SGK Sorgulama, SSK Hizmet Dökümü,Ne Zaman Emekli Olurum

Akupunktur tedavi yöntemine göre teşhis nasıl yapılıyor?

Akupunktur tedavi yöntemine göre teşhis nasıl yapılıyor?

İster ortodoks tıp eğitimini almış olsun, ister akupunktur uzmanlığını elde etmiş bir doktor olsun, hastaya teşhis koymada en önem verilmesi gereken konu hastanın kendisi olmalıdır.

Eğer bir doktor hastasının yürüyüşüne, oturuşuna, konuşmasına, mimiklerine, gözlerindeki ışıltıya, bakışlarındaki canlılığa veya ilgisizliğe dikkat ettiğinde hastası hakkında bir kanaat oluşmuyorsa; o hekim arkadaşın bilgi, birikim ve tecrübesini bir şekilde tamamlaması gerekir.

Bununla ilgili bildiğimiz bir alandan örnek vermek gerekirse, aracınızdaki arıza olduğu için bir otomobil tamircisine gittiğinizde usta ne yapar? Arabayı bir kere çalıştırmanızı ister. Siz motoru çalıştırdığınızda motorun sesinden arızanın nerede olduğunu hemen anlar. Daha emin olmak isterse, birkaç yüz metre de arabayı kullanır. Geri geldiğinde motorun ilgili aksamını sökmeleri için çıraklarına (yardımcı elemanlarına) talimat verir.

Bu ustaya deseniz ki:

– Ama ustam, hiç arabayı belirli aletlerle cihazlarla ölçüp değerlendirmeden nasıl böyle bir karara varıyorsunuz?

üstanın size vereceği cevap hazırdır:

– Merak etme, gerekirse cihazlardan da yararlanırız. Biz yıllardır bu işin içindeyiz. İlk defa sizin aracınızı kontrol etmiş biri değilim.

Aynen bunun gibi, doktor da (ilk defa bir hasta kontrol etmediği için) sağlıklı insan ile rahatsız olan insan arasındaki farkı bakışlarıyla anlamalıdır.

Bir başka önemli husus da hastanın bizzat kendisiyle ilgili detaylı bir hikâyesini anlatması veya yazmasıdır ki bu doktor için teşhis koymada çok ama çok önemlidir.

Doktor, hastanın durmasını, oturmasını, konuşmasını, bakmasını değerlendirip, bir de yazılı veya sözlü anlattığı hayat hikâyesini öğrendiğinde hastası hakkında % 80 teşhisini koyabilmelidir.

Geri kalan % 20’lik belirsizliği de ilgili tahliller, tetkikler, filmler vs. oluşturacaktır. Bugün hastanın muayenesi ve teşhis konulması işlemlerinde bu oran ne yazık ki tam aksine oluyormuşçasına önem kazanmış veya öyle gösterilmeye başlanmıştır. Yani doktorun gözlem ve tecrübesi, hastanın beden dili ve kendini ifadesi âdeta ikinci plana itilip, neredeyse, hasta daha “ uram ağrıyor.” der demez tahlil, tetkik, röntgen vs. ile teşhiste isabetlilik aranmaya çalışılmaktadır.

Nabızdan dilden kulaktan ve dedektörden yapacağı teşhisler veya modern tıbbın yöntemiyle isteyeceği tahliller, röntgenler doktorun tecrübesini teyit edici, kesin sonuçları tayin edici çalışmalar olmalıdır.

SGK Yorum Kullan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Tarih: 13 Ağustos 2013 ~
  • Yazar: admin ~