Akciğer Kanseri

Akciğer Kanseri Tedavisi

Akciğeri meydana getiren dokularda bulunan hücrelerin kontrolsüz bir biçim de çoğalmaya başlaması Akciğer Kanserinin habercisi niteliğindedir. Kanser nedeni ile kontrolsüz ve hızlı bir şekilde çoğalan hücreler diğer organlar ile dokulara da yayılırlar. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) verilerine göre Akciğer kanseri, kanser türleri arasında en çok ölüme sebebiyet veren kanser türüdür. Akciğer kanseri bütün Dünya da erkeklerde birinci, kadınlar da ise ikinci sırada ölüme neden olan kanser türü olarak bilinmektedir.

Akciğer Kanseri Belirtileri

Akciğer Kanseri’nin başıca nedeni tütün ve tütün mamullerinin kullanılması olsa da Akciğer Kanseri nedeni ile hayatını kaybedenlerin % 15’i tütün ya da tütün mamullerini kullanmayan hastalardır. Bu nedenle sadece sigara değil başka faktörlerinde bu hastalığı tetiklediği görülmektedir. Tütün ve tütün mamullerinin yanı sıra, genetik olarak yatkınlık, radon gazı ve asbeste maruz kalma ve aşırı derece de hava kirliliği gibi nedenler Akciğer Kanseri’ne neden olan faktörlerdir.

Akciğer Kanseri Nedenleri

Akciğer Kanserinin belirtileri arasında öksürük, nefes darlığı ve hızla kilo kaybı sayılabilmektedir. Ancak bu belirtiler aynı zaman da başka hastalıklarında belirtileri olarak da göz çarpmasından ötürü Akciğer Kanserine teşhis koymada en sık başvurulan yöntem biyopsidir. Hastalığın ilk aşamalarında teşhis edilmesi hemen hemen tüm hastalıklarda olduğu gibi Akciğer Kanserinde de büyük önem taşımaktadır. İlk aşamalarında kemoterapi ve radyoterapi en çok başvurulan tedavi yöntemleri arasında gelmektedir. Erken tanı sağlanması durumunda beş yıl boyunca hastaların yaşama oranı %60 ile % 70 oranında iken ilerlemiş aşamada hastalığın teşhisi durumunda bu oran % 5 ‘lere kadar gerilemektedir. Bu nedenle de erken teşhis çok büyük önem arz etmektedir. Hastalığın geldiği duruma bağlı olarak cerrahi müdahale de tercih edilebilmektedir.

Akciğer Kanseri Sonuçları

Öksürük, nefes darlığı ve zayıflama başka hastalıkların belirtileri arasında da yer almasından kaynaklı olarak Akciğer Kanseri teşhisi konulması gecikebilmektedir. Hasta tarafından da eğer tütün ya da tütün ürünleri kullanılıyor ise öksürük ve nefes darlığı sigaraya ya da diğer tütün ürünlerine bağlı gelişen geçici bir durum gibi algılanabilmektedir. Bu durumda da hastanın bir doktora başvurması hastalığın ilerlemesine neden olmaktadır. Aynı zaman da çalışma ortamında radon gazı ve asbeste maruz kalınması da kanser riskini arttırmaktadır. Hava Kirliliğinin fazla olduğu yerler de yaşayan kişiler de yine Akciğer Kanseri riski taşıyabilmektedir. Türkiye’de yapılan geniş çağlı bir araştırmaya göre, Akciğer Kanseri olan hastaların % 85’i bir doktora başvurduklarında hastalığın son evresinde ya da son evreden bir evre önce ki aşamada bulunmaktadırlar.

admin tarafından

Sgk İşlemlerine, sgk sorgulama ve sağlık haberleri 'ne kolayca ulaşabilmeniz için yapılmış bir uygulamadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir