Bu maça kalp dayanır mı?

Teknoloji gelişiyor, ömür uzuyor ama yine de ölüyoruz. Sigara içmemek, kaliteli ve hareketli bir yaşam, ölüm nedenlerinde ilk 2 sırayı alan kalp hastalıkları ve kanserden korunmak için hâlâ en önemli iki silah. Zira süreç başladıktan sonra hasarı tamamen geri çevirmek hâlâ daha zor ve masraflı. Yani iş yine başa düşüyor. Özellikle bu akşam oynanacak Fenerbahçe – Galatasaray şampiyonluk maçı düşünüldüğünde, kalbiniz konusunda daha da dikkatli olmalı ve önerilere kulak vermelisiniz…

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2011 yılı rakamlarına göre kadınlarda ortalama yaşam süresi 76, erkeklerde 72 yıl. Kimin neden öldüğünü kaydetmekse zor. Rakamlara ancak 2 yıl geriden ulaşılabiliyor. 2009’a ait ölüm nedeni istatistiklerinde yaklaşık yüzde 40’la kalp hastalıkları birinci sırada. İkinci, yüzde 20 ile kanser. Solunum sistemi hastalıkları yüzde 9’la onları takip ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın verileri, gelecekte kanser, kalp hastalıklarını geçebilir diyor. Her yıl dünyada yaklaşık 13 milyon kişiye kanser teşhisi konurken bu rakamın 2030’larda 30 milyona yaklaşacağı, Türkiye’deyse hasta sayısının gelecek 20 yılda 1.5 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu artışın 3 temel sebebi var: Yaşlı nüfusta artış, tütün kullanımı ve obezite. Sağlık Bakanlığı’na göre Türkiye’de her yıl teşhis edilen 150 bin kanser vakasının 3’te 2’sinin sigarayla ilişkili olduğu sanılıyor.

Ama bir noktaya dikkat; ölüm nedenlerinde ilk iki sıradaki kalp hastalıklarının da kanserin de arkasında obezitenin önemli bir neden olduğunun altı çiziliyor.

New Orleans’taki Tulane Tıp Fakültesi halk sağlığı uzmanlarından Prof. Dr. Tom Farley, “Sağlıklı Bir Ulus İçin Reçete” isimli kitabında sağlıklı hayatın ancak sağlıklı bir şehirde mümkün olacağını, bol bol yürümeyi öneriyor. Düzenli spor, kan basıncında yüzde 10 kadar azalma sağlıyor. Zaten tansiyon ilaçları da başlangıç aşamasında ancak bu kadar işe yarıyor.

Bu arada genetik ve kök hücre alanında çığır açıcı gelişmeler yaşanıyor. Her yıl yeni ilaçlar üretiliyor. Teknoloji hastalıkları başlangıç safhasında yakalamada maharet kazanıyor. Brigham Kadın Hastanesi Kardiyovasküler Hastalıkları Önleme Merkezi Direktörü Dr. Paul Ridker ise kalp hastalıklarında önemli bir etken olan genetik biliminin bu hasalığın tedavisinde ciddi rol oynayacağını söylüyor ve ekliyor: “Ama 50-60 yıl alabilir. Sabırlı olmalıyız.”
Peki bu arada o günleri görmek için ne yapılmalı? Sigara içmemek ve kaliteli, hareketli bir yaşam, kalp hastalıkları ve kanserden korunmak için hâlâ en önemli iki silah. Süreç başladıktan sonra hasarı tamamen geri çevirmek zor ve masraflı. Yani iş yine başa düşüyor.

Amerikan Spor Hekimliği Koleji’nin (American College of Sports Medicine-ACSM) obeziteye karşı önerisi, her gün en az 30 dakika orta şiddette egzersiz. Bu, günde 200 kalori harcatıyor.

