SGK Sorgulama, SSK Hizmet Dökümü,Ne Zaman Emekli Olurum

Akupunkturun vücuttaki ilaç üretim merkezlerine etkisi ne kadardır?

Akupunkturun vücuttaki ilaç üretim merkezlerine etkisi ne kadardır?

Akupunkturun bir görevi de vücuttaki dengesizlik sebebiyle ilaç üretim merkezlerinde oluşan bozukluğu ya da durgunluğu harekete geçirmek için beyni ve o bölgeyi uyarmasıdır.

Akupunktur tedavisi vücuttaki bu merkezlere ilaç üretimi için gerekli uyarıyı yapar. Bu açıdan bakıldığında rahatlıkla söyleyebiliriz ki ilaçla tedavi edilebilen her hastalıkta akupunkturun inkâr edilemeyecek bir yeri vardır.

Sadece romatizmanın yüzlerce çeşidinin büyük bir kısmında çok etkili neticeler alınmaktadır. Bir genelleme yapacak olursak ilaçla tedavi görecek olan her yüz hastanın en az yetmiş veya seksenini akupunktur ile tedavi etmek mümkündür.

Zaten bugün birçok ilaç firması da kendi açıklamalarında, hastalıkların artık 1/3’ünü ancak tedavi edebildiklerini bildirmektedirler. Zaten bugün, sendrom adı da verilen birçok hastalığın hâlen çaresiz olması veya istenilen sonuç elde edilememesi de bu açıklamayı doğrulamaktadır.

Akupunkturun ilaç üretimindeki rolü nedir?
Akupunktur “yin” ve “yang” meridyenleri üzerindeki noktalara yapılan uyarıdır. Vücudun doğuştan itibaren sağlıklı çalışması için hangi organın ne yapacağı nasıl çalışacağı hangi hormonları, hangi salgıları, hangi ilaçları üreteceği bellidir. Akupunkturun burada üstleneceği rol çok önemli ama bir o kadar da pratiktir. Vücudun içinde var olan doktoru ikaz edip uyandırmaktır. O doktor uyandığında kısa zamanda tekrar hâkimiyeti ele alır ve vücudu önceden nasıl sağlıklı bir şekilde yönetiyorsa aynı şekilde yönetmeye başlar. Hatta uyarıldığı için daha da iyi sonuç elde eder. Örneğin vücutta var olan bağırsak tembelliği kabızlığa sebep oluyorsa, bu uyarıdan sonra kabızlık ortadan kalkar. Burun tıkanıklığı varsa, bu tıkanıklığın açılması için uyarı yapılmış olur. Hareketsizlik sebebiyle omuzlarda ve hareketsiz eklem yerlerine gitmekte zorlanan kan deveranı bu uyarılardan sonra hızlanır.

Nitekim bugün Batı ülkelerinde ve üzak Doğu’da sporcular yarışma öncesi akupunktur tedavisi yaptırarak güçlerine güç katarlar. Yarış sonrası yapılan tahlillerde ise asla dopinge rastlanmaz. Neden? Çünkü sporcu doping ilacı almamıştır. Ama içindeki doktoru akupunktur ile uyandırmış ve gücünü o sürede ikiye katlamıştır. Yarış atlarında akupunktur kullanılmasının sebebi de bu değil midir?

Ama ülkemizde bu gelenek pek bilinmediği için, sporcular bol hareket edecekleri yerde, akupunktur gibi doğal uyarıcılardan yaralanacakları hâlde, gerek rahatsızlandıklarında gerek enerjiye ihtiyaç duyduklarında ilk akla getirdikleri husus ilaçlardır. Bu ise sonunda bilerek bilmeyerek doping standardının üzerine çıkmakta ve sporcu zor durumda bile kalabilmektedir.

SGK Yorum Kullan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir