Diz ağrıları yağmur habercisi mi?

‘Dizlerim ağrıyor yağmur yağacak’ sözünün şehir efsanesi olmadığı ortaya çıktı. Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nurullah Akkoç, romatizma hastalarının nemden dolayı ağrılarının arttığını doğrulayarak:

“Romatizmam azdı, yağmur yağacak’ sözü şehir efsanesi değil. Nemin romatizmal ağrıyı artırdığı doğru. Bu yüzden nemli yerler hastaların ağrısını tetikler. Hastaların kuma gömülmesi lokal sıcak uygulaması yapmaması gerekiyor. Hastalığı tetikleyen faktörlerden biri de bu durumdur” dedi.
Türkiye Ramotoloji Derneği İzmir Şubesi Başkanı, Dokuz Eylül Üniverisitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, İmmünoloji-Romatoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Nurullah Akkoç, romatizmal hastalıkların bakıldığı romatoloji bölümünde hasta sayısının fazlalığı ve doktor sayısının azlığı nedeniyle birçok hastaya yanlış teşhis koyulduğunu anlattı.

Bel ağrısının da görüldüğü romatizma hastalarına Türkiye’de yanlış teşhis koyulduğunu ifade eden Akkoç, “Romatizma hastaları ramatolog diye bir bölümün olduğundan bile habersiz. Yanlış bölümlere gidip yanlış teşhis koyularak çoğu bel fıtığı ameliyatı oluyor. Bu durumun önlenmesi gerekiyor” dedi.
Türkiye’de romatolog sayısının çok az olduğunu belirten Akkoç, şöyle konuştu: “Hastanelere başvuranların çoğu kas iskelet hastalıkları ile başvuruyor. Bu dünya ile de uyuşuyor. Buna karşı toplumda bu kadar çok başvuru olduğu halde Türkiye’deki romotolog çok az. Bir milyon kişiye iki romatolog düşüyor. Yunanistan’da bir milyon kişiye 25 romatolog düşüyor. Onlar romatolog sayısında önde. Performans sistemi geldiği için doğal olarak kişiler yaptığı kazancı katmaları da gerekiyor. Çok kazanılan yan dal olmadığı için tercih edilmiyor. Sağlık Bakanlığı’nın güzel çalışmaları oldu. Türkiye’nin minimum en az bin tane romatologa ihtiyacı var. 10 senede bu ortalamayı yakalayacak olsak, yılda 80 romatolog yetişmesi gerekiyor. Bu yıl dört kişi aldılar.”
Türkiye’de yaklaşık 1 milyon iltihaplı romatizmalı hasta olduğunu anlatan Akkoç; hastaların çoğunun tanı koyulmadan yaşadığını belirterek şunları söyledi: “Bu hastalar bel ve boyun ağrısı ile başvuruyorlar çoğu kez. Bu insanlar romatolog sayısı az olduğu için Türkiye’de başka bölümlere giderek bu hastaların yüzde 50’si yanlış tanı ve yanlış tedavi alıyorlar. Çoğu bel fıtığı ameliyatı oluyor. Bu çok merkezi bir araştırma. Tüm Türkiye’yi kapsamıştı. Böylece teşhis koyma gecikiyor.”
Romatizmal hastalıklarda bütün dünyada tanı gecikmesinin yaşandığının altını çizen Prof.Dr Akkoç, halkın bu konuda bilinçlenmesi gerektiğini söyleyerek; bel ağrısı olanların mutlaka bir romatologa başvurması gerektiğini bildirdi. Bu hastaların çok ağrı çektiğini vurgulayan Akkoç, İzmir’de romatolog sayısının son derece iyi olduğunu şöyle anlattı; “ İzmir’de romatolog sayısı son derece iyi. 20 romatolog var.Yalnız randevu alması çok zor. Romatolog sayısının artırılması gerekiyor. Romatizmal hastalıklar ağrı çekiyorlar. Bunların ölme riski bir buçuk kat daha fazla. Daha erken ölüyor bu hastalar. İş gücü kaybına yol açıyor. Avrupa’da en çok iş verimini düşüren hastalıklar kan ve iskelet sistemidir.”
Romatizmal hastalıklarda genetik faktörlerin önemli olduğunu dile getiren Akkoç; sözlerini şöyle tamamladı: “Özellikle ağır bir şekilde görülen romatizma çeşidi Romatolit Artit hastalığında genetik faktörler önemli, çevresel faktörler önemli. Kesin saptanmış sebeplerinden biri sigara. Hem riski artırıyor hem de gidişatı kötüleştiriyor. Bırakmak için çok hastaları ikna etmeniz gerekiyor. Hareket etme kabiliyetiniz azalıyor. Hastanın yürümesi bozuluyor. Kalça ve diz protezi takılabiliyor.”

admin tarafından

Sgk İşlemlerine, sgk sorgulama ve sağlık haberleri 'ne kolayca ulaşabilmeniz için yapılmış bir uygulamadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir