4.6 milyon kişinin ölümüne ve küresel ölçekte 465 milyar dolar değerinde sağlık harcamasına neden oluyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Mehmet Baş, iklim değişikliğiyle taze gıda üretiminin azalması ve bedelinin artmasının, daha ucuz olan işlenmiş gıda ürünlerine talebi artırdığını söyledi. Toplumun yeme alışkanlıklarının da buna bağlı olarak değiştiğine dikkati çeken Baş, düzensiz beslenmeyle de obezitenin arttığını ve şeker hastalığının yaygınlaştığını anlattı.

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Hastalıklar

Çalışanlar tehlikenin farkında değil!

Yeterince tanınmayan maddeler insan sağlığını nasıl bozuyor?

Bursa Prof. Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi ve Birlik İş Güvenliği Genel Sekreteri Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İbrahim Ocak, çalışanın solunum yolu ile vücuduna giren zararlı maddelerin akciğer dışında da bir çok organa zararlı olabildiğini söyledi.

Solunumsal civa maruziyeti karaciğer ve kemik iliğine hasar verebildiğine işaret eden Uzm. Dr. Ocak, çalışanların büyük bölümünün maruz kaldıkları tehlikeli maddeleri tanımadıklarını dile getirdi.

Dr. İbrahim Ocak, “Aşırı ısı, gözü etkileyebilir. Akciğer sağlığına yönelik zararlıların başlıcası aşırı toz ve partiküllere maruziyet sonrası oluşabilen kronik tıkayıcı akciğer hastalığı, astım, pnömokonyoz, kanser, fibrotik akciğer hastalıkları gibi hastalıkla vardır. Öncelikli olarak kaynaklı imalat, kimyasalların kullanıldığı ve her türlü tozun-partikülün olduğu çalışma ortamları en riskli bilinen yerler iken iş güvenliği açısından koruyucu önlemlerin alınması ile risk azaltılabilir. Malum, kot taşlamacılığı denilen kapalı alanlarda kum püskürtülerek kot ağartma yapılan işlerde çalışanların hastalığı: Silikozis. Kendilerinden ailelerinin ve toplumun beklentisi olan genç insanlardır bunlar. Üç, altı ay gibi kısa süre çalışanların bile kalıcı olarak sakatlık düzeyine varabilecek şekilde hastalanabiliyor.” dedi.

Meslek hastalığının mesleksel nedenlerin sonucu olduğunu anlatan Uzm. Dr. İbrahim Ocak, meslek hastalıklarının, sadece vücudun bütünlüğünde değil, ruh ve sinir sisteminde de arızalar meydana getirebildiğini kaydetti. Sürekli solunum sıkıntısı olan hastaların agresif olabileceğine işaret eden Okur şöyle devam etti:

“Nefes darlığı, stresin öteki adıdır. Ölüm kaygısı, korkusuyla birlikte olur. Bir solunum sistemi hastalığı olan “Pnömokonyozun” meslek hastalığı sayılabilmesi için, çalışanın havasında Pnömokonyoz yapacak yoğunluk ve nitelikte toz bulunan yeraltı ve yerüstü işyerlerinde toplam olarak en az 3 yıl çalışmış olması şarttır. Bu yasal olanıdır. Ancak hastalık maruziyetin yoğunluk ve süresi ile ilişkili olarak daha kısa sürede de oluşabilir. Hastalık iş değiştirildikten yıllar sonrasında da oluşabilir. Bir hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesi için, çalışılan işyerinde yapılan iş ile yakalanılan hastalık arasında uygun illiyet bağının bulunması, bir başka deyişle tutulduğu iddia edilen meslek hastalığını oluşturacak etmenlerin işyerinde bulunması, hastalık ile işin yürütüm şartları veya işyerinden kaynaklanan tekrarlanan bir sebep ile hastalık arasında bir bağ kurulması gerekmektedir. Bunlar sigorta bakış açısıdır.”

Yeni düzenlemeleri ile iş yeri çalışan sağlığına daha da önem verilir hale gelindiğini belirten Uzm. Dr. İbrahim Ocak, yasalar ile zorlamaların gerektiğini; ancak hem işverende hem de çalışanlarda mesleki maruziyetler açısından farkındalık oluşturulması gerektiğini dile getirdi.

Hasta bireyin kendi iç dünyasında nefes sıkıntısına bağlı olarak fiziksel engeller ile beraber ruhsal sıkıntılarda yaşadığına dikkat çeken Okur, “Üretimden gelen gücünü kaybettiği gibi diğer aile bireylerine, topluma ve genel olarak devlete yük olur. Ülkenin üreteni olmak varken önlenebilir nedenlerle kronik olarak hasta olmak üzücüdür. Solunum ile başlayan hayatın basit önlemleri bile külfet sayan patron açgözlülüğü ile yada çalışanın tedbirsizliği nedeniyle oksijen tüpleri ve solunum cihazlar eşliğinde sürekli eziyete dönüşmesi kabul edilebilir değildir.” diye konuştu.

CİHAN

Kaynak: HaberTürk

Kategoriler
Hastalıklar

Şeker hastalarına göz uyarısı!

3 ayda bir yapılması gereken göz muayenesi neden önemli?

Tokat Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Said Amanullah Farabi, şeker hastalarının 3 ayda bir göz muayenesi olması yönünde uyarıda bulunarak, “Erken müdahale ile görme kaybı engellenebilir” dedi.

Diyabet vücuttaki birçok organı olduğu gibi gözleri de etkileyerek, göz damarlarında kanama ve körlüğe neden oluyor. Bu nedenle uzmanlar şeker hastalarını çeşitli periyotlarda göz muayenesi yaptırması gerektiğini yönünde uyarıyor.
Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Said Amanullah Farabi, diyabet hastalarında erken tanı ile gözün arka retinasındaki kanamanın lazerle durdurulabilerek görme kaybının engellenebildiğini söyledi.

Bu nedenle şeker hastalarını en az 3 ayda bir göz muayenesinden geçmesi yönünde uyarıda bulunan Farabi, görme bulanıklığı, az görme tespit edildiği zaman acilen bir göz doktoruna müracaat edilmesi gerektiğini kaydetti. Görme azlığı, görme kaybı gibi şikayetleri olanlarda göz anjiyosu yapılarak lazerle müdahale edilebildiğine dikkat çeken Farabi, “Diyabet hastalarında kullandığımız anjiyografi cihazları ile gözün arkasındaki retina tabakasındaki hastalığı tespit ederek müdahalede bulunuyoruz. Bu hastalık genelde şeker hastalarında bulunuyor. Ayrıca damar tıkanıkları, romatizma ile tansiyon hastalarında da görülebiliyor” dedi.

Farabi, hastalığın geç tespit edilmesinin “körlükle” sonuçlanabileceğine dikkat çekerek, “Kanama olduktan sonra gözün içindeki sıvı komple dolar. Ondan sonra iş daha zorlaşır. Bu önceden tespit edilebilip, erken müdahaleyle kanama durdurulursa görme kaybı engellenmiş olur” diye konuştu.

Farabi, yeni alınan cihazlarla Tokat’taki hastaların artık çevre illere gitmelerine gerek kalmadığının altını çizerek, tam teşekküllü olarak göz anjiyosu yapabildiklerini sözlerine ekledi.

İHA

Kaynak: HaberTürk