  • 45-60 dakika futbol
  • 35 dakika hızlı tempolu yürüyüş
  • 30 dakika bisiklete binme
  • 20 dakika yüzme
  • 15 dakika ip atlama
  • 45-60 dakika araba yıkama
  • 45-60 dakika cam veya yer silme

Bu akşam, Süper Toto Süper Final son maçı var. Fenerbahçe ile Galatasaray arasında, Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda saat 19’da başlayacak maç, şampiyonu belirleyecek. Bu sezon futbolda yaşanan gerilim ve tartışmalar, şike davası, Süper Final sisteminin adil olup olmadığı ve özellikle iki takım arasındaki rekabet düşünüldüğünde, Türk futbol tarihinin en önemli müsabakalarından biri oynanacak. Süper Final karşılaşmaları boyunca 4 futbolseverin kalp krizi geçirdiği, 3’ünün hayatını kaybettiği ve kim bilir daha kaç kişinin televizyon veya radyo başında benzer sorunlarla karşılaşmış olabileceği düşünüldüğünde; bu maça kalbinizin hazır olup olmadığı hayati bir soru haline geliyor. Peki ne yapmalısınız? İşte Memorial Hastanesi’nden Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Harun Arbatlı’nın uyarıları, Londra’daki Kine College Hastanesi Yaşlanma Bilimi Enstitüsü’nden Prof. Dr. Robert Bale ve Amerikan Fitness Magazin Dergisi’nin tespitleriyle daha dikkatli olmanızı gerektirebilecek belirtiler ve hayat kurtarabilecek pratik öneriler…

. Kalp rahatsızlığı olanlar ve aşırı heyecanlı kişiler sakin ortamlarda maç izlemeli.
. Maç günü aşırı yağlı yiyeceklerden, aburcuburdan ve aşırı alkolden kaçınılmalı. Alkol tansiyonu artıran bir faktördür.
. Heyecanı artıracağı için maç öncesi hazırlıklar da izlenmemeli, maç saatinde sadece maç izlenebilir.
. Tansiyon ya da kalp ilaçları kullananlar, ilaçlarını aksatmamalı. Hatta maç öncesi ve sonrasında tansiyon kontrolü uygun olabilir.
. En küçük iyi hissetmeme halinde ya da aşırı heyecan hissedildiğinde maçtan uzaklaşmak uygun olur.
. Kalp hastalığı açısından risk faktörü taşıyorsanız, örneğin diyabetiniz ya da yüksek tansiyonunuz varsa, sigara içiyorsanız ve daha önce ailenizde ciddi kalp hastalığı ya da ani ölüm görülmüşse, maçtan önce doktora danışmak; en azından basit kan sulandırıcı ilaçlar almanız gerekip gerekmediğini sormak iyi olabilir.
. Vücut şekliniz elmaya benziyorsa, yani yağlarınız belinizin çevresinde toplanıyorsa, kalp sorunu yaşama riski daha fazla.
. Eğer dişetleriniz kanıyorsa, kalbinize daha çok dikkat etmelisiniz. Dişeti hastalığı bulunan 50 yaşından genç bireylerde kalp hastalığı görülme riski yüzde 72.

Hareket etmeyi, egzersizi unutmadan, düzenli doktor kontrolünün yanında, kendi başınıza da sağlığınızı sık sık kontrol etmelisiniz. Londra’daki Kine College Hastanesi Yaşlanma Bilimi Enstitüsü’nden Prof. Dr. Robert Bale ve Amerikan Fitness Magazin Dergisi’nin basit check-up önerilerini birleştirdik. Evde, kısa sürede kendi kendinizi kontrol edebileceğiniz bir öneri listesi hazırladık. Tabii bunun çok kabaca yapılmış bir kontrol olduğunu, düzenli olarak hekim denetiminden geçmek gerektiğini ve bir kuşkuya kapıldığınızda yine hekime başvurmak zorunda olduğunuzu tekrar hatırlatalım!

Aşağı doğru eğilerek ayak parmaklarınıza dokunmaya çalışın. Eğer dokunabiliyorsanız her şey yolunda demektir. Ancak ayak bileğinizden aşağı gidemiyorsanız günlük egzersizleri artırmalısınız.

Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz uzatın. Bir bacağınızı havaya kaldırın. Birinin ayağınıza bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere düşüyorsa, kaslarınızda bir zayıflık olduğu anlamına gelir.

Kadınlar için adetlerin başlangıç ve bitiş günleri önemli. Uzmanlar sağlıklı döngünün 21-35 gün arasında olduğunu söylüyor. Daha uzun veya daha kısa aralıklarda doktorunuza başvurun.

Amerikan Dermatoloji Derneği 50’den fazla benin cilt kanseri riskine işaret ettiğini söylüyor.

Kollarınızın arkasına dokunun. Eğer yumrular hissediyorsanız Omega-3 asidinden yeteri kadar tüketemiyorsunuz demektir. Diyetinizi yeniden gözden geçirip yağlı balıklara ağırlık verin.

