<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SGK-Sgk Sorgulama-Sağlık Haberleri</title>
	<atom:link href="http://sgk.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sgk.org</link>
	<description>Sgk İşlemlerine, sgk sorgulama ve sağlık haberleri &#039;ne kolayca ulaşabilmeniz için yapılmış bir uygulamadır.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 12:00:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Isırgan Otu Faydaları</title>
		<link>http://sgk.org/isirgan-otu-faydalari.html</link>
		<comments>http://sgk.org/isirgan-otu-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 12:00:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ısırgan otu]]></category>
		<category><![CDATA[Isırgan Otu faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Isırgan Otu saç]]></category>
		<category><![CDATA[Isırgan Otu yağı]]></category>
		<category><![CDATA[Isırgan Otu yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Isırgan Otu yemeği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sgk.org/?p=1623</guid>
		<description><![CDATA[Isırgan Otu Bahar aylarının gelmesi ile birlikte hepimizde bir yorgunluk baş göstermeye başlar. Bu öyle bir...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Isırgan Otu</strong></p>
<p>Bahar aylarının gelmesi ile birlikte hepimizde bir yorgunluk baş göstermeye başlar. Bu öyle bir halsizlik belirtisidir ki sabahları yataktan çıkmayı bile istemeyiz. Kendimizi çok yorgun hisseder ve işe dahi gitmek istemeyiz. Sürekli kendimizi yorgun hisseder ve kolumuzu kıpırdatmaya takatimiz kalmaz. Gücümüz ve enerjimiz yok olmuş gibi çok bitkin oluruz.</p>
<p>Bu tür vakalara bahar yorgunluğu adı verilmektedir. Her bahar döneminde çoğumuzda görülen bu vaka beslenme alışkanlıklarımızı bahar aylarında takviye etmek sureti ile bertaraf edilebilmektedir. Öncelikle beslenmemize çok önem vermeliyiz ki vitamin eksiğimiz olmasın. Bunun için hekimleri önerdiği çeşitli vitaminler olmaktadır.</p>
<p><strong>Isırgan Otu Yağı</strong></p>
<p>Halsizlik ve yorgunluğa karşı bitkisel beslenmeyi de ihmal etmeyiniz. Bahar aylarında çıkmaya başlayan yeşillikler size zaten istediğiniz vitaminleri sağlayacaktır. Yeşilin her türlüsü halsizlik ve yorgunluğu gidermekte birebirdir. Maydonoz ve brokoli gibi yeşillikler sağlığımız için aynı zaman da çok gerekli sebzeler olduğundan vücudumuza dinamizm sağlayacaktır.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/46nU4xtop58" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><strong>Isırgan Otu Yemeği</strong></p>
<p>Bahar sebzelerinin ise en önemlilerinden biri de maydonozdur. Maydonoz içinde bulunan etken maddeler ile tam bir şifa kaynağıdır. <strong>Maydonoz</strong>un yanında aynı familyaya mensup olan ısırgan otu ise sanki bahar yorgunluğunu önlemek ve insana yeniden dinamizm sağlamak için yaratılmış bir mucize bitkidir. Zaten bahar aylarının ilk günlerinde çıkmaya başlaması da tanrının bize bahşettiği bir lütuftur. <strong>Isırgan otu</strong> ülkemizin her bölgesinde yetişen bir bitki olduğundan ulaşılması son derece kolay bir bitkidir. Dere kenarları ve metruk evlerin diplerinde bulabileceğiniz ısırgan otu kısaca her yerde yetişebilmektedir. Isırgan otu yapraklarında bulunan bir etken madde ile vücudumuzu dağlayıcı özelliklere de sahiptir. <strong>Isırgan otu</strong> adından da anlaşılacağı gibi vücudumuza değdiği yerleri kabartmaktadır. Bu neden ile çıplak ile temas etmemekte yarar vardır.</p>
<p><strong>Isırgan Otu Saç</strong></p>
<p>Isırgan otunun yemekleri yapılabildiği bizim önerimiz kür uygulaması olacaktır. Her sabah aç karnına uygulanması gereken bu kür 1 ay içinde sizi eskisinden daha canlı hale getirecektir. Isırgan otu kürü aynı zaman da kanser vakalarına karşı da tedbir amaçlı olarak hekimler tarafından önerilmektedir.<strong> Isırgan otu</strong> düzenli kür uygulaması ile tamamlandığında cinsel gücünüze de güç katacaktır. Bir çeşit afrodizyak olan ısırgan otu içinde ki etken maddeler ile cinsel gücü artırıcı olarak ta kullanılabilir.</p>
<p><strong>Isırgan Otu Özellikleri<br />
</strong></p>
<p>Sabahları aç karnına kahvaltıdan en az yarım saat önce uygulanması gereken kür şu şekildedir. Bir tencere içinde kaynatılmış büyük bir su bardağı suyun içine bir tutam ısırgan otu ilave ediniz. 2 dakika daha kaynamasını bekledikten sonra ocağı kapatınız. Tencerenin ağzını kapatarak 15 dakika demlenmesini bekleyiniz. İçilecek soğukluk derecesine geldiğinde ise aç karnına içmelisiniz. Kahvaltıdan en az yarım saat konusunu da mutlaka dikkate almalısınız. Isırgan otunun içine yarım limon suyu da ilave etmeyi unutmayınız. Bu uygulamayı 21 gün uyguladıktan sonra tekrar bir 21 gün daha yaparsanız kür tamamlanmış olur. 2 kür arasında 5 gün ara vermeyi de unutmayınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sgk.org/isirgan-otu-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek Taşları</title>
		<link>http://sgk.org/bobrek-taslari.html</link>
		<comments>http://sgk.org/bobrek-taslari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 08:59:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Taşı]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Taşı düşürme]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Taşları]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Taşları belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Taşları nasıl düşer]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Taşları nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Taşları tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sgk.org/?p=1620</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek Taşları Tedavisi Değişik sebeplere bağlı olarak idrar yollarımızda biriken taşların oluşturduğu hastalığın adı böbrek taşları...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Böbrek Taşları Tedavisi</strong></p>
<p>Değişik sebeplere bağlı olarak idrar yollarımızda biriken taşların oluşturduğu hastalığın adı böbrek taşları hastalığı olarak nitelendirilmektedir. <strong>Böbrek taşları</strong> bulunan kişilerde oldukça sıkıntılı ve zahmetli bir süreç oluşmaktadır. Bunlardan kurtulmak ve önceki dönemlerdeki sağlığına kavuşmayı arzulayan kişiler ise hemen kendilerine gerekli olan tıbbi çarelerden yararlanmak istemektedirler.</p>
<p><strong>Böbrek Taşları  Nasıl Oluşur</strong></p>
<p>Böbrek ve idrar yollarına yerleşen irili ufaklı yani değişik ebatlara sahip olanları idrar yollarının tıkanmasına bağlı olarak gelişen <strong>böbrek</strong> hastalıklarına da en çok sıklıkla rastlanılanlarıdır. Çoğunlukla erkeklerle ve kadınlarda böbrek rahatsızlığı daha fazla görülmekle birlikte bu da bize açıklıyor ki yaş aralığı ileriki ve orta yaş genelindedir.</p>
<p><strong>Böbrek Taşları  Nasıl Düşürülür</strong></p>
<p>İdrar yollarında görülen taşlar genellikle vücudumuzun yapısındaki önemli bir rahatsızlık ve güç kaybı oluştuğunda açığa çıkmaktadır. <strong>Böbrek</strong> vücudumuzdaki en önemli organlardandır. Böbrekler vücudumuzdaki bulunan suyu korurken içerisinde zararlı malzemelerin bulunduğu maddeleri de uzaklaştırarak onların böbrekler vasıtasıyla atılmasını da sağlamaktadırlar.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/32zBwM1gNys" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><strong>Böbrek Taşları Belirtileri</strong></p>
<p><strong>Böbrek taşları</strong>nın oluşmasına sebep teşkil eden unsurlar arasında sıklıkla tekrarlayan yani hiç bitmeyen diyet programları sırasında ani zayıflama ya da şişmanlığın oluşması, kullanılan bazı yan etki oluşturan ilaçlar, hormonal özelliklere bağlı olan problemler veya iklim şartlarındaki ani bozulmaları da sayabiliriz. İdrar yolu ile böbreklerin boşaltılması neticesinde idrarda bazı çözünemeyen maddeler bulunabilmekte bunlarda büyük bir taş ya da kum tanecikleri oluşturarak böbrekler üzerinde çökmeye ve toplanmaya başlamaktadırlar. Oluşan bu olaylar neticesinde fazla miktarda atılan idrar nedeniyle gerekli olan bazı minerallerde bu sırada dışarı boşaltılmakta zararlı olanlar ise yoğunlaşarak o bölgede tutunmaktadırlar. Bu olaylar sürekli olarak tekrarlanır ise küçük zerrecikler halinde olan bu  birikintiler daha da yoğunlaşarak kendisini büyütür işte bu sırada oluşan böbrek taşlarının büyüklükleri çeşitli boyutlarda oluşabilmektedir.</p>
<p><strong>Böbrek Taşı Nedenleri</strong></p>
<p>İdrar yollarında görülen böbrek taşları bazı sebeplerle belirti oluşturmayabilirler. Aniden beklenmedik bir şekilde kendilerini gösterebilirler ve bu sırada hastaya oldukça sıkıntılı ve zahmetli bir süreç oluştururlar. Bu gibi durumlarda hastanın hiçbir şekilde beklemeden hemen bir doktora başvurması gereklidir yapılacak tetkikler ve incelemeler neticesinde ya da çekilecek ultrasonografik görüntüleme ile hastanın böbrek taşının olup olmadığı ve taşın muhteviyatının ne olduğunun belirlenmesi gereklidir. Böbrek taşı hastalarında ayrıca bulantı, kusma, bel ve kasık bölgesinde oldukça ağrılı sancı ve şişkinlik belirtileri de görülebilir.</p>
<p><strong>Böbrek Taşı Düşürme</strong></p>
<p>Böbrek taşlarının oluşmasının engellenmesi ve bulunan böbrek taşlarının yok edilmesini sağlamak için gerekli tetkiklerden sonra hemen uygun tedavi aşamasına geçilmesi gerekliliği bulunmaktadır. Böbrek taşları rahatsızlığından şikayeti bulunan kişilerin günde yaklaşık olarak en az 2 litre su tüketmesi gereklidir. Su önemli bir tedavi oluşturmaktadır. <strong>Böbrek taşı hastalığı</strong> şikayeti ile doktora başvuran kişilerde kontrol altında tutulmakta ve ağrının hafifletilmesi serum ile sağlanırken bu sırada hastaya sık aralıklarla idrar tahlili yapılarak hastanın rahatlatılması sağlanmaktadır. Hareket halinde olan yani sabit olarak takılı kalmayan böbrek taşları hastada kanama oluşmasına sebep olmaktadır ki böyle hastaların mutlaka kontrol ve gözetim altında bulundurulması gereklidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sgk.org/bobrek-taslari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik Hesaplama</title>
		<link>http://sgk.org/gebelik-hesaplama.html</link>
		<comments>http://sgk.org/gebelik-hesaplama.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 06:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[erken gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik haftası hesaplaması]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[idrarla gebelik testi]]></category>
		<category><![CDATA[kan testi gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sgk.org/?p=1617</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik Haftası Hesaplaması Bütün kadınların yaşamları boyunca tatmak isteyecekleri en önemli süreçlerdin başında gelir gebelik. Bu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sgk.org/gebelik-hesaplama.html"><strong>Gebelik Haftası Hesaplaması</strong></a></p>
<p>Bütün kadınların yaşamları boyunca tatmak isteyecekleri en önemli süreçlerdin başında gelir <a href="http://sgk.org/gebelik-hesaplama.html"><strong>gebelik</strong></a>. Bu dönemdeki kadınlar genellikle hassas ve kırılgan bir yapıya sahiplerdir.</p>
<p><strong>Erken Gebelik</strong></p>
<p>Bir kadının gebeliği döllenen yumurtanın dölyatağına yerleşmesiyle başlamakta ve yaklaşık olarak da 9 ay 10 sürmekte ve bebeğin doğum aşamasından sonra da sona eren bir süreçtir. Doktorların hesaplarına göre gebelik sürecinin başlaması bebeğin yerleşmesinin tarihi olarak değil de bebeğinin yerleşmesi sürecinin başlangıcı olarak hesaplanmamakta anne adayının en son gördüğü adet kanamasının tarihine göre belirlenmektedir. Dünyanın en özel ve en güzel duygularından olan gebelik süreci oldukça güzel duyguların oluştuğu ve anne adayının en mutlu olduğu süreçlerin en güzelidir. Hele bir de <strong>hamilelik</strong> sürecinin sona ererek anne adayının bebeğini kucağına alacağı o güzel ve özel anların heyecanı kesinlikle hiçbir zaman unutulmayacak her daim hafızalarda çok güzel bir anı olarak kayıt halinde olacaktır.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/K5Ybrt2J6K0" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><a href="http://sgk.org/gebelik-hesaplama.html"><strong>İlk Gebelik Belirtileri</strong></a></p>
<p>Sağlıklı ve gelişimini tam ve düzenli bir şekilde sürdüren bir bebek, anne adayının bedeninde son derece anlaşılması zor, karışık ve tam anlamıyla adeta büyüleyici bir büyüme süreci geçirecek ve zamanını tamamlayarak dünyaya geldiğinde ise ilk ağlamaya sesiyle gözlerini açacaktır. Bu özel süreçte yani gebelik döneminde döllenen bir bebek anne karnındaki gelişimini ve sürecini değişik evrelerden geçerek tamamlamaktadır. İlk haliyle bebek ancak ve ancak sadece bir su damlası şeklindeki görüntüdedir. Cenin olarak adlandırılan ilk haliyle yani yaşamının ikinci haftasıyla sekizinci haftası arasında varlığını belirginleştirmektedir. Anne karnındaki cenin göbek kordonuyla bağlıdır ve kendisi için gerekli olan tüm besin maddelerinin teminini bu yolla gerçekleştirmektedir. <strong>Göbek kordonu</strong> anne adayının kanından besin ve oksijen emilmesine kendi kanından korbonndioksit ile diger gereksiz maddeleri atmasına da yardım etmektedir. Bununla birlikte anne adayı ve ceninle her iki kan dolaşım sistemi birbirlerinden tamamen ayrı özelliklere sahiplerdir.</p>
<p><strong>Kan Testi Gebelik</strong></p>
<p>Yaklaşık olarak iki ay sonucunda anne karnındaki cenin yavaş yavaş insan görünümünü kazanmaya başlar. Yüzü biçimlenir, kolları, bacakları el ve ayak parmakları gelişmeye başlamaktadır. Fakat bu gelişme sürecinde şekillenen organlar henüz farklılaşmamışlardır. Yaklaşık üçüncü aydan itibaren doğum evresi sürecine kadar organizma büyüyerek gelişimini tamamlayacaktır. İlk dönemlerinde yaklaşık 2-3 cm boyunda ve ancak birkaç gram ağırlığında olan embriyo bu süre içerisinde yaklaşık olarak 50 cm ebadına ulaşmış ve 3-3,5 kg ağırlığında bir bebek haline ulaşmaktadır.</p>
<p><strong>İdrarla Gebelik Testi</strong></p>
<p>Büyüyerek gelişimini sürdüren bebek her türlü karşılaşabileceği etkilere ve tehlikelere karşı çok iyi koruma görevini yapabilen içi sıvı dolu bir kese içinde yüzer.12 haftalık bir bebekte el ve ayak parmakları ve tırnakları oldukça belirgin bir görüntüdedir. En dikkat çeken özelliklerinden olan başının büyüklüğüdür. Bebeğin bacaklarından da kalın olan göbek kordon yapısı oldukça hareketsiz bir haldedir ve onu plasentaya bağlamaktadır. Cinsel organının belirginleşmesi ve hangi cinsiyete ait olduğu yaklaşık olarak ultrasonografik görüntüleme sayesinde 18-19 ncı haftalar arasında izlenebilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sgk.org/gebelik-hesaplama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aspirinin Faydaları</title>
		<link>http://sgk.org/aspirinin-faydalari.html</link>
		<comments>http://sgk.org/aspirinin-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 13:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aspirin]]></category>
		<category><![CDATA[Aspirin çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aspirin grup]]></category>
		<category><![CDATA[Aspirin kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Aspirinin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Aspirini]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk Aspirini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sgk.org/?p=1613</guid>
		<description><![CDATA[Aspirin Nedir Hepimizin mutlaka evlerindeki ecza dolaplarında bulunan ve sıklıkla tercih ederek kullandığımız hap çeşididir. Reçetesiz...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aspirin Nedir</strong></p>
<p>Hepimizin mutlaka evlerindeki ecza dolaplarında bulunan ve sıklıkla tercih ederek kullandığımız hap çeşididir. Reçetesiz olarak satılan ve her yerde rahatlıkla satın alarak kullanabileceğimiz ve herkesinde talep ettiği önemli bir ilaç markasıdır diyebiliriz.</p>
<p><strong>Aspirin Kullanımı</strong></p>
<p><strong>Aspirin</strong> neredeyse herkesin kullandığı ve bildiği bir ilaçtır. Baş ağrısından tutunda tüm ağrıların giderilmesinde kullanılmaktadır. Aspirin her türlü ağrıya karşı kullanımı halk arasında oldukça fazladır. Tüm dünyada kullanılan en önemli ilaçlardandır. Aspirin diyebiliriz ki icadından yani kullanılmaya başladığı ilk andan itibaren oldukça fazla talep almış ve bu talep gittikçe de artarak çoğalma göstermiştir. Bayanların çantalarında bile bulunan aspirin gerekli görüldüğü ve istendiği ortamlarda adeta ikram edilir haldedir.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/1jhxql9TDC4" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><strong>Aspirin Çeşitleri</strong></p>
<p>Çeşitli tıp doktorlarının da yaptığı çalışmalar neticesinde hep aspirin olayı tartışma konusu olmuş hiçbir şekilde zararına rastlanılmamakta hep ama hep yararlarından ve oluşturduğu faydalar sıralanmıştır. Tıbbi özellikleri ve güzellikleri oldukça fazladır. Düzenli kullanım şeklinden yararlanan kişiler de oldukça çoktur.</p>
<p><strong>Çocuk Aspirini</strong></p>
<p>Bebeklerde bile kullanılan aspirinin bebek aspirini çeşidi bulunmakla birlikte bir de yetişkinlerin kullandığı aspirin bulunmaktadır. <strong>Ağrı kesici</strong> ve ateş düşürücü olaylara katkısı bulunduğundan dolayı baş ağrısından tutunda, diş ağrısına kadar ya da bütün ağrı çeşitlerine kadar tüm ağrıların giderilmesinde kullanılmaktadır. Son dönemlerde tıp doktorlarının açıkladığı aspirinin faydaları arasında kanı sulandırma özelliğinin de bulunması nedeniyle orta yaş grubundaki kişilerin her gün alacakları bir adet aspirin ile kalp ve damar hastalıklarının da sağlanmasında önemli tesirlerinin oluştuğu söylenmektedir ve yapılan araştırmalarda bunun bir göstergesi olmaktadır. Yalnız dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan olan aspirinin yararları olduğu kadar bazı zararlarının da bilinmesi ve ona uygun şekilde tüketilmesi doğrudur. Kan sulandırıcı özelliği bulunmasından dolayı kanama riskini arttırabileceğinden böyle rahatsızlıklarda kesinlikle aspirin kullanılmamalıdır.</p>
<p><strong>Aspirin Tedavisi</strong></p>
<p>Ağrıları hafiflettiğinden dolayı çoğunlukla kas ve romatizmal hastalıkların tedavisinde de <strong>aspirin</strong>den faydalanılır. Ancak bazı durumlarda aspirinden yarar sağlanır iken yan tesirleri de oluşabilmektedir. Bazı kişilerde yine aspirin alerji oluşumunu tetikleyebilir. Bu durumlarda kişilerin aspirinin yan etkilerini araştırarak inceleyerek kullanmaları gerekebilir. Mide ve mide rahatsızlığı bulunan kişilerde kan pıhtılaşmasına sağlayan özelliklerin azaldığı durumlarda, karaciğer ve böbrek yetmezliği bulunan kişilerden değişik ve farklı reaksiyonlara rastlanabilmektedir. Aspirin kullanırken yarar sağlayayım derken zararları ile karşılaşmamak için mutlaka ve mutlaka aspirin kullanım prospektüsünün okunması gerekliliği bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Bebeklerde Aspirin Kullanımı</strong></p>
<p>Bebekler tarafından kullanılan bebek aspirini şeker sanılarak fazla miktarda yutulduğunda ise çocuklarda değişik zehirlenme belirtileri de görülebilmektedir. Bunlar arasında mide bulantısı, kusma, terleme, ateş belirtileri oluşur ise hemen bir klinik ortama ulaştırarak tedavinin yapılması gerekir. Bazı kişilerde aspirin kullanımı sırasında midede yanma ve mide asidinin fazla salgılanması sonucu midede rahatsızlık oluşabilir. Ancak bunun önlenmesi için midede çözünmeyen aspirin seçeneğinden yararlanarak kurtulabilirsiniz. Aspirinin merhemleri de bulunmakta bu da kullanan kişilerde ağrıyı azalttığı için oldukça faydalı yararlar sağlamakla birlikte eklemlerde oluşan iltihap belirtilerini de azaltmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sgk.org/aspirinin-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anjin</title>
		<link>http://sgk.org/anjin.html</link>
		<comments>http://sgk.org/anjin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 10:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sgk.org/?p=1610</guid>
		<description><![CDATA[Anjin Nedir Daha çok küçük çocuklarda sıklıkla rastlanır ise de erişkinlerde de görülebilen ve oldukça zahmet...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anjin Nedir</strong></p>
<p>Daha çok küçük çocuklarda sıklıkla rastlanır ise de erişkinlerde de görülebilen ve oldukça zahmet ve sıkıntı yaratan bir rahatsızlıktır. <strong>Anjin hastalığı</strong> ile karşılaştığımızda vücudumuzun çeşitli organlarında bozukluklar ve iltihaplanmalar da oluşturabilmekte bu bakımdan başladığı ilk andan sonuçlanıncaya kadar tedavisinin tam olarak yapılması ve oldukça dikkatli davranılması gereken hastalıklardandır. Sağ ve solda bulunan bademciklerimizin şişmesi sonucu oluşan ağrı ve rahatsızlık durumu olarak tanımlanabilmektedir anjin. Çok sıklıkla rastlanılmaktadır. Yaz aylarında olabildiği gibi kış aylarında da yani kısaca her mevsimde karşılaşılabilir anjin hastalığına.</p>
<p><strong>Anjin Belirtileri</strong></p>
<p><strong>Anjin</strong> sadece kendisinin oluşturduğu etkilerin yanı sıra vücudumuzun farklı yerlerinde de değişik rahatsız edici sonuçlar oluşturabilmektedir. Anjin genellikle çocukluk dönemlerinde görülmekle birlikte yetişkinlerde de görülebildiğinden dolayı herhangi bir yaş sınırlamasının yapılması doğru değildir.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/YkBIh1EOjkU" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><strong>Anjin Hastalığı</strong></p>
<p>Anjinin oluşmasında etkili olan bakteriler sebep olmaktadır. <strong>Anji</strong>nin en sıklıkla görülen belirtileri arasında yutkunmada güçlük, boğazlarda şişkinlik ve genizlerde kaşınma ve kızarıklık ilk bulgularıdır. Bunun yanı sıra ani titreme ile kol ve bacaklarda yani eklem ağrıları da görülebilir. Daha ileriki dönemlerde ise hastada bir ateş ve boğaz ağrısı belirtileri ise oldukça şiddetli ve rahatsız edicidir. Böyle durumlarda hasta kişi ağrı kesicilerden ve ateş düşürücülerden yararlanabilir. Bir de sıvı şekilde olan gıdalardan ve gıda seçeneklerinden yararlanarak bu süreci atlatabilmektedir. İyileşmeyen anjin vakalarında ise hemen doktor kontrolünden ve muayenesinden sonra yapılacak tetkik ve araştırmalar neticesinde uygun tedavi yöntemleri uygulanması gerekir.</p>
<p><strong>Anjin Tedavisi</strong></p>
<p>Doktor muayenesi bulguları arasında bademciklerin yapısı oldukça şiş ve kırmızı bir renktedir, yutkunmada zorluk ve iltihaplanma oldukça had safhadadır. İltihaplanma neticesinde hasta oldukça sıkıntı ve rahatsızlık duymakla birlikte doktorun uyguladığı tedavi aşamasından sonra oldukça rahatlayacaktır. <strong>Anjin tedavisi</strong> edilmez ve sıklıkla tekrarlar ise bu hastalığın en önemli tarafın vücudumuzun farklı ve değişik yerlerinde yapabileceği etki vereceği sonuçların önemliliğidir. Değişik hastalıkların oluşumuna da etken olabilmektedir. Bunlar arasında sayılabilecek olanlarından sinüzit, boyun ve çene altı bezlerinde oluşacak iltihaplanma, boğazda bulunan bademciklerimizde sıklıkla tekrarlanma şişmeler ve apselenme emarelerinin fazlalığı sayılabilecek seçeneklerdendir.</p>
<p><strong>Anjin Neden Olur</strong></p>
<p>Anjinin sıklıkla tekrarlanması ile bu oluşacak hastalıklara da yeterli bir şekilde zemin hazırlanmaktadır. <strong>Anji</strong>nin oluşmasına engel olabilmek için bizlerde gerekli olan uygulamaları yapmalıyız. Çok sıcak havalarda çok soğuk gıdalardan ve sıvılardan kaçınarak bunları bekleterek tüketmeliyiz. Doktor tarafından gerekli görülecek tedavi edici ilaçların düzenli bir şekilde kullanımı oldukça önemlidir. Yine uygulanan tedavi ile birlikte yediklerimize de dikkat ederek boğazlarımızdaki iltihaplanmanın giderilmesine yardımcı olabiliriz. Yatakta dinlenerek kendimizi ve bedenimizi koruma altına alarak beden yorgunluğumuzu azaltabiliriz. Yine bademciklerin rahatlaması ve oluşan iltihabın giderilmesi için gerekli bazı solüsyonlardan faydalanarak sıklıkla gargara yaparak ağzımızın içinde oluşan iltihabı kurutmak için gerekli bütün tedavi seçeneklerinden faydalanabiliriz. İltihabı kurutmak için doktor tarafından verilen antibiyotiklerden saatlerindeki aralıklara önemi göstererek kullanmalıyız. Doktor tarafından önerilir ve gerekli görülür ise bademcik ameliyatından da yararlanılabilinir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sgk.org/anjin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apandisit Belirtileri</title>
		<link>http://sgk.org/apandisit-belirtileri.html</link>
		<comments>http://sgk.org/apandisit-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 08:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Apandisit]]></category>
		<category><![CDATA[Apandisit ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Apandisit ameliyatı izle]]></category>
		<category><![CDATA[Apandisit belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Apandisit nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Apandisit patlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Apandisit tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sgk.org/?p=1607</guid>
		<description><![CDATA[Apandisit Nedir Apandisit sıkça görülen bir rahatsızlıktır. Vücudumuzdaki kalın bağırsakla ince bağırsağın birleştiği yerdeki kör bağırsağın...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><strong>Apandisit</strong> Nedir</strong></p>
<p>Apandisit sıkça görülen bir rahatsızlıktır. Vücudumuzdaki kalın bağırsakla ince bağırsağın birleştiği yerdeki kör bağırsağın ucunda bulunan <strong>apandisit</strong> ancak ameliyat ile yerinden alınarak temizlenebilmektedir.</p>
<p><strong>Apandisit Nerede</strong></p>
<p>Apandisit farklı büyüklükteki ebatlara sahiptir. Kimi yapılan ameliyatlarda apandisitin çok büyük olduğu kişilere rastlanılabilinmektedir. <strong>Apandisit</strong> bebeklik dönemlerinde görülmez daha ileriki yaşlarda ve daha olgun yaş gurubundaki kişilerde apandisit ile karşılaşılmaktadır. En fazla görülen yaş gurubu ise 15-17 aralığındadır. Ergenlik çağından evvel erkek ve kız çocuklarında aynı sıklıkla görülse de daha sonraki yaşlarda erkek çocuklarında daha fazla oranda rastlanır apandisite. Apandisitin en belirgin özelliğinden olan aniden bastıran ağrı ve onun sonucunda gelişen ağrı sıklığının artışıdır. Karın bölgesinde ağrı göbek etrafından başlayarak her tarafı çevreleyerek ağrının etkisi altına alınır. Oluşan bu ağrının sebebi apandisitin genişlemesinden doğan ağrıdır. Apandisit ağrısı ilk anlarda basit bir karın ağrısı şeklinde iken giderek çoğalarak daha şiddetli bir ağrı haline dönüşmektedir<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/MtuYWZ-7xLY" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><strong>Apandisit Ameliyatı</strong></p>
<p>Apandisit ilk zamanlarda kendisini belli etmeyebilir. Çeşitli zamanlarda oluşan karın bölgesindeki ağrı belirli bir zaman sürecinde devam etmekte hastanın aldığı basit ağrı kesiciler ile ağrının giderilerek bir daha tekrarlanması süreci azaltılmaktadır. Bunun ilk başlarda apandisit ağrısını çektiğini bilmeyen hasta kendisinin karın ağrısıyla karşılaştığını düşünmektedir. Daha sonraları ise tekrarlanan süreçteki ağrıların yanı sıra hastada bulantı ve iştahsızlık ile de kendisini hissettirmektedir. Ağrının üzerinde birde iştahsızlığın eklenmesi ile apandisitin belirtilerinin ikiye çıkması oluşur.</p>
<p><strong>Apandisit Ağrısı</strong></p>
<p>Hastalara sorulduğunda aniden başlayan iştahsızlık nedeni sorulduğunda ise hastanın verdiği cevap istesem de yiyemiyorumdur. <strong>Apandisit hastalığı</strong> bulunan hastalar genellikle zayıf ve iştahsızlardır. Apandisitten kurtulup normal yaşantısına dönen hastalarda iştahlarında artış ve kilo artışı da beraberince gelecektir. Apandisitin belirleyicilerinden olan bir başka işaret ise bazı hastaların devamlı tuvalet ihtiyacı duymaları fakat bunu yapsalar bile yine bir şişkinlikle karşı karşıya kaldıkları ve bu ihtiyacın giderilmeyerek tekrarlanma isteğinin oluşmasıdır. Bu gibi durumlarla karşı karşıya kalan hastalar kendilerinin kabız olduğunu zannederek tuvalet ihtiyacını yerine getiremediklerini zannederek kabızlıklarını gidermek için yardımcılardan yararlanırlar.</p>
<p><strong>Apandisit Tedavisi</strong></p>
<p>Oysa bu belirtiler apandisitin belirtileri arasında sayılmaktadır. Bu gibi şikayetlerle karşılayan ve sıklıkla bunların tekrarına yaşayan kişilerin gecikmeden bir an önce doktor kontrolünden geçmek üzere bir hastane ortamına gitmeleri gerekliliği bulunmaktadır. İlk belirtilerinden olan apandisitin karın bölgesindeki ağrı ile birlikte gelişen ve artan ağrı, iştahsızlık, tuvalet ihtiyacını giderememe ve bunun akabinde gelişen bulantı ve kusma ile kendisini belli eden apandisitten kurtulmak için tek çare ameliyat olmaktır.</p>
<p><strong>Apandisit Patlaması</strong></p>
<p>Apandisit ile birlikte oluşan iltihap tehlikeli bir hastalıktır. Eğer delinme, yırtılma oluşur ise kişinin zehirlenerek hayati tehlikesinin oluşumu da yaşanabilir.<strong> Apandisit tedavisi</strong> cerrahi müdahale ile olmaktadır. Bazı ilerlemiş apandisit olaylarında ise tıbbi tedavi yönteminden yararlanılmaktadır. Apandisit önemsenmesi ve geciktirilmeden ön bulgular görüldü ise şüphelenilerek hemen doktor kontrolünün akabinde tedavisine başlanılması gereken bir hastalıktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sgk.org/apandisit-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göğüs Ağrısı Sebepleri</title>
		<link>http://sgk.org/gogus-agrisi-sebepleri.html</link>
		<comments>http://sgk.org/gogus-agrisi-sebepleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 06:00:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs Ağrısı belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs Ağrısı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs Ağrısı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs Ağrısı sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs Ağrısı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sgk.org/?p=1604</guid>
		<description><![CDATA[Göğüs Ağrısı Nedenleri Göğüs ağrıları göğüs ağrısını yaşayanlar tarafından bir rahatsızlık oluşturur ve göğüs bölgesini etkileyen...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Göğüs Ağrısı Nedenleri</strong></p>
<p>Göğüs ağrıları <strong>göğüs ağrısı</strong>nı yaşayanlar tarafından bir rahatsızlık oluşturur ve göğüs bölgesini etkileyen bir darbeye bağımlı olarak açıklanabilir. Göğüs ağrısı şiddetliden hafife doğru bir yelpazede seyreder ve en şiddetli göğüs ağrısının hasta tarafından tanımlanması güçtür, çünkü şiddete yönelik bir kıstas söz konusu olamamaktadır. Göğüs bölgesinin insan vücudundaki konumu dolayısıyla ağrıyan bölgenin birçok hastalığın belirtisi ya da uyarıcısı olduğu söylenebilir. Ancak bu göğüs ağrısı bir hastalıktan ziyade sadece ağrısı hissedilen bir kas gerilmesi sebebiyle de ortaya çıkmış olabilir.</p>
<p><strong>Göğüs Ağrısı Tedavi</strong></p>
<p>Örnek verecek olursak bir göğüs ağrısı olarak hissedilen bir durum sol göğüs, sol kol ve çene üzerinde bir etki gösteriyorsa, diğer taraftan bu ağrının başlangıcı ağır fiziki hareketler sırasında oluşup, dinlenme süreciyle azalan bir seyirdeyse akla gelebilecek ilk rahatsızlıklar damarlara bağlı hastalıklardır. Bir başka <strong>göğüs ağrısı</strong> da sadece solunum şiddetine göre değişip, özellikle göğüs bölgesinde bir “batma” durumu olarak gözleniyorsa, altyapıyı oluşturan hastalığa yönelik bulguların ilk sıradaki koşullarından biri olarak değerlendirilir.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/ElUcu-gddJ0" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><strong>Göğüs Ağrısı  Tedavisi</strong></p>
<p><strong>Göğüs ağrısının sebepleri</strong>nin çok çeşitli olabileceğini olabileceğini belirtmiştik. Bir göğüs ağrısını öncelikle akciğere bağlı hastalıklar olarak ele aldığımızda karşımıza çıkan listede, akciğerde yer alan virüslerin yol açtığı enfeksiyonlar, akciğer atardamarının ya da bu atardamarın kollarından birinin tıkanıklığı, akciğer sönüşü, akciğer kanseri, diğer organlarda yer alan kanser bölgelerinin akciğere yayılımı, verem gibi hastalıklar yer alır. Kalp organını merkez alarak göğüs ağrısının sebepleri araştırıldığında ise başlıca hastalıklar arasında damar rahatsızlıkları, <strong>kalp kapakları</strong>na bağlı hastalıklar, damar hasarları, <strong>kalp zarı</strong>na yönelik hastalıklar bu listede varlık gösterirler. Ayrıca mide ve bağırsaklardaki olumsuz durumların da göğüs bölgesine çeşitli etkileri olabilmektedir. Özellikle mide asidinin göğse geri yükselmesi, safra kesesine bağlı ağrılar, pankreas ve ülser gibi rahatsızlıklar mide ve bağırsak sisteminin temelini oluşturduğu göğüs hastalıklarıdır.</p>
<p><strong>Göğüs Ağrısı Çeşitleri</strong></p>
<p>Yine de <strong>göğüs ağrısı sebepleri</strong>nin büyük çoğunluğu kaburga eklemlerine dayanarak kırıkların ve çatlamaların, omuz, bilek ve kola bağlı rahatsızlıkların, kas devinimlerinin oluşturduğu hafif rahatsızlıklar olarak öngörülebilir. Bir diğer göğüs ağrısı kaynağı da psikolojik rahatsızlıklardır. Özellikle panik atak hastalarının en çok gözlemlenen şikayetleri de göğüs ağrıları üzerinedir.</p>
<p><strong>Göğüs Ağrısı Belirtileri</strong></p>
<p>Enfeksiyon hastalıklarının sebep olduğu <strong>göğüs ağrıları</strong>na, ateş nöbetleri, öksürük, balgam gibi faktörler eşlik eder. Ağrı akut niteliktedir ve derin soluklarla göğüs ağrısı şiddetlenir. <strong>Akciğer</strong> damarlarına bağlı kan pıhtısı tıkanıklıkları da enfeksiyonların sebep olduğu ağrılarla benzer niteliktedir. Ancak akciğer kanserinde bu ağrı akut olarak değil adım adım başlar. Ancak ve ancak tümör hücresi yayılımını arttırdığında ağrılar şiddetlenir. Kalp temelli damar hastalıkları da özellikle fiziksel eforun sonucu olarak göğüs ağrısını hissettirir. Sol kola ve parmaklara, boyun ve çeneye kadarki bölgeye yayılım gösteren bu ağrı eğer mide bulantısı, kusma ve yoğun terleme eşliğinde devam ediyorsa acil tedavi kaçınılmazdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sgk.org/gogus-agrisi-sebepleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bağışıklık Sistemi</title>
		<link>http://sgk.org/bagisiklik-sistemi.html</link>
		<comments>http://sgk.org/bagisiklik-sistemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 10:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi güçlendirici]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi güçlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sgk.org/?p=1599</guid>
		<description><![CDATA[Bağışıklık Sistemi Güçlendirme Bağışıklık sisteminin doğru ve düzgün bir şekilde vazifesini yerine getirmesi vücut sağlığımız ve...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bağışıklık Sistemi Güçlendirme</strong></p>
<p>Bağışıklık sisteminin doğru ve düzgün bir şekilde vazifesini yerine getirmesi vücut sağlığımız ve direncimiz için oldukça önem arz etmektedir. Vücudumuzun işleyişi oldukça mükemmel bir şekilde devam etmektedir. Vücut kendisine yararlı olanları içerisine almakta yararsız ve zararlı olanları ise dışarı atarak kendisini tam ve düzgün bir şekilde idare etmektedir.<a href="http://sgk.org/bagisiklik-sistemi.html"> Bağışıklık</a> kişilerde mikroplar veya zehirlerin vücudumuza girdiklerinde özel maddeler vasıtasıyla hemen etkisiz hale getirildiği için hastalık oluşumuna sebep olmazlar. Daha doğum anından itibaren yaşantımıza ilk olarak başladığımız anın en başından vücudun hastalıklara karşı belli bir dirence sahip olarak hayata atılmaktayız.</p>
<p><a href="http://sgk.org/bagisiklik-sistemi.html"><strong>Bağışıklık Sistemi Nedir</strong></a></p>
<p>Bu bizlere tanrının sunduğu en güzel seçeneklerin en başında gelir. Bu<strong> bağışıklık</strong> belli hastalıklara karşı bizlere gelebilecek ve sonrasında bizlere sıkıntı ve hastalık yaratacak olan birçok zararlı etkene karşı koruyucu ve destekleyici bir kalkan oluşturur. Bu bağışıklık sisteminin düzenli ve yeterli bir biçimde sürdürülmesi ve çalışmalarını tam bir şekilde devam ettirebilmesi ancak bağışıklık sisteminin faaliyeti ile mümkün olabilir. Çeşitli faktörler bunda rol oynar. Vücut sıcaklığının belli bir seviyede tutulması, bazı mikropların üreme sıcaklığından olmadığından bu mikroplara karşı kişinin direnci oluşur. Bunun neticesinde ise sıhhatli bir deriden vücuda bakterinin girip hastalık yapabilmesi mümkün değildir. Tükrük ve gözyaşının da bakteriler üzerinde öldürücü bir tesiri bulunmaktadır.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/vJQoaTUhctk" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><strong>Bağışıklık Kazanmak</strong></p>