Eğer sık sık başınız ağrıyorsa duygusal yükünüz fazla demektir. Bu, bağışıklık sisteminizi zayıflatmanın yanı sıra kalp rahatsızlığı riskinizi de artırabilir.

Alt göz kapağınızı aşağı doğru çekin ve içeriye bakın. Eğer parke taşını andıran küçük yumrulara rastlıyorsanız alerjik bir bünyeye sahip olabilirsiniz. Eğer sinüsleriniz tıkalıysa, rahat nefes alamıyorsanız yine alerjiden şüphelenebilirsiniz ya da sinüzitiniz olabilir.

Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun. 3 kilonun altında doğmuşsanız kalp sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Kahvaltıdan önce sırt üstü yere uzanın ve karnınızı gerin. Eğer düz ise sağlıklısınız. Değilse, vücudunuzda toksik yağ oluştuğu anlamına gelebilir. Bu yağlar, organların çevresini sararak kanser, diyabet ve kalp rahatsızlığı gibi hastalıkların önünü açıyor.

Bel ölçüsü kadınlarda 81, erkeklerde 91 santimetreden kalınsa kalp rahatsızlığı riski olabilir.

Tırnaklardaki hafif mavilik ya da morluk kalp hastalığının habercisi olabilir. Tırnakların aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu gösterebilir.

Aynada gözlerinizden birine bakın. İrisin etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek olabilir. Bu da yaklaşan kalp sorunlarını haber verebilir.

Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yaşayacaksınız demektir. 70’in altındaysa sağlıklısınız anlamına geliyor.

Eğer dişetleriniz kanıyorsa, kalbinizi hatırlamalısınız. Dişetindeki sorunlar iltihap, kalp hastalığı gelişimine veya mevcut hastalığın şiddetlenmesine yol açabilir. Dişeti hastalığı bulunan 50 yaşından genç bireylerde kalp hastalığı görülme riski yüzde 72.

Avuç içlerinize dikkatle bakın. Eğer kırmızı lekeler varsa karaciğerinize baktırmanız gerekebilir.

Bir tepsinin üstüne rastgele 10 eşya koyun. Tepsiye sadece 10 saniye bakın. Kaç tanesini hatırlayabildiniz? Sonuç ne kadar iyiyse Alzheimer’la karsılaşma riskinizin o kadar az olduğu anlamına geliyor.

Gözünüzün hemen altına, elmacık kemiğiniz üzerine bir cetvel yerleştirin. Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı koyun. Kartı en rahat okuduğunuz uzaklığı ölçün. Ne kadar yakına gelirse gelsin kartı okuyabiliyorsanız, göz sağlığınızın tamamen iyi demektir.

Kollarınız yere paralel, tam karsınızda bir şeye uzanıyormuş gibi yapın. Ellerinize dikkat edin. Eğer elleriniz bu pozisyonda titriyorsa tiroit kontrolünü düşünmeye başlayın. Ayrıca sabah uyandığınızda ateşinizi ölçün. Eğer 37 derecenin altındaysa, tiroit kontrolü için bir doktora danışabilirsiniz.

Sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissediyor musunuz? Diyabetin en erken uyarılarından biri sık tuvalete gitmektir.

Yere bir metre uzunluğunda bir çizgi çizin. Üzerinde rahat yürüyebiliyorsanız, vücudunuzun koordinasyonu iyi işliyor demektir.

Uzmanlar, bebeklerin ve küçük çocukların gelişimsel gecikme ve davranışsal yetersizlikler konusunda muayeneden geçirilmesi gerektiğini söylüyor. İhtiyaç duyulabilecek tarama tipleri ve sıklığı konusunda çocuğunuzun doktoruyla konuşun. Bebek bir yaşına bastığında hemoglobin ve hematokrit seviyesinin ölçülmesi de öneriliyor.

Yaşadığınız bölgedeki suda flüorür oranı çok düşükse, flüorür takviyesi konusunda çocuğunuzun doktoruyla konuşmanız işe yarayabilir. Çocuklar 1 yaşına geldiğinde diş muayenesi yaptırılmalı. İlk dişler çıkmaya başlar başlamaz dişlerin günde 2 kere fırçalanması gerekir. Çocuk 1 yaşına geldiğinde emzikten kesmeye başlamak lazım.

Bebek bir yaşına bastığında hemoglobin ve hematokrit seviyesinin ölçülmesi öneriliyor.

Çocuklar Sağlık Bakanlığı’nın programı uyarınca gerekli bütün aşıları olmalı. Genellikle uygulanan aşılar Hepatit B, rotavirüs, difteri, tetanos, boğmaca, haemofili influenza, pnömokokal hastalık, çocuk felci, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, Hepatit A ve suçiçeği. 6 aylık ve üzeri çocukların her yıl grip aşısı olması da öneriliyor.

Günde 2 kez diş fırçalanmalı, günde 1 kez de diş ipiyle dişler temizlemeli ve genellikle 6 ayda bir dişleri kontrol ettirilmeli. Bu düzen hayat boyu devam edecek, şimdiden alışmakta fayda var. 2 yaşından itibaren florürlü diş macunu kullanılması tavsiye ediliyor.

4 yaşından itibaren görme ve işitme duyularının her yıl ya da her 2 yılda bir muayeneden geçmesi öneriliyor.

3 yaşından itibaren kan basıncının her yıl kontrol edilmesi tavsiye ediliyor.

Menenjit aşınızı yaptırmadıysanız, üniversiteye girmeden önce yaptırabilirsiniz. HPV aşısı olmamış genç kızların aşı olması da öneriliyor. Her yıl grip aşısı da tavsiye ediliyor ama çocuklukta yapılmayan aşıları yaptırmak konusunu önce doktorunuzla konuşmalısınız.

Uygun tedavi mevcutsa, ergenlerin depresyona karşı kontrolden geçmesi öneriliyor.

Tansiyonu her yıl kontrol ettirmek gerekiyor.

Kadınlar cinsel olarak faal hale geldikten sonraki 3 yıl içinde ya da 21 yaşında (hangisi önceyse) ilk rahim kanseri testini yaptırmalı.

Tansiyonunuzu düzenli olarak kontrol ettirmelisiniz. Kalp hastalığı açısından risk faktörü taşıyorsanız, örneğin diyabetiniz ya da yüksek tansiyonunuz varsa, sigara içiyorsanız ya da daha önce ailenizde bu hastalık görülmüşse, kolesterolünüzü kontrol ettirmenize gerek olup olmadığını doktorunuza danışın.

Hamile kalabilecek yaştaysanız, hamile kalmayı düşünseniz de düşünmeseniz de günde 400-800 mikrogram folik asit almalısınız.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı testten geçmenize gerek olup olmadığını doktorunuza danışın. Ergen ve yetişkinlerin HIV’e karşı da düzenli olarak kontrolden geçmeleri öneriliyor. Kadınsanız ve henüz rahim ağzı kanseri testi (pap smear) yaptırmadıysanız, 21 yaşınızda ilkini, bunu takiben de 65 yaşına kadar her 3 yılda bir rahim kanseri testi yaptırmalısınız.

Her yıl mevsimsel grip aşısı yaptırılması tavsiye ediliyor. Ayrıca, tetanos ve difteriye karşı 10 yılda bir ek aşı yaptırılmalı. Bağışıklık durumunuza ve belli hastalıklara karşı risk seviyenize göre doktorunuz ilave aşılar tavsiye edebilir.

Yaşlandıkça dişeti hastalığına yakalanma riski artar, hatta diş çürümesinden bile daha öncelikli sorun halini alabilir. Dolayısıyla, diş ipiyle yapılan temizliğin ayrı bir önemi var.

Tansiyonunuzu düzenli olarak ölçtürün. Erkekseniz 35, kadınsanız 45 yaşında kolesterolünüzü kontrol ettirmeye başlayın. 45 yaş ya da üzeri bir erkekseniz, kalp krizini önlemek için kan sulandıran basit ilaçlar alıp almamanız gerektiğini doktorunuza danışın.

Diyabet kontrolü yaptırmanıza gerek olup olmadığını doktorunuza danışın. Yüksek tansiyonu olanlara, 45 yaş ve üzerindekilere ve aşırı şişmanlık gibi risk faktörleri taşıyan herkese daha erken bir yaşta düzenli kontrolden geçmesi öneriliyor.

Kadınsanız kemik yoğunluğunuz 30 yaşında en üst seviyeye ulaşır. Bu nedenle, kadınların 30 yaşından sonra günde 1.000 miligram kalsiyum alması öneriliyor. Kadınların günde 400 ila 800 mikrogram arasında folik asit takviyesi almaya devam etmesi de söyleniyor.