<p>Bu <a href="http://sgk.org/bagisiklik-sistemi.html"><strong>bağışıklık sistemi</strong></a>nin adı daha dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren kazanılan bağışıklıktır. Daha sonraları ise vücudun kendi direniş ve gayreti sonucunda kazanılan bağışıklık sistemi oluşur. Bu bağışıklıkta herhangi bir bulaşıcı hastalık geçirildikten sonra tekrar gelişebileceği gibi zayıflatılmış veya öldürülmüş mikroplar yahut mikrop maddelerinin vücudumuza aşı şeklinde verilmesi neticesinde oluşturulan bağışıklıktır. Bu bağışıklıkta kullanılan ana etken ise dışarıdan uygulanan aşı yöntemidir. Bu tip bağışıklıkta en önemli tarafı vücuda uzun zaman hattı bazı karşılaşabileceğimiz hastalıklara karşı vücutta savunma maddeleri yaparak vücudun bağışıklığını tam olarak sağlayabilmesidir.</p>
<p><strong>Bağışıklık Nedir</strong></p>
<p>Bağışıklık sisteminin güçsüzleşerek görevini tam olarak yerine getirememesinin neticesi olarak vücudumuzda çeşitli hastalıklarla karşı karşıya kalabiliriz. Bunun için yapılacak olanlar arasında bağışıklık sisteminin güçlenerek tekrar görevini tam olarak yürütebilmesi için gerekli yardımcılardan gerekli yardımı alabilmektir. Bunun için beden temizliğinden tutunda yiyeceğimiz beslenme ve gıda maddelerine kadar her şeyin dikkat edilerek hassas bir şekilde değerlendirilerek tüketilmesi de bağışık için yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>Bağışıklık Sistemi Organları</strong></p>
<p>Bağışıklık vücut direncinin oluşumunda oldukça etkili bir olaydır. Bağışıklık vücudumuz için olmazsa olmazlardandır. Daha önceki dönemlerinde mikroplar veya toksinler ile karşı karşıya kalan kişilerde serumların bir başka kişiye verilmesi ile oluşan pasif bağışıklık bağışıklığın bir başka çeşididir. Burada serumu alınan şahısta bulunan koruyucular diğer bir şahısa verilen serumdaki koruyucular belli bir müddet için hastalığa karşı koruyucu olmakta ve hastalığa karşı direnç oluşturmaktadırlar. Bağışıklık vücudumuzun işleyişinin ve mükemmelliğinin görülebileceği en özel bir olayı olduğundan daha doğum anından itibaren başlayan bir güzelliktir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sgk.org/bagisiklik-sistemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemik İliği</title>
		<link>http://sgk.org/kemik-iligi.html</link>
		<comments>http://sgk.org/kemik-iligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 08:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kan ilik kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kemik iliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik İliği hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik İliği kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik İliği nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik İliği tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sgk.org/?p=1595</guid>
		<description><![CDATA[Kemik İliği Kanseri Kemik iltihapları hastalığı daha çok çocuklarda daha fazla görülmektedir. Kemik iltihapları kendisini farklı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kemik İliği Kanseri</strong></p>
<p>Kemik iltihapları hastalığı daha çok çocuklarda daha fazla görülmektedir.<strong> Kemik iltihapları</strong> kendisini farklı ve değişik şekillerde belli ederek hissettirmektedir. Belirtilerinin en önemlilerinden olan eklemlerdeki ağrı ile kendisini belli etmesidir. Bazen kısa süreli ve gelip geçici ağrı ile bazen de oldukça etkili ve şiddetli ağrı ile kendisini hissettirmektedir. Bu iltihabın oluşmasındaki ana etken ise vücudumuza aldığımız mikropların verdiği etkilerdir. Vücudumuza giren ve hastalık oluşturan bu mikropların kemiğin içine kadar girmeleri ve orada hastalık oluşturarak kemik iltihabını gerçekleştirmeleridir. Yeni doğan bebeklerde ise, göbek bağı iltihapları neticesinin etkisi ile kemik iltihabının oluşumu gelişebilir.</p>
<p><strong>Kemik İliği Nedir</strong></p>
<p>Çeşitli ve farklı olayların gelişmesi neticesinde de <strong>kemik iltihapları</strong> görülebilir. Geçirilen bir kaza sonucu oluşan kemik iltihaplarına da rastlanılabilinmektedir. Farenjit, sinüzit ve zatürre gibi geçirilen hastalıklar sonucu iyi tedavi edilemez ve hasta sıklıkla bu hastalığa yakalanıyor ve tekrarlıyor ise de kemik iltihapları oluşur. Ameliyat ve yapılan enjeksiyon sonucu da kemiklerimizde iltihap oluşumu olabilir. Kemik iltihaplarında iyi tedavi edilmez ve müzminleşir ise bu kemik iltihabının adı müzmin kemik iltihabı olur. Kemik iltihaplarının oluşumuna tanı konulması için röntgen filmi çekilmesi gerekir. Kemik iltihaplarının belirlenmesinde en belirgin özellik olan ağrıdır. Ağrının takip eden aşaması olarak ta hastada ateş görülebilir. Yeni doğan bebeklerin ilk doğum anından itibaren yaşayabilecekleri bir hastalık olan kemik iltihabının tedavisinde daha ilk aylardan itibaren uygun tıbbi yöntemlerden yararlanılması ve faydalanılması gereklidir.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/Inzafxke5GE" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><strong>Kemik İliği Hastalığı</strong></p>
<p>Daha ileriki safhalarda ise ağrı ile kendisini belli eden ve oldukça ve sıklıkla artış gösteren ağrı ile birlikte yükselen ateşte hastalığın seyrini belirler. Kemiklerde iltihaplı olan yerin şişerek o bölgelerde daha fazla ağrının oluşması ile hasta kendisini daha rahatsız hisseder. Bu sırada kemiklerinin adeta birbirinin içine girdiğini zannederek tarifi imkansız bir sancı ile karşı karşıya kalabilir. Hasta küçük bir çocuk ise ağrının daha tahammül edilemez bir acısı bulunur. Durmadan ağlar ve hareket etmekte oldukça fazla şekilde zorlanabilir. Yetişkinlerde görülen kemik iltihaplanmalarında ise bu ağrı ilk önceleri az bir ağrı ile kendisini belli eder adeta bir sızı şeklinde iken birden ve aniden ağrı seviyesi artış göstermekte ve iltihaplanmaların olduğu bölgelerdeki ağrı ise oldukça şiddetlidir.</p>
<p><strong>Kemik İliği Belirtileri</strong></p>
<p>Hareketlerde kısıtlanma oluşmakta ve hasta ne yapacağını ve ne şekilde ağrısını dindireceğini bilememektedir. Bu şikayetler baş gösterdiğinden hastanın hiç gecikmeden bir klinik ortamına giderek oradaki doktorlardan acilen başvurması gereklidir. Çekilecek röntgen sonucunda hasta için uygun tedavi seçeneklerinden yararlanılarak hemen hasta kontrol altına alınmalıdır. Kemik iltihaplarının ileri boyutu olan süreklilik kazanan kemik iltihaplanmasıdır. Bu kemik iltihaplanmaları eğer tedavi edilmez ise hasta üzerinde oldukça zahmetli ve ağrılı bir süreç oluşacaktır. Bu tip kemik iltihaplanmalarında belirtilerin ve bulguların ortaya çıkışı yavaştır belli başlı şikayetler arasında vücutlarında oluşan kemik ağrılarıdır. Romatizma diye uzun süre tedavi edilmelerine rağmen geçmeyen ağrıların tetkiki sonucu kemik iltihaplanması teşhisi konulabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sgk.org/kemik-iligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astigmat</title>
		<link>http://sgk.org/astigmat.html</link>
		<comments>http://sgk.org/astigmat.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 06:00:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Astigmat]]></category>
		<category><![CDATA[Astigmat belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Astigmat nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Astigmat nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Astigmat tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Astigmat testi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sgk.org/?p=1592</guid>
		<description><![CDATA[Astigmat Tedavisi Gözlerimizde oluşan bir göz kusuru rahatsızlığıdır. Astigmatı bulunan kişilerde göz aynı düzeydeki bir cismi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Astigmat Tedavisi</strong></p>
<p>Gözlerimizde oluşan bir göz kusuru rahatsızlığıdır. Astigmatı bulunan kişilerde göz aynı düzeydeki bir cismi yatay ve dikey doğruları eşit ve birbiriyle orantılı bir şekilde kesinlikle göremez. Astigmat önemli bir göz kusuru değildir. Fakat astigmatı bulunan kişilerde görüş ayarlarında olumsuzluklar yaşamaktadırlar. <strong>Astigmat</strong>ın belirlenmesi için mutlaka bir göz doktorunun tetkikinden geçilmesi ve astigmatın olup olmadığının belirlenmesi gereklidir.</p>
<p><strong>Astigmat Testi</strong></p>
<p>Gözümüzün saydam renkli iç tabakasında iki farklı meridyen bulunmaktadır. Bu meridyenlerden biri yatay şekilde diğeri ise dikey şekilde yer almaktadır. İki meridyenin ışığı kırma olayı farklı olmaları göze paralel olarak gelen ışınların bir noktada bir araya gelmesine olanak sağlamamaktadır. Bu nedenle de sarı lekede var olan resim bulanık olarak görülerek algılanmaktadır. Bizlerde işte görülen bu ışığı kırma kusuruna astigmat denilmektedir. Göz doktorunun yaptığı tetkikler sonucunda astigmat tanısı konuldu ise kullanılan gözlüklerde astigmat özelliğinin de var olduğunu belirlenerek buna göre hazırlanan gözlüklerden kullanılarak astigmatlı gözlüklere sahip olunabilir.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/eJOSw5O6Pcs" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<p><strong>Astigmat Belirtileri</strong></p>
<p>Her zaman için astigmatta dikey meridyen olarak adlandırılan kırılma noktasında eğrilik daha fazla oluşmakta bu nedenle de dikey meridyende kırılma daha fazla oluşmakta iken gözümüzde bir yanılsama oluşmakta ve bunun neticesinde de uzunluk ve kısalık ayarlarında bozukluk hissedilerek algılanmaktadır.</p>
<p><strong>Astigmat Nedenleri</strong></p>
<p>Hafif dereceleri bulunan<strong> astigmat hastalığı</strong>nda astigmatın belirtilerin hepsinin bir arada bulunması oluşmayabilir. Daha ileriki astigmat vakalarında değişik yanılsamalar ve değişikliklere rastlanılabilmektedir. Astigmat rahatsızlığının ve tanısının konulabilmesi için mutlaka bir göz doktorunun kontrolünden geçirilmesi ve uygun göz tetkiklerinin ve incelemelerinin sağlıklı bir şekilde yapılması gereklidir. Bunun yanı sıra astigmat hastası olan çocuklarda ilk gözlenen okuduğu bir şeyi gözünün tam gözbebeğine kadar sokarak kendine yakınlaştırmaktadır. İyi ve net bir şekilde okuyabilmek ve görebilmek isteyen çocuklarımızı aynen miyopta olduğu gibi yani yakını görememe sıkıntısı gibi belirtilerle aynı olan baş ağrısı ve daha farklı reaksiyonlar gözlemlenebilir. Astigmatın düzeltilmesi ve tedavisinin seçenekleri arasında silindir biçimi mercekler kullanılarak astigmat göz kusuru düzeltilebilir.</p>
<p><strong>Astigmat Nedir</strong></p>
<p>Tedavi edilmez ise baş ağrılarının çoğalmasına ve okuma ve görme gibi olaylarda bulanık bir görüntünün elde edilmesi sağlanır. Doktor tarafından reçete ile verilen gözlüklerde gözlerinde astigmatı bulunan kişilerde gözlük camlarından birisi yerinden çıkarsa veya kaybolur ise aynı cam ölçülerinin ve tam olarak bire bir olması gerekliliği vardır. Aksi takdirde daha önemli göz kusurlarının ve rahatsızlıkların oluşmasına olanak sağlanır. En önemli çözüm yöntemi ise kontakt <strong>lens</strong> kullanarak astigmatın düzeltilmesidir. Normal bir göz ile astigmat rahatsızlığı bulunan bir göz oldukça farklıdır. Astigmat tedavisinde kullanılan mercekler yardımı ile oldukça kolay bir şekilde düzeltilebilmektedir. Düzensiz astigmatla karşılaşıldığında ise gözümüzdeki saydam tabakanın eğriliğinin düzenli olmamasından ötürü oluşan bir astigmat çeşididir. Bunun sonucunda oluşan astigmatın tedavisinde ise kullanılan mercekler yeteri kadar iyi sonuçlar oluşmasına engel olabilir bunun için gerekli olan ise göze yerleştirilecek olan lens uygulamasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sgk.org/astigmat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