Kadınsanız rahim ağzı kanseri testini (pap smear) mutlaka düzenli yaptırın. USPSTF bu testin üç yılda bir yapılmasını tavsiye ediyorsa da, Amerikan Kanser Derneği ve Amerikan Kongresi Doğum Uzmanları ve Jinekologlar Derneği testin en azından peş peşe 3 kez negatif çıkana kadar daha sık yapılmasını öneriyor. Testi hangi sıklıkla yaptırmanın sizin için uygun olduğu konusunda doktorunuza danışın.

Tansiyonunuzu düzenli olarak ölçtürüyor musunuz? Kadınsanız ve yaşınız 55 ya da üzeriyse, kalp krizine karşı kan sulandırıcı basit ilaçlar kullanmanızın faydalı olup olmayacağını doktorunuza sorun.

Hayatın bu aşamasında dişeti rahatsızlığı riski artıyor. Neticede dişlerin diş ipiyle temizlenmesi özel önem taşıyor. Dişlerinizi günde 2 kez fırçalayın ve en az 6 ayda bir dişçiye gitmeyi unutmayın.

Kadınların 50 yaşından itibaren 2 yılda bir mamografi çektirmeleri tavsiye ediliyor.

Kanser dışındaki bir nedenden dolayı rahimlerinin tamamı alınmadığı müddetçe, kadınların 3 yılda bir rahim ağzı kanseri testi (pap smear) yaptırmaları gerektiği söyleniyor.

50 yaş ve üstü bütün yetişkinlere kolonoskopi, sigmoidoskopi veya dışkıda kan testi yöntemiyle kolon kanserine karşı kontrolden geçmeleri öneriliyor. Hangi testin sizin için en uygunu olduğu ve hangi sıklıkla test yaptırmanız gerektiği konusunda doktorunuza danışın.

Bazı doktorlar yüksek prostat spesifik antijen seviyesi ve/veya rektal muayene ile kontrolden geçmenin yararlı olduğunu düşünüyor.

Yetişkinlere her yıl mevsimsel grip aşısı öneriliyor. 60 yaş ve üstü yetişkinler zona aşısı da yaptırabilir. Her 10 yılda bir difteri ve tetanosa karşı ek aşı yaptırın ve başka bir aşıya ihtiyacınızın olup olmadığınızı doktorunuza sorun.

 

Dişlerin çürüme riski hayatın bu aşamasında yeniden artar. Ağzın daha az salya üretmeye başlaması (ağız kuruması) ve eskiyen diş dolguları ve kaplamalarının da bu durumun ortaya çıkmasında payı var. Dişlerinizi diş ipliğiyle sık sık temizleyin, günde 2 kez fırçalayın ve düzenli olarak dişçiye gidin.

65 yaşını geçenlere bir kez zatürree aşısı yaptırmaları ve her yıl mevsimsel grip aşısı olmalarını öneriliyor. Ayrıca, daha önce yaptırmadıysanız zona aşısını doktorunuza danışın.

Hayatlarının herhangi bir döneminde sigara içmiş olup da halen 65-75 yaş aralığında olan erkeklerde abdominal aortik anevrizmanın (AAA – karın bölgenizdeki anormal derecede büyük ya da şişmiş bir damar) kontrolü için ultrason testi öneriliyor.

74 yaşına gelen kadınların mamografi çektirmelerine gerek “olmadığı” söyleniyor.

Kadınlara 65 yaşından itibaren osteoporoz kontrolü için düzenli olarak kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmaları öneriliyor.

Geçmişteki testlerinizde anormal sonuçlar çıkmadıysa ya da yüksek risk taşıyan biri değilseniz, 65 yaş üstü kadınların artık rahim ağzı kanseri testi “yaptırmaması” öneriliyor.

75 yaşından itibaren kolorektal kanser kontrolü yapılmasına gerek “olmadığı” belirtiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü, Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), T.C. Sağlık Bakanlığı, Londra Kine College Hastanesi Yaşlanma Bilimi Enstitüsü, Amerikan Fitness Magazin Dergisi, Ian Yarett’in araştırması-Newsweek, Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), ABD Önleyici Hizmetler Çalışma Grubu (USPSTF), Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), Amerikan Aşı Danışma Komitesi (ACIP), Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA), Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC).

admin tarafından

Sgk İşlemlerine, sgk sorgulama ve sağlık haberleri 'ne kolayca ulaşabilmeniz için yapılmış bir uygulamadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